Kanserleri önlemede üç yöntem

9 Ekim 2019

2018 küresel kanser istatistiklerinde, 185 ülkede 36 kanser türü için ölüm ve görülme oranları incelenmiş. Hastalığın olduğu 9.6 milyon ölüm için ilk sıralarda akciğer, kolorektal, mide ve karaciğer kanseri var. Kanser görülme oranlarına bakıldığındaysa, ilk akciğer, meme ve kolorektal kanser yer alıyor. Cinsiyet bazlı bakıldığındaysa, kadınlarda ilk üç sırada; meme, tiroid ve kolorektal kanser görülürken; erkeklerde genellikle akciğer, prostat ve kolorektal kanser bulunuyor.
Kanser görülme oranları bu kadar yüksekken, ben de genel olarak önlemede yapılacak üç davranış değişikliğinden bahsetmek istiyorum.

Uykunuza dikkat edin!

Meme kanseri, meme dokusundaki hücrelerin kontrolsüz artmasıyla gelişir ve kadınlarda görülen kanser tipleri arasında birinci sırada yer alır. Genellikle, sütü meme ucuna taşıyan kanallarda oluşabileceği gibi, süt yapan bezlerde de gelişebilir. Bu kanser türünde kadın olmak ve yaş, risk faktörleri arasında yer alsa da, yaşam tarzı değişiklikleri de kanser gelişiminde etkili... İngiliz Tıp Dergisi’nde (British Medical Journal) yayımlanan bir çalışmada, güne sabahın erken saatlerinde başlayanların, geç saatte başlayanlara kıyasla meme kanseri gelişme riski daha düşük bulunmuş. Ayrıca yine aynı çalışmada, günlük önerilen 7-8 saatten daha uzun uyumanın da meme kanseri riskini artırabileceği söyleniyor.
Meme kanseriyle ilgili yapılan bir diğer yeni çalışmaysa, soğan ve sarımsağın gücünü ortaya koyuyor. Fakat şimdilik ileriye dönük çalışmalara ihtiyaç duyuluyor.

Sigarayı bırakın

Primer karaciğer kanseri, daha nadir görülmekle beraber, erkeklerde kadınlara kıyasla yaygındır. Tanısı konmuş her yüz kanserden yaklaşık bir tanesi, primer karaciğerdir. Genellikle istemsiz kilo kaybı, iştah düzeyinde belirgin azalmalar, halsizlik, yemek sonrasında tokluk ve şişkinlik hissetme, sarılık, koyu renkli idrar ve soluk renkli dışkı, karaciğer kanserinin belirtileri arasındadır. Risk faktörleri arasındaysa; daha önce meydana gelmiş bir hasardan kaynaklanan yara izi,

Yazının devamı...

Kabızlıkla ilgili aklınıza takılanlar

2 Ekim 2019

Eğer siz de bağırsak hareketlerinizin yavaş olması sebebiyle haftada üç veya daha az sayıda dışkılıyorsanız, kabızlık şikayeti yaşıyor olabilirsiniz. Sindirim sistemi rahatsızlıkları arasında yaygın olarak görülen kabızlık, bireylerde genellikle şişkinlik, ağrılı dışkılama veya dışkının tam boşalamaması gibi şikayetlerle karakterizedir. Altta yatan sebepler çevresel olduğu gibi, biyolojik faktörlerden de kaynaklanıyor olabilir. Çevresel faktörler arasında; egzersiz azlığı, beslenme alışkanlıkları, sık seyahat etme gibi faktörler yer alırken; biyolojik faktörler arasında gebelik, parkinson hastalığı gibi çeşitli hastalıklardan kaynaklı sağlık sorunları yer alabilir. Eğer tedavi edilmezse çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu yüzden bugün sizlerden gelen üç duruma cevap vermek istedim.

Seyahat sırasında

Sık seyahat eden bir yaşam tarzınız varsa kabızlık yaşamanız kaçınılmaz olabilir. Çünkü yolculuklar genellikle hem sıvı alımını hem de hareketi azaltır ve normalden daha az su içip daha fazla oturarak yolculuk edersiniz. Yemek seçimi olarak da daha kuru besinlerin tercih edildiği bir gerçek. Bu yüzden seyahat sırasında, yanınızda su şişesi taşıyarak bol su içmeyi, mümkünse yolculuk sırasında hareket etmeyi hedef haline getirebilirsiniz. Aynı zamanda ara öğünde kuru meyveleri tüketmeniz ve ardından ılık bir bardak su içmeniz bağırsak aktivitelerinizi hızlandıracaktır.

Probiyotik desteği

Nasıl yediklerimiz, içtiklerimiz, düşüncelerimiz ve duygularımız normal beyin sağlığımızı etkiliyor ise vücudumuzda artık ikinci bir bölgeyi daha etkilemeye başladı; bağırsaklarımızı...
Son yıllarda hepimizin adını çok sık duyduğu probiyotikler ve faydalarıyla ilgili yapılan araştırmaların sayısı gittikçe artıyor. Bağırsaklarımız artık ikinci beyin olarak adlandırılıyor. Yani ruh halimiz de bağırsakları etkiliyor, onlar da ruh halimizi. Özellikle depresyon, kabızlık problemlerini tetikleyen faktörler arasında yerini alıyor. Daha az stres daha iyi bağırsaklar ve daha mutlu bir siz demektir.
Bunların yanında probiyotikler, kabızlık şikayetlerini azaltmada birçok sağlık faydası sunuyor. Araştırmalar, probiyotiklerin bazı ilaçlardan kaynaklanan veya IBS gibi sindirim sorunlarıyla ilgili kabızlık şikayetlerini hafifletebileceğini söylüyor.

Gebelikte neden sorun yaşıyoruz?

Yazının devamı...

Yereline sahip çık!

29 Eylül 2019

Geçtiğimiz günlerde Ankara’da 2. Uluslararası Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi’nde, ben de konuştum. Mesleğe başladığım ilk günden beri aynı heyecan ve tutkuyla on binlerce bireyin hayatına dokundum ve hâlâ dokunuyorum. Uzun zamandır yalnızca bunun yetmediğinin bilinciyle ‘Gezegenimizi nasıl daha iyi yaşanır hale getirebiliriz?’in peşine düştüm.
Çünkü eğer biz doğamızı, toprağımızı, suyumuzu, gıdamızı kısacası gezegenimizi korumazsak, hem gezegenimiz hem de geleceğimiz elden gidecek. O yüzden bugün dikkatlerinizi Coğrafi İşaretler Zirvesi’nde yer alan başlıklara çekmek istedim.

Coğrafi işaret nedir?

Belirgin bir özelliği, ünü veya belirli bir bölgede olması sebebiyle, bulunduğu bölgeyle özdeşleşmiş bir ürünü gösteren coğrafi işaretler, gıdadan, madene, kumaştan, çiniye kadar birçok alanda kullanılıyor. Bir ürüne baktığınızda, üzerinde yer alan şehre ait olması, size de güvence vermiyor mu? Üzerinde Malatya yazan kayısıyı, Taşköprü yazan sarımsağı tüketmeyi tercih etmez misiniz? İşte coğrafi işaretler bir bakıma tüketiciye güven verir nitelikte... Sağlığa faydaları da çok! Bunun yanı sıra; kırsal kalkınmayı ve yerel üretimi destekleyerek, kırsal istihdam sağlayarak, kültürel değerleri, çevreyi ve biyolojik çeşitliliği koruyarak, sürdürülebilir beslenmeyi de destekliyor.

Menşe adı nedir?

Coğrafi işaretler iki ayrı şekilde değerlendiriliyor. Menşe adına sahip ürünler, temel niteliklerini sınırları belirlenmiş bir coğrafi bölgeden sağlayan ve üretimleri bütünüyle, o coğrafi bölgede gerçekleşen ürünlerdir. Yani daha basit anlatmam gerekirse, menşe adı ürününün tamamıyla tanımlanan yerde üretilmiş olması gerekiyor. Bu yüzden ürünler ait olduğu bölge haricinde üretilemezler. Bunlara örnek olarak; Erzincan tulum peyniri, Kayseri pastırması ve Antep fıstığını düşünebilirsiniz.

Mahreç adı nedir?

Üretimi, işlenmesi veya diğer işlemlerden en az biri belirlenmiş coğrafi sınırlar içinde üretilen ürüne mahreç işaret denir. Yani mahreç işareti alan ürün belirlenen ürünlerden en az birini bulundurması halinde ait olduğu yöre dışında da üretilebilir. İzmir tulum peyniri, Çorum leblebisi ve Antakya künefesi gibi ürünler buna örnektir.

Yazının devamı...

Diyet yaparken vazgeçemediklerimiz

25 Eylül 2019

Diyet yapmak istiyor ama bir yandan da hamburger, pizza ve makarna mı tüketmek istiyorsunuz? Kim istemez ki? Eminim bu soruya çoğunuzun cevabı “Evet!” olacak. Genel olarak diyetçileri; makarnaseverler, hamburgerseverler ve pizzaseverler olarak ayırabiliriz. Bir de tatlı severler var ki bugün diğer üç grubu ele almak istedim ve çok sevdiğiniz yemeklere, gönül rahatlığıyla tüketebileceğiniz üç sağlıklı alternatif getirdim.

Makarnaseverler için

Diyet yaparken listeden ilk çıkarılan şeyler arasında yer alır; makarna... Halbuki üç yemek kaşığı makarnanın bir dilim ekmeğe eşit olduğu bilinse ve gün içinde kremasız, az yağ ile hazırlanmış makarna tüketilse diyetinizi bozmuş olmayacaksınız. Hep diyorum “İşin sırrı dengede ve porsiyon kontrolünde...” hepsi bu! Peki ben ne yapıyorum makarnasever danışanlarım için? Öğünün karbonhidrat içeriğine ve porsiyonuna dikkat ederek, makarna tüketimine izin veriyorum, bir de kabak spagetti tarifimi paylaşıyorum. Yapımı pratik, lezzetli ve düşük kalorili makarna tarifimi paylaşıyorum sizlerle...

Pizzaseverler için

Bir dilim, iki dilim, üç dilim derken, önü alınamayıp hepsini yerken bulduğumuz şeydir aslında pizza... Bireyleri içeriğinden çok, porsiyon kontrolü sağlayamamak diyetteyken en çok korkutur.

Halbuki makarnada olduğu gibi, bir dilim pizzanın yaklaşık 2.5-3 dilim ekmeğe eşit olduğu bilinse ve o gün ekmek hakkınızdan düşseniz, çok da korkulacak bir şey değildir pizza yemek. Tabii bu demek olmuyor ki, ekmek yoksa pizza yiyelim.

İçeriğindeki yağı unutmamak gerekir. Bir dilim ekmek ortalama 70 kaloriyken; bir dilim pizza içeriğine bağlı olmakla birlikte, yaklaşık 240 kaloridir. O yüzden ben de bugün sizlerle hem lezzetli hem de kalori içeriği düşük pizza tarifimi paylaşıyorum.

Yazının devamı...

SABAH KUŞU MUSUN, YOKSA GECE KUŞU MU?

22 Eylül 2019

Güne sabahın ilk ışıklarında başlayanlardan mısınız, yoksa gün ortasında hâlâ ayılamayanlardan mı? Alarmı kaç defa erteliyorsunuz? Yoksa alarm çalmadan mı yataktan fırlıyorsunuz?

Bu iki tip insan aslında birbirinden oldukça farklı...
Genelde güne erken başlayanlara ‘gündüz insanı’, akşam geç saate kadar ayakta duranlaraysa ‘akşam insanı’ deniyor. Gündüz insanına ‘sabah kuşu’; akşam insanına ise ‘gece kuşu’ diyenler de bulunuyor. Peki ikisi arasında nasıl bir fark var veya hangisi daha sağlıklı biliyor musunuz? Hadi hep birlikte bakalım...

Sabah kuşu insan tipi

Gece yatmadan önce ertesi günü planlayıp, sabahın ilk saatlerinde güneşi selamlayanlardansanız, siz de sabah kuşu olabilirsiniz. Genellikle bu tip insanların sabah erken kalkıp, spor yapmak, ılık bir duş almak ve ardından bir gece öncesinden hazırlanmış, ütülenmiş kıyafetlerini giymek, kendisi ve çevresi için güzel bir kahvaltı masası hazırlamak gibi rutinleri vardır. Aslında bu şekilde güne mutlu başlayan ve genellikle planlı programlı olduğu için stres seviyeleri düşük olan insanlardır. Uyku-uyanıklık saatleri ve beslenmeleri düzenlidir. Yapılan çalışmalarsa, sabah kuşlarının akşam kuşlarına kıyasla daha avantajlı olduğunu söylüyor. İngiliz Tıp Dergisi’nde (British Medical Journal) yayımlanan bir çalışmada, sabah kuşu olan bireylerin akşam kuşu olanlara kıyasla meme kanseri gelişme riski daha düşük bulunmuş. Ayrıca yine aynı çalışmada günlük önerilen 7-8 saatten daha uzun uyumanın da meme kanseri riskini artırabileceği söyleniyor.

Gece kuşu insan tipi

Büyüklerimizin “Gece yatmak bilmez, sabah da kalkmak bilmez” dediği insan tipine ‘gece kuşu’ diyoruz. Bu tipler genellikle güne akşam saatlerinden sonra başlar ve günün doğuşuna kadarki vakti değerlendirir. Ertesi günü yine o saatlere kadar uyuyarak geçirirler. Bakıldığında bu tip insanlarda düzensiz bir uyku ve beslenme düzeni hakimdir çünkü bu düzen vücudun sirkadiyen ritmini de olumsuz etkiler. Bunu basitçe anlatmak gerekirse, vücudumuzun fabrika gibi 24 saat boyunca, yaşamsal fonksiyonlarını sürdürdüğü zaman olarak tanımlayabiliriz. Bu ritim, yaşamsal fonksiyonları ve vücudumuzun birçok işlevini düzenlemeye de katkı sağlıyor; uyku düzeni, iştah kontrolü, hormon seviyeleri, kan basıncı, vücut ısısının ayarlanması ve günlük aktivitelerimiz de bunların arasında yer alıyor.

Yazının devamı...

Mevsimi bitmeden denemeniz gerek üç lezzet

18 Eylül 2019

Baktım, mevsimi geçti geçecek, bu güzel meyveleri değerlendirmek gerek diye düşündüm. Çünkü biliyoruz ki meyvelerin başta kardiyovasküler hastalıklar olmak üzere, diyabet, hipertansiyon gibi birçok rahatsızlığa karşı koruyucu etkisi var. İçeriğindeki vitamin, mineral ve liflerle bağışıklık sistemini güçlendirirken, hücre yenilenmesinde, sindirim sisteminin düzenli işleyişinde, büyüme ve gelişmede etkililer. Bu yüzden ben de bugün sizlerle yapımı kolay, pratik ve mevsimi geçecek olan meyveleri değerlendirmenize yardımcı olacak tatlı tariflerimi paylaşmak istedim.

Şeftalinin her hali güzel

Lif, potasyum ve kolin içeriğiyle şeftali, kalp sağlığını destekler. Aynı zamanda içeriğinde bulunan C vitaminiyle cilt sağlığı için önemli olan kolajen oluşumunda rol alır. Beta karoten, likopen, lutein ve zeaksantin gibi karotenoidlerle dolu... Şeftaliye rengini veren bu karotenoidler bitki pigmenti olup, antioksidan ve antienflamatuar etkilere sahiptir. Böylelikle bazı kanser ve göz hastalıklarına karşı vücudu korurlar. Şeftalili soğuk çay ve şeftalili sorbe tariflerimin daha çok yaz aylarında kavurucu sıcaklarda tercih edildiğini biliyorum. O yüzden bu sefer mevsimi bitmeden çay saatinize eşlik edecek şeftalili kek tarifimi sizlerle paylaşıyorum.

Şekersiz şeftalili kek

Malzemeler:

- 2 yumurtan Yarım çay bardağı zeytinyağı veya sıvı yağ

- 2 yemek kaşığı yoğurt

- 1.5 çay bardağı karabuğday unu

Yazının devamı...