Yeni dönem

Yeni dönem


       Çankaya'nın yeni sahibi kim olacak?
       Aylardır yazıyorduk; toplumdaki "değişim" isteminin aksine politikalar üreten liderlerin "Demirel dayatması"na parlamento sonuna kadar direnecekti. Yanılmamışız! 101'inci madde oylaması 303'te kalınca 9'uncu cumhurbaşkanı da dönemini tamamladı.
       TBMM'nin gündeminde artık "uzatma" değil, "seçim" var.
       başkentte "10'uncu cumhurbaşkanı nasıl biri olmalı?" sorusunun yanıtı aranıyor.
       Özal ve Demirel, "karizmatik" kişilikleriyle Çankaya'yı hükümetin üstünde bir güç odağı haline getirmeyi başarmışlardı. Ecevit Anayasa değişikliğini "kendi için isteseydi" rahatlıkla cumhurbaşkanı seçilir ve bu geleneği sürdürebilirdi.
       Ecevit bunu yapmayarak, "parti başkanlığından Çankaya'ya giden yolu" kapatmaya dönük bir irade sergiledi. Demirel'deki ısrarında "istikrar" gerekçesi öne çıksa da geri planda, sistemin normal işleyişine dönük arayış da rol oynamış olabilir.
       Temsili bir cumhurbaşkanı ve arkasında Meclis desteği olan güçlü başbakan...
       Parlamenter düzenin özü de bu değil midir?
       Demirel seçeneği kalkınca, ilk bakışta TBMM'nin kendi içinden ya da dışarıdan bir isim üzerinde uzlaşacağı düşünülse de kimi zorluklar gözleniyor.
       Örneğin Mesut Yılmaz, Çankaya düşünü gerçekleştirmek için ortaklarının desteğini bekliyor. Anayasa turlarında görüldü ki, ANAP'ın "blok" halinde Demirel'i engellemesinin ardında, liderini Köşk'e taşıma planı bulunuyor. Ecevit bunu görmemeye çalışıp, Demirel'e angaje olmakla boşuna yıprandı. Öyle ki, Bakanlar Kurulu'ndaki 15 üye Başbakan'a rağmen aleyhte oy kullanıyorlardı. Mehmet Ali İrtemçelik üzerindeki baskıyı, "kabine mi kabile mi?" tepkisiyle dışa vururken, istifayı göze alabiliyordu.
       Şimdi bu bakanlar, "kabile"de çalışmayı içlerine nasıl sindirecekler?
       Güven bunalımı zamanla aşılsa bile DSP, hatta MHP kanadının Mesut Yılmaz'a destek olmaları beklenebilir mi?
       Ankara kulislerinde dün Bakanlar Kurulu'nun haftalık olağan toplantısının pas geçileceği konuşuluyor ve "rutin" dışı bu durum 5 Nisan soğukluğuna bağlanıyordu.
       DSP Parti Meclisi de pazartesi günü gelişmeleri değerlendirmek üzere toplantıya çağrılmış.
       Belli ki, cumhurbaşkanlığı seçiminde bundan sonra izlenecek yolun yanı sıra hükümetin geleceği de tartışılacak.
       Moda deyim ile "vazo çatladı" bir kez, büyü bozuldu!
       Fazilet cephesindeki Yılmaz'ın adaylığının "etik" bulunmadığına ilişkin tepkiler, Yıldırım Akbulut'u daha şanslı kılıyor. FP dışarıdan bir ismi, örneğin Yargıtay Başkanı Sami Selçuk'u aday gösterebilir.
       İsmail Cem, Sabahattin Çakmakoğlu gibi bakanlar da ön planda. DYP'de saygın bir isim, Necmettin Cevheri gündemde.
       Yeni dönemde Baba'nın misyonuna gelince... Demirel'in "Sine - i Güniz Sokağa dönerek" merkez sağı birleştireceğine dönük senaryolara ihtiyatla bakılıyor. Süleyman Bey 40 yıllık şöhretini DTP şemsiyesi altında harcamaz.
       Acele etmez. Bekler!



Yazara E-Posta: d.sazak@milliyet.com.tr