Uyanan dev

Uyanan dev

       ALACAKARANLIĞIN çöktüğü vadide Fırat'ın sularını zapteden büyüleyici duvar olanca görkemiyle yükseliyor.
       Atatürk Barajı'ndayız.
       Hepimiz bu devi tanıyoruz. Bir milyon liralık banknotlarda, ya da liderlerin "GAP hatırası" çektirdikleri kartpostal görüntülerde Atatürk Barajı'nı kimbilir kaç kez görmüşüzdür.
       Bu defa farklı...
       Üzerinden ciplerle geçiyoruz.
       Suyu tutan dev kapaklar, tüneller, türbinler derken, vadiye doğru indikçe, dev bizi yutuyor.
       Aşağıda Güliver'ın ülkesindeki cüceler gibi kalıyoruz.
       Bu duyguya, Mısır'da piramitleri gezerken kapılmıştım.
       Atatürk Barajı'nın dolgu blokları, uzaktan bakılınca çakıltaşından farksız görünüyor.
       Dibine geldiğinizde ise, çağlar öncesinin mimari sihirbazlık ürünü piramitler akla geliyor.
       GAP da, 21'inci yüzyılın harikalarından biri sayılıyor.
       Barajın ömrü 500 yılmış. Tabii su tükenmezse!.. DSİ uzmanları, bu sürenin 700 yıla uzayabileceğini söylüyorlar.
       Demek ki, insanlık tarihi 3 - 4 binli yıllara eriştiğinde Güneydoğu'yu gezen insanlar, Atatürk Barajı'nı hayranlıkla izleyecekler.
       Aslında, bu yolculuğu tarihin ileri zaman dilimlerine bırakmadan yapmak da, pekala mümkün... Bugünlerde yolunuz Şanlıurfa'ya düşerse, Türkiye'nin 2000'li yıllardaki efsanevi GAP projesinin yanı sıra, geçmişteki Harran'ı da yaşayabilirsiniz.
       Gerçi çatlayan topraklar, kuş uçmaz kervan geçmez yollar günümüzde çoktan tarih olmuş ama, SİT alanı ilan edilen Harran'ın 100 yıllık gümbetleri hala Mezopotamya kültürünün parçası sayılıyor.
       Harran Üniversitesi ise İslam bilginlerinin ilk yerleşim alanı olarak biliniyor.
       Camiyle rasathanenin aynı mekanda olması ilginçtir.
       Şanlıurfa inanç turizminin beşiği, ama buralara ne Turizm ne Kültür bakanlarının yolu düşmüş.
       GAP bir rüya proje.
       Ancak, Şanlıurfa yöresinde gözlemlediğimiz kimi gerçekler var ki, GAP adlı devi uyandırmak için daha çok şey yapılmasını zorunlu kılıyor. Şimdiye dek 12 milyar dolar harcanmış. Bunun birkaç katına gereksinim var. Yatırımlar gecikmeyle sürüyor. Devlet Bakanı Salih Yıldırım'ın deyimiyle yüz yıllık bir gecikme söz konusu. Daha doğrusu baraj ve Urfa tünellerinin yapımıyla eş zamanlı projeler şimdiden devreye sokulmazsa gelecek 10 - 20 yıldaki kayıpları kapatmak çok zor olacak.
       Harran'a su verileli 5 yıl olmuş. Başlangıçta py - pass yöntemiyle, yani borularla akıtılan sular Urfa Tüneli'nin birinin devreye girmesiyle hız kazanmış. Ancak, ikinci tünel kaplumbağa hızıyla ilerliyor.
       Yapımcı firma yakında devreden çıkarılacakmış. Yeniden ihale söz konusu.
       Atatürk Barajı'ndan gece döndük. Yollar güvenliydi. Vali Şehabettin Harput'un yemeğinde yörenin sorunlarını dinledik.
       Diyarbakır gibi Şanlıurfa'nın da il ve belediye yöneticileri Ankara'dan daha fazla ilgi ve destek bekliyorlar. İstanbul'a çağrıları ise, çok net: Büyük sanayicileri bölgede yatırıma bekliyorlar.
       Şanlıurfa'da genç nüfusun işsizlik ve eğitim sorunları devam ediyor. Kızlar daha şanslı, çünkü evlerdeki atölyelerde halıcılık gibi, el emeğine dayalı üretim yapabiliyorlar. Tekstil yatırımları da kadınları avantajlı kılacak. Lise ve üniversite çağındaki erkekler ise gelecek kaygısı içinde. Yörede henüz feodal ilişkiler çözülmediği için bu gençlerin bir bölümü aşiret bağlarıyla köyde - kentte barınabiliyorlar. Ancak, aradıkları yaşam bu değil. Şanlıurfa'da üniversite var ama yetersiz.
       GAP'la birlikte nüfus gibi bölgenin kalkınma hızı da katlandığında çok şey değişecek. Ekonominin yanı sıra sosyal yaşam da canlanacak.
       Tabii GAP'taki yeni yaşamın şimdiden sağladığı artılar ve eksiler var. Sadece seracılık bile birkaç dönümlük toprağından servet sahibi olmaya başlayan köylünün yaşam standardını yükseltmeye başlamış.
       Harran'da ahırdan bozma bir köy evinin kirası 5 milyon liraydı.
       Toprak rantıyla sulu tarımın getirisi arttıkça doğal olarak kentte kendi halinde yaşayan insanların sıkıntıları büyüyecek. Yaşam pahalılaşacak, buna karşılık cep telefonu ve lüks araba zorunlu ihtiyaca dönüşecek.
       Özetle...
       Şanlıurfa, GAP bereketinin yanı sıra 2000'lerin sancısını şimdiden çekmeye başlamış.
       Doğum sancısı gibi sonuçta yüzlerin güleceğine inanıyoruz.
     THY VANDA: Şanlıurfa'da bulunduğumuz sırada Cem Kozlu aradı. THY Yönetim Kurulu bundan sonraki toplantısını Van'da yapma kararı almış.
       Övgüye değer bir girişim.
       Kozlu, THY'nin cumartesi günü Ankara - İstanbul seferindeki "ihbar"a da değindi. Uçuş ekibinin kararlılığı ve Esenboğa'daki süratli tahliye kuşkusuz profesyonelceydi. Kaptan pilot Hüseyin Kargı ve ekibini başarılarından ötürü bir kez daha kutluyoruz.


Yazara E-Posta: D.Sazak@milliyet.com.tr