Türkiye günlerdir “Muhteşem Süleyman”ın Hürrem’le halvetiyle yatıp kalktığı için Tunus’taki olaylara Fransız kalmıştı. Eski Fransız sömürgesi olan Tunus’u 23 yıldır yöneten Devlet Başkanı Zeynelabidin bin Ali, eğitimli işsizlerin “yoksulluk ve yolsuzluk”a isyanı sonucu ülkeyi terk etti.
“Yasemin devrimi” adı verilen toplumsal gösteriler Tunus’taki diktatörlüğün sonunu getirdi.
Olaylar, manavlık yapan üniversite mezunu bir gencin tezgâhının zabıtalar tarafından kapatılması üzerine kendisini yakmasıyla başlamıştı. Wikileaks’teki yolsuzluk belgeleri de bin Ali ve “First Lady” Leyla Trabelsi’ye yönelik tepkilerin yaygınlaşmasına yol açmıştı. Tunus’taki süreç Kuzey Afrika’dan Ortadoğu’ya bu coğrafyanın değişmeyen siyasi yazgısını gösteriyor. Göstermelik demokrasiler diktatörlüğe dönüşüyor. Cezayir ve Tunus’ta olduğu gibi radikal İslamcılara “seçimle” iktidar yolunu kapatma çabaları da ordu destekli devrimlerin önünü açıyor. Ancak sonuç değişmiyor: 1987’de Burgiba’dan “kansız devrim”le başkanlığı devralan bin Ali, 23 yıl sonra “Yasemin devrim”le devrildi. Bir uçakla ülkesini terk etti.
Bin Ali’nin ülkesindeki adaletsiz gelir dağılımı, eğitimli ve işsiz nüfusunun artışı ve halkın fakirleşmesine çözüm bulamayıp kendisini ve etrafını zenginleştirmeye dönük bir “nepotizm”e sürüklenmesi de bin Ali’nin devrilmesinde etken olmuştur.
Wikileaks’in sızdırdığı ABD’nin Tunus Büyükelçisi tarafından merkeze geçilen, “Tunus’ta Yolsuzluk: Senin Olan Benimdir” adlı gizli belgede şöyle denilmekte:
“Tunuslular Leyla Trabelsi ve ailesinden nefret ediyor. Leyla Trabelsi, 1992’de Zeynelabidin bin Ali ile evlenmeden önce eğitim seviyesi düşük bir aileden gelen bir kuafördü. Fakat First Lady olduktan sonra ailesiyle birlikte Tunus’un en önemli şirketlerinde hisse sahibi oldu. Tunus iş dünyası evlilik yoluyla mutlaka bin Ali bağlantısına sahip. Bin Ali ve ailesi Tunus halkının öfkesini çekiyor.”
Halktan kopan iktidarlar, toplumun nabzını elinden kaçırır ve “körleşirler!”
Bu körleşme Tunus’ta olduğu gibi diktatörlerin kendilerini en güçlü saydıkları sırada rejimin sonunu getirir. İran’da Şah, Romanya’da Çavuşesku da halkın tepkilerini hiç önemsemedikleri sırada devrilmişlerdi.
Küresel ekonomik krizin de Tunus’ta eğitimli genç nüfusun ayaklanmasında rolü büyük.
İşsizlik, Batı demokrasilerini de kasıp kavuruyor, Yunanistan, İrlanda, Portekiz, İtalya sırayla sarsıldılar. AB ve IMF fonlu kemer sıkma politikaları ve nihayet “seçimle” iktidarların el değiştiriyor olması sert kırılmaları önlüyor.
Tunus gibi gerçekte demokratik olmayan rejimlerde ise “devrimle gelen devrimle gidiyor!”
İnternet ortamında, “polise yasemin verelim” sloganı muhaliflerin bin Ali’yi devirmesine yetti.
Halk şimdi az kan dökülmesini ve hayatın normalleşmesini bekleyecek.

EtiketlerABD