VAN TUZAĞI

CHP lideri Deniz Baykal’ın Van’da uğradığı yumurtalı taşlı saldırının AKP il örgütünce düzenlendiğine ilişkin suçlamalar, Yılmaz Ateş’in dün basına dağıttığı fotoğraf, video ve DVD görüntülerden sonra İçişleri Bakanlığı’nın olayı bir an önce soruşturarak kamuoyunu bilgilendirmesini zorunlu kılıyor.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş, olay günü Baykal’ı Van’daki kongre salonuna getiren otobüsteydi.
Emniyet yetkilileri, CHP otobüsünün dar sokakta ilerlemesinin güç olacağını söyleyip, yürüyerek gitmesinin doğru olacağını söylemişler. O arada protestocular yumurta kolileriyle bekliyorlarmış. Deniz Bey, otobüsten inmeyince tuzaktan kurtulmuş. Televizyonlarda da görüldü; Baykal’ın aleyhinde slogan atan grupların fırlattığı yumurtalar salona birkaç adım mesafede açılan şemsiyelere isabet etti.
CHP lideri, “Polislere uyup yürüseydik, yumurtalar üzerimize atılacaktı” diyor.
Baykal, bu tuzağın AKP il yönetimince kurulduğunu, organizasyonun AKP Genel Başkan Yardımcısı Van milletvekili Hüseyin Çelik tarafından yapıldığını savunuyor. CHP Meclis Grubu’nda AKP Van İl Başkan Yardımcısı Aslan Yılmaz’ın da bulunduğu protestocuların fotoğraflarını kürsüden göstermiş Baykal.
CHP’li Ateş, olayın üzerinden 6 gün geçmesine rağmen sorumlular hakkında hiçbir işlem yapılmayışını eleştirdi. Ateş’e göre, “Van olayı, AKP projesidir. Genel Merkezi vardır, ilin ana kademesi vardır, merkez ilçesi vardır ve üzülerek söylüyorum, Emniyet’in, devlet güçlerinin de himayesi vardır.”
Yılmaz Ateş’in medyaya dağıttığı görüntülerden sonra günlerdir savsaklanan soruşturma herhalde açılacaktır.
Olayın siyasi ve güvenlik boyutu dışında asıl önemli yönü, muhalefetin “Sivas’ın/Fırat’ın ötesine geçemeyeceği” tartışmasıdır. “Demokratik açılım” tartışmaları boyunca siyasi iktidar bu savı CHP ve MHP’nin aleyhinde kullandı. Doğrusu bu sütunda biz de, özellikle CHP’yi 2007 seçimleri öncesi ve sonrasında Güneydoğu’yu ihmal ederek, Kürt sorununa salt “güvenlik” penceresinden baktığı, Kuzey Irak’a askeri operasyonu savunduğu, siyasi, insani, barışçı çözümlerden uzak durduğu için eleştirdik. CHP açılım sürecine destek verseydi, bugün yeniden “operasyonlar” noktasına gelmezdik. Çatışmalardan, mayın tuzaklarından kurtulabilirdik. Genç insanları kaybetmezdik!
Ancak muhalefetin tutumunda bir değişiklik de gözlenmiyor değil.
MHP lideri Devlet Bahçeli Şanlıurfa’ya gitti. CHP lideri Baykal, Diyarbakır, Mardin’e gitmişti. Son olarak CHP Van kongresine gitti. Güneydoğu sadece BDP’den, AKP’den sorulurmuş gibi, “Sivas’ın/Fırat’ın ötesine geçemezler” diye meydan okumak, ardından da Baykal’ın gezisini yumurtalı, taşlı saldırıyla provoke etmeye çalışmak siyasi hesaplarla ifade edilemeyecek bir sorumsuzluktur.
AKP yönetimi ve İçişleri Bakanlığı, Van’da Baykal’a kurulan tuzağı soruşturmalı, sorumlular hakkında gereğini yapmalıdır.