Çekilme sürerken izlenenler 120 saatin analizi

ABD ile varılan mutabakat çerçevesinde terör örgütüne güvenli bölge sınırlarını terk etmesi için tanınan 120 saatlik süre boyunca TSK eli tetikte bekledi. Bu süre zarfında PKK/YPG’li teröristlerce 42 ihlal ve taciz yapıldı. Bekleme süresinde sadece askerler değil, diplomatlar, güvenlik ve istihbarat uzmanları da bazı açıklamaları, temasları yakından takip etti.

Çekilmenin başladığına dair bölgeden bilgiler gelirken, başta sosyal medya olmak üzere kimyasal silah kullanımı, hastane bombalama, asimilasyon, etnik temizlik gibi bir dizi asılsız iddia hız kesmeksizin devam etti. İddiaların bir kısmının bizzat sahadaki CENTCOM komutanları tarafından bazı Pentagon muhabirlerine özellikle yazdırıldığı güvenlik makamları tarafından not edildi. Yaptıkları paylaşımlarla dakika başı üst düzey ABD’li askerlerle konuşabildiği, Kuzey Suriye’den anlık bilgi aldığı izlenimini veren bu gazetecilerden bazıları sonradan paylaşımlarını silmek zorunda kaldı.

Kandil ile görüş farklılığı mı yoksa...

Kandil’den gelen açıklamalar da takip edilen başlıklar arasındaydı. YPG çekilme konusunda ABD yönetimine garanti vermesine rağmen, PKK’nın Kandil’deki yöneticilerinin çekilmeye karşı çıktığı haberleri yayıldı. Örgütün, YPG yönetimine, çekilme yerine TSK’nın bölgeden çıkarılmasına çalışılması, bulundukları noktaları terk etmemeleri talimatı verdiği haberleri geldi. PKK’nın sözde yöneticisi Cemil Bayık’ın “mücadele” ve “direniş” çağrısı da yaptığı belirtildi.

Bu arada, Barış Pınarı Harekâtı nedeniyle Türkiye’ye yaptırım uygulanması için tasarı hazırlayan ABD’li senatörler Lindsey Graham ve Chris Van Hollen, ana çatısını YPG’nin oluşturduğu SDG’nin siyasi kanadı Demokratik Suriye Meclisi (DSM) Eş Başkanı İlham Ahmed’i Washington’da ağırladı. Ahmed’i “Suriye Kürtlerinin en yüksek siyasi temsilcisi” olarak tanımlayan Senatör Van Hollen, misafirinin “acil eylem gerektiren” durumu kendilerine anlattığını açıkladı. Ayrıca Ahmed’in yaptığı görüşmelerde ‘Suriye Milli Ordusu’nun (SMO) yeni DAEŞ’ olduğu şeklindeki sözlerinin özellikle altı çizildi.

Sonuç

Tüm bu gelişmeler doğrultusunda Ankara’daki güvenlik ve istihbarat kaynaklarının çıkarımlarından bazıları şöyle sıralandı:

- PKK/YPG üyeleri, kendilerine müzahir kitleyi sıkılaştırma ihtiyacı güttü.

- Bu amaçla ‘geri adım atmayacağız’, ‘direneceğiz’ algısı yaratılmaya çalışıldı.

- Pentagon iç ve uluslararası kamuoyunda ‘müttefikimizi kaybettik’ algısı oluşturmak için uğraştı.

Bu arada bir soru daha izlemeye alındı. PKK ile YPG arasında gerçekten çekilme konusunda fikir ayrılığı var mı? Yoksa öyle olduğunun düşünülmesini mi sağlamaya çalışıyorlar? Güvenlik kaynakları daha önce de ikisinin birbirinden bağımsız, ayrı yapılar olduğunun işlenmeye çalışıldığını belirterek, “Bu bir taktik olabilir. O yüzden dikkatle izlemek gerekiyor” diyor. Sonuçta PKK, ABD’ye göre de bir terör örgütü. PKK’nın yöneticilerinin yakalanması için ödül koydu. PKK’nın sözünü dinlemeyen, ona karşı çıkan bir YPG algısı kullanışlı bir argüman olarak hazırlanıyor olabilir.