Yaşar Kemal ve ‘soykırım’

Cumartesi gecesi Beyoğlu’ndaki Fransız Sarayı’nda usta romancımız Yaşar Kemal, Fransa’nın en üst devlet nişanı “Legion d’Honneur”ün en üst rütbesi olan “Grand Officer”le ödüllendirildi.
Napolyon Bonapart tarafından ihdas edilen ödül, “Fransız devriminin, kişilerin doğuştan kazandıkları ayrıcalıkların değil de erdemlerinin takdir edilmesi anlayışını içeren güçlü bir simge” olarak bu özellikleriyle öne çıkanlara veriliyor.
Ödülü Yaşar Kemal’e vermek üzere Fransa eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Jean-Loui Georgelin İstanbul’a gelmişti.
General nişanı, “Hayatı sonsuz bir özgürlük ve adalet mücadelesi içinde geçmiş sizden daha fazla kim böylesi bir saygı ifadesini hak edebilir ki?” diyerek Yaşar Kemal’e taktı:
“Leigon d’Honneur Fransa’da ve dünyada kadınları ve erkekleri cesaretleri ve kültürlerin çeşitliliği içinde ulusun idealleri ve evrensel olduğunu düşündüğümüz değerler hizmetinde gerçekleştirdiği çalışmalar için ödüllendirir.”
Yaşar Kemal’e övgüler klasik birkaç cümleyle sınırlı kalacak değildi. 40 farklı dile çevrilen romanlarından, 1972 yılındaki Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterilmesinden, 1996 yılında Türk devletinin Kürt sorununu ele alışına dair, “Türkiye Üzerinde Kara Gökyüzü” makalesi nedeniyle DGM tarafından 20 ay hapis cezası verilmesinden söz etti Fransız general.
Yaşar Kemal açısından bu onurlu geçmişin Fransızlarca ödüllendirilmesi ilk değildi, 1984 yılında da “Legion d’Honneur” almıştı ancak bu defa yanında oturan kişi orgeneraldi!
“Devlet Nişanı Büyük Şansölyesi” olan Fransa eski Genelkurmay Başkanı, “azınlık hakları, kültürel çeşitlilik, kültürlerarası diyalogu büyük bir yüreklilikle savunduğu” için Yaşar Kemal’e “Cumhurbaşkanı adına” ülkesinin en büyük nişanını takdim ediyordu.
Böylesine bir “sivil” söylemin bir “asker” tarafından ifadesi karşısında “E, orası Fransa” mı, demeliyiz?!
Ödül Fransa Cumhurbaşkanı adına veriliyor.
1984’te Yaşar Kemal’e ödülü Mitterand sunmuştu.
Günümüzde ise Sarkozy Cumhurbaşkanı.
Ve İstanbul’da Yaşar Kemal sanatçı kişiliğiyle “azınlık haklarını, kültürel çeşitliliği, kültürlerarası diyaloğu cesaretle savunduğu için” ödüllendirilirken Fransa Parlamentosu, ifade özgürlüğü açısından sorunlu bir tasarıyı, “Ermeni soykırımının varlığına karşı çıkmanın suç sayılmasını” kabul etmeye hazırlanıyor.
Ödül gecesi Yaşar Kemal’i kutladıktan sonra Orgeneral Jean-Loui Georgelin’e bu “çelişkiyi” nasıl yorumladığını sordum. Fransız orgeneral “Ben büyük bir yazara devlet nişanı sunmaya geldim. Siyaset beni aşar. Yaşar Kemal gibi aydınlar oldukça bu sorunların üstesinden gelinecektir” diye yanıt verdi.
Yaşar Kemal konuşmasında AB’nin düşünce temellerinde Fransa’nın olduğunu vurguladı.
Keşke “soykırım” üzerine de birkaç cümle söyleseydi!