Huzurlu kültür kenti!

BU yaz boyunca TRT Turizm Belgesel Kanalı’nda “İçinden mavi geçti” programında haftada bir gün konuk ağırladım. Ben programa daha çok, turizm ve işdünyası bakış açısını katacaktım. Öyle konuşmuştuk.
Programın büyük bölümü Bodrum’da denizin haniyse içinde muhteşem bir atmosferde çekildi. İlk başlarda işdünyasının temsilcilerini çağırırken, kendimi ilerleyen programlarda sanat dünyasından konukları ağırlarken buldum.
Doğa ve hayat deyince açıkçası benim için bile, kültür ve sanat vardı. Ki benim için...
Ekonomi gazeteciliği hayatının bir parçası olmuş, ekonomik gelişmeleri tv dizilerinden, filmlerden daha heyecanlı izleyebilen, takip edebilen benim için.
Yazın o çekici atmosferi içinde iliklerime kadar hissettim ki, hayat, kültür sanatla yoğurulurken daha güzeldi.
* * *
Yaz bitti, program bitti ve ben yaşamın en katıksız gerçeğine “ekonomisine” geri döndüm. Kültür sanat elbette yaşamımın hala bir parçası. Mümkün olduğu kadar etkinlikleri keyifle izliyorum.
İzmir’in elbette en büyük şansı Uluslararası İzmir Kültür Sanat Festivali. İyi ki Filiz Sarper Eczacıbaşı zamanında çok zorluğu göze almış ve başlamış. Uluslararası sanat alanında İzmir’in çıtasını yükseltiyor.
Kentin elbette tümüne, tüm halka hitap etmiyor, konsepti gereği sanat olgusuna yakın olanlar bu festivali izleyebiliyor ve tabii ekonomik durumu uygun olanlar etkinliklere katılabiliyor.
* * *
Bunun dışında birçok kültür ve sanat etkinliği de düzenleniyor elbette. Başta Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan ve bazı ilçe belediye başkanları olanakları içerisinde değerli etkinliklere imza atıyor. Büyükşehir de özellikle ücretsiz halk konserleri, sinema gösterimleriyle halkın yanında...
İzmir Devlet Opera ve Balesi başarılı senfoni konserlerine, opera ve bale temsillerine imza atıyor, Devlet Tiyatrosu da keyifli oyunlar sergiliyor. Daha ne olsun diyorsanız söyleyim....
‘Uluslararası halkı da içine alan kentte coşku yaratacak bir festival’ diyebilirim...
İzmir’in adından ulusalda, yurtdışında söz ettirecek bir festival.
Tüm soru işaretlerine rağmen, Adana, Antalya’yı uluslararası film festivallerinin gölgesinde kalmayacak bir organizasyon.
Manisa, Altın Üzüm Film Festivali düzenlemek için kolları sıvadı. Çeşme’da uluslaraarası şarkı yarışması düzenleniyor.
Karşıyaka tüm zorlukları göze alarak uluslararası dans festivaline imza atıyor. İzmir’in “Ana” kent belediyesi” de uluslararası, halkla bütünleşen, sokaklara coşku yayan kentin adından yurtiçi, yurtdışında söz ettirebilecek bir festivale imza atamaz mı ?
“Atar” diyeceğim ama zor diyeceğim...
* * *
Büyükşehir Belediyesi önceki gün personelde büyük kan değişimine gitti. Belediye içerisinde elbette başkanın rotasyon yapması doğal hakkı, kimle nasıl isterse çalışır. Birçok müdürlükte atamalar yapıldı.
Sosyal ve Kültürel İşler Daire Başkanlığı hariç.
Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Hülya Güven ‘in bir süre bu görevi yürüttü. İstifasından sonra şimdi belediyenin kapsamlı bir rotasyon yaparken sosyal işlerle, kültürel işleri ayrıma kararı aldığını duyduk. İsabetli karar görünüyor.
Kültür gibi kente vizyon kazandıracak çalışmaları, kadın haklarından tutun birçok sosyal yardımın da içinde bulunduğu sosyal işlerle karıştırmamak gerekiyor. Ancak kültür müdürlüğüne huzurevi müdürü Adalet Okan’ın atanacağı bilgisi enterasan geldi.
Büyükşehir yetkilileri, henüz bu konuda net isim vermiyor, evet de demiyorlar hayır da. Kabuk değişimi yaşıyoruz’ demekle yetiniyor. Sorun kişilerin kendisinde değil elbette.
Huzurevi müdürünü tanımam, huzurevinde başarılı olmuştur ki, böyle bir terfide adı geçen öncelikli isimdir.
Ama bu kentin kültürel boyutunu belirleyecek kişiler aynı zamanda vizyonunu da gösterir. Bu kentte hiç mi kültür sanat dünyasına yön verecek, iddialı organizasyonların içine girecek isimler yok?
Bu kentin bu alanda öncü olabilecek, belediyenin çalışmalarını yönlendirecek etkin, başarılı akademisyenleri, sanatçıları da mı yok?
* * *
İzmir’e Aziz Başkan’ın kazandırdığı en güzel eserlerden biri Tarihi Havagazı Fabrikası’dır. Ama gidin bakın haftada bir gün konser zamanları hariç bomboş. Benim kentim neden Picasso’nun Salvador Dali’nin özel sergisine, Van Gogh’un 100. yılı gibi sergilere evsahipliği yapamıyor. Uluslararası bir tiyatro veya sinema festivali neden olmasın?
Bilmiyorum yanlış mı düşünüyorum ama...
Huzurlu bir uyku(!) için bu kent çok genç değil mi?