Mega yatları İzmir’e almıyorlar


Mega yatları İzmir’e almıyorlar


Begüm Doğulu, İzmirli bir işkadını. Tesadüflerle, farklı bir alanda tek başına başladığı işinde bugün ülkenin en büyük mega yat acentası olmayı başardı. Yılda yaklaşık 100 mega yat ağırlayan Doğulu, aynı zamanda kendi tersanesinde yat üreterek ihraç ediyor.
Genç kadının öyküsü de dikkat çekici... ‘68 yılında Karşıyaka’da doğan Doğulu, ailesinin isteği üzerine tiyatro eğitimini yarıda bırakarak Londra’da turizm okuyor. Net Holding’in kurucularından, ülkede ilk mavi turu gerçekleştiren babasının isteğini kırmadığı için daha sonra pişman olmadığını söylüyor Doğulu.
Londra’dan dönüşte tanıştığı, İngiliz yat firması sahibinin yanında yatçılığa başlıyor ve 1997 yılında yeterince birikim elde ettiğine inanarak, denizlerde kendi kanatlarıyla yol almaya karar veriyor.
Tek ofisle başladığı macera, bugün İstanbul ve Didim dahil altı ofisle sürerken, yurtdışından gelen mega yatların hemen hemen tamanını Türkiye’ye o getiriyor.
Yazla birlikte onun dünyanın ünlü yüzlerini, Ege kıyılarına taşıma telaşı başlıyor. Arnold Schwarzzenneger, Colin Powel, Arap prensleri Ege sularında gezdirdikleri arasında.
Bu ay sonunda ünlü manken Naomi Champel’i ağırlamaya hazırlanan Doğulu ile bu hafta farklı bir sektöre yelken açtık.

* Türkiye’ye hangi tekneleri getiriyorsunuz?

Genellikle 40-50-60 metre uzunluğunda ‘mega yat’ olarak adlandırılan tekneleri getiriyoruz. Bir sezonda 100’ün üzerinde mega yat getiriyorum.

* Bir teknenin Türkiye’ye gelme maliyeti ne kadar?

Bu bizden talep ettiklerine göre çok değişen bir skala, tam bir rakam veremem ama iyi kazandırdığını söyleyebilirim.

* Tersanecilik nasıl başladı?

Acentası olduğum teknelerin zamanla teknik aksamını da öğrendim. 2005’de bir müşterim Türkiye’de tekne imal ettirmek istedi. Bulduğu yerler içine sinmeyince bana teklif etti, iki ay sonra Bodrum İçmeler’de modern bir tersane hazırladım. Burada 2005’ten 2011’e kadar 6 mega yat inşaa ettik. Bu arada Didim D Marin’de de 40 metre ve üstü teknelerin bakım ve onarımlarını gerçekleştirmeye başadım.

* Tersanede ürettiğiniz yat sayısı az değil mi?

Çok özel mega yatlar üretiyoruz, bir yatı iki yıldan önce bitiremiyorsunuz. Bugün yaptığımız standartlarda bir yatın maliyeti 3-4 milyon euro arasında değişiyor.

* Hangi modelleri üretiyor sunuz?
Şimdi 45 metre explorer bir model üzerine çalışıyoruz. İstenilen her modeli yapacak hale geldik.

* Türkiye’ye ilgi artmaya mı başladı?
Sezon çok yoğun, Türkiye çok popüler oldu artık. Bu yıl özellikle Suudi Arabistan’dan büyük talep var. Avrupalılar da Türkiye’yi öncelikli tercihleri arasına almaya başladı.

* Yat imalatında ülke olarak hangi aşamaya geldik?
Eskiden gövdeleri Türkiye’de yaptırıp tekneleri Avrupa’da giydiriyorlardı. Bu dönem bitiyor. Mesala biz mega yatları anahtar teslim yapıyoruz. İstanbul ve Antalya yatçılık konusunda hayli başarılı. Tabii gulet üretiminin merkezi Bodrum. Sektör Türkiye’de daha çok büyüyebilir. Dünyanın en kaliteli teknelerini üretmeye başladık, kaliteli üretime devam etmemiz yeterli. Ancak bazen ‘İyi para var’ diyerek bilen bilmeyen sektöre atılıyor. Bu iş gerçekten kolay değil.

Çeşme’ye ilgi artıyor

Dünya sosyetesinin Türkiye’den hala en çok Bodrum’u bildiğini anlatan Doğulu, Çeşme için de birkaç yıldır talep aldıklarını belirterek, “Çeşme’ye gelenler memnun kalmaya başladı. Çeşme dünyanın yeni St. Tropez’i olacak gibi görünüyor. Ancak Ege’nin ambianslarını artırmak gerekiyor.” diyor.

“Nişanyan beni örnek alsın”

Begüm Doğulu, Sevan Nişanyan’ın direnişiyle ülke gündemine oturan, Kuşadası’nın turistik ilçesi Şirince’de bir otel açtı. ‘Kanunsuz birşey yapmayacağım’ diye inat ettiğini anlatan işkadını, Turizm Bakanlığı’ndan onaylı tek oteli yaptığını belirtirken, “Demek ki yasalara uygun hareket edilebiliyormuş, umarım Nişanyan’a örnek olurum” espirisini yapmayı ihmal etmiyor.


Liman Başmüdürlüğü izin vermiyor

* Hangi marka altında üretim yapıyorsunuz?
Siparişle yapılan tekneler yapıldıkları tersanenin adını taşır. İmal ettiklerimizin üzerinde Barka adı var.
Yunanistan’daki kriz bize yaradı mı?
Yunan bandralı yatların büyük kısmı Türkiye’ye bağlandı. İki yılda 100’ün üzerinde yatın bize geçtiğini tahmin ediyorum. Yunanistan tamamen dibe vurdu. Amerikalılarda Yunan hayranlığı vardı. Şimdi bizim farkımızı daha iyi görüyorlar. Yunan adalarında yeşillik yok, marina yok. Bizim koylarımız cennet.

* Peki bu mega yatlar İzmir’e neden gelmiyor?
Gelmiyor değil, gelemiyor. İzmir’in merkezinde marina yok. Liman Başmüdürlüğü saha olmadığı için yabancı bayraklı gemilere izin vermiyor. Levent Marina’ya da 30 metreden büyük tekneleri alamadığı için gelemiyoruz. ‘Konak Pier’in oraya getireyim’ dedim izin vermediler. Lüks yatlar için kruvaziyer limanını gösteriyorlar. Bu yatların konukları böyle birşeyi tercih etmez. Kaldı ki aynı günlerde limana anguslar iniyordu. Yalnızca bir ayda 8 tekneyi Çeşme’den geriye döndürmek zorunda kaldım. Suudi Arabistan Prenslerinden Abdüllaziz’in acentalığını yapıyorum. İzmir’e uğramak istediler, durumu anlatınca vazgeçip rotayı Bodrum’a çevirdiler. Oysa bu insanlar dünyanın güçlü isimleri ve geldikleri kent adına büyük tanıtım aracı oluyorlar.