Yeni medya gençlerle yükseliyor

Türkiye üç haftadır Milliyet’in yayımladığı ‘İmralı zabıtları’ ekseninde Kürt sorununda çözüm sürecini tartışıyor.
PKK’nın silah bırakması konusunda hayli iyimser bir ortama girildi.
Gazete olarak, BDP heyetinin İmralı’da Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşme notlarını yayımlayarak kamuoyunu bilgilendirme görevini hakkıyla yaptığımızı düşünüyoruz.
Nitekim kimi meslektaşlarımızın medya tarihinde görülmemiş şekilde ‘haberi çürütme’ uğraşları boşa çıktı. Hayatında bir tek gün muhabirlik yapmadıkları halde, kendilerini Namık Durukan’ın yerine koyup senaryo üretenler ‘çaycı, fotokopici geyiğiyle’ baş başa kaldılar. Oysa bizim ülkemizde çok az rastlansa da uluslararası alanlarda ‘medya dayanışması’na örnek gösterecek tarihsel manşetler vardır:
Bunlardan en saygın örnek olan ‘Pentagon Belgeleri’ iletişim fakültelerinde ders olarak okutulur. Vietnam Savaşı’nda ABD kamuoyundan gizlenen Savunma Bakanlığı belgelerinin 1971’de The New York Times tarafından yayımlanması üzerine ABD Adalet Bakanlığı mahkemeden ‘yasaklama’ kararı aldırmıştır. Dosya Washington Post’un elinde de vardır. Onlar da yayıma girer. İki gazete birlikte ‘hukuk savaşımı’ verirler. ABD Yüksek Mahkemesi, halkın haber alma hakkını gözeterek, üzerinde ‘gizlilik’ kaydı olan belgelerin yayımlanmasına karar verir.
‘İmralı notları’ gizli olmadığı gibi, BDP heyetinin Ankara’ya dönüşte Parti Meclisi’nde görüşüleceğini bilen bir muhabirin erişmekte güçlük çekmeyeceği kadar açık bir alandaydı.
Gazetecilik tam da bu değil midir?
Doğruluğuna emin olduğunuz bir belgeyi elde edip gazeteye geçersiniz.
Böyle haberler belki on yılda, yirmi yılda bir çıkar.
Değeri zamanla anlaşılır.
Türkiye, Milliyet’in haberi sayesinde otuz yıldır kan dökülen bir sorunda PKK’ya silah bıraktıracak görüşmeler konusunda bilgilenip, sürecin normalleşmesinin pekâlâ mümkün olabileceğini gördü.
Umutlar giderek artıyor.
Sadece son haftada olanlara bakalım:
PKK’nın elindeki rehineler serbest bırakıldı.
Kandil ve Avrupa’ya gönderilen mektupların yanıtları İmralı’ya ulaştı.
3. BDP heyeti adaya gitmeye hazırlanıyor.
Nevruz’u bu yıl ‘çatışmasız’ kutlayacağız.
Bunlar az şey mi; “İmralı yayını” nedeniyle Milliyet yönetimi ve yazarlarını hedef gösteren kimi meslektaşlarımız ‘kraldan çok kralcı’ olmak yerine New York Times, Washington Post dayanışmasındakine benzer bir tutum sergileyebilselerdi.
Gelecekte bugünleri irdeleyen akademik dünya, Milliyet’in gazeteciliğine hak ettiği yer verecektir.
Haberi yayımlarken mesleki ilkelerimizden ödün vermedik. ‘Editoryal bağımsızlığın’ sınırlarını tartışmaya açma pahasına süreci, ‘genel yayın politikalarıyla uyumlu’ yönetme sorumluluğu bana aittir.
Anlayış ve destekleri için tüm yazar ve okurlarımıza teşekkür ediyorum.
Gazeteciliğin ‘can damarı’ haberciliktir.
‘İmralı zabıtları’nı yayımlayarak basın özgürlüğünün olmazsa olmaz ilkesi olan haberciliğe olan sadakatımızı gösterdik. Böyle bir ortamda Milliyet’in varlığı demokrasiye de, ifade özgürlüğüne de, Kürt sorununun demokratik çözümüne de katkı yapacaktır.

PINAR, OBAMA’NIN GEZİSİNDE
Gazeteciliğin ‘can damarı’ haberdir.
Milliyet, tarihsel manşetler atarken, artık sıradanlaşan pek çok ‘özel haberi’ de art arda yayımlıyor.
Cilvegözü Sınır Kapısı’ndaki patlamayla ilgili gelişmeleri kamera görüntülerinden duyurduk. Ertesi gün ‘atlama’ refleksiyle habere ‘Operasyon Argo’ havası katanlar oldu ama gerçek Milliyet’in yazdığı gibiydi.
ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’ndeki ‘intihar bombacısı’nın cama dayandığı anın fotoğrafı da Yeni medya  gençlerle yükseliyorözeldi!
Son aylarda ‘dışa dönük ve atak’ haberciliğimizle okurlarımıza doyurucu bilgiler sunuyoruz.
Obama demeci böyleydi!
Washington Temsilcimiz Pınar Ersoy, ABD’ye gideli sadece 1,5 ay olmasına karşın Obama’dan ‘ikinci dönem’in ilk demecini almayı başarmıştı. Pınar, Türkiye’nin sürekli kendini tekrarlayan gündemiyle bağlantılı haberler yapmaktan sıkılmış olmalı ki; Beyaz Saray muhabirleriyle ABD Başkanı’nın İsrail gezisine gitmek üzere girişimde bulundu. Dünyanın önde gelen medya kuruluşlarının akredite olduğu Obama’nın Ortadoğu turuna Milliyet adına Pınar Ersoy da katılıyor.
ABD Başkanı’nın 20-23 Mart’taki İsrail, Ramallah ve Ürdün ziyaretlerini Pınar Ersoy’un kaleminden aktaracağız.
Milliyet’e yeni katılan genç arkadaşlarımızdan Şebnem Burcuoğlu, Türkiye’nin Paris Büyükelçisi Tahsin Burcuoğlu ile söyleşi yaptı.
Ankara’da ise Burcu Karakaş Dışişleri muhabiri olarak göreve başladı. Burcu’nun imzalarını bundan böyle diplomasi haberlerinde sıkça göreceğiz.
Milliyet’te genç bir takım habere koşuyor.
Haberi görmezlikden gelme, karartma, çarpıtmaya dayalı ‘eski düzen’ değişiyor. ‘Gazetecilik yapılmaz, herşey internette diyen’ konformizmin sonu geldi. ‘Yeni medya’ gençlerle yükseliyor. Kaliteli içerik üretiyor.
Bizi izlemeye devam edin, lütfen.
Saygılar.
İyi haftalar.

DİĞER YENİ YAZILAR