Dilek Gappi

Dilek Gappi

dilek.gappi@dogangazetecilik.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Bir zamanlar Ege Bölgesi güçbirliklerinin beşiğiydi.
EGS mesala...
Unutmuyorum, sık sık şöyle yazardık. “Amerika’da Arizona Üniversitesi’nde güçbirlikleri modellerinde EGS örnek gösteriliyor”
Herhalde İzmir’den giden bir öğretim üyesinin teziydi. Biz de bu cümleyi gurur duyarak ezberlemiştik. 100 işadamının biraraya gelerek kurduğu tekstille başlayan sonra diğer sektörlerde de büyüyen EGS bir dönem kentin kaderine damga vurdu.
Başarılı satışla biten Kipa da iyi bir güçbirliği örneğiydi.
İlk rüzgar enerjisinden elektrik üretimi Ege’ye Güçbirliği AŞ ile geldi mesala.
Bugün Ege, bu oluşumların büyük kısmını yitirdi, eline başarılı örnek olarak yine enerji oluşumları kaldı.
Enda Enerji Holding iyi örnek olmaya başladı, yenilenebilir enerjinin yükselmesiyle şirketin geleceği parlaklaştı. Veee nazar değdi, geçtiğimiz günlerde olağanüstü genel kurula gidilmesi, bir süredir farklı sesler yükselen Enda’da çatlağı ortaya çıkarttı.
* * *
Enda 17 yıl önce kurulduğunda uzun süre bocaladı, bir süre boşlandı, enerji geliştikçe Enda kıymetlendi, bugünlerde ise şirketin elindeki ruhsatlar tahminlerin ötesinde değerlendi.
Enerji Bakanlığı artık zor ruhsat veriyor, örneğin Bakanlık yapılan 72 bin megavatlık rüzgar başvurusu alırken bugün Türkiye’de 425 MW’lık rüzgar santrali işletiliyor ve 488 MW’i de inşa halinde.
Yani geçmişte alınan ruhsatlar altın kıymetinde.
Şu anda dört hidroelektirik, 1 doğalgaz ve 1 jeotermal olmak üzere 6 santral işleten Enda bu yıl Akdeniz’de iki santralin daha temelini atacak. Yarımada bölgesinde Alaçatı, Germiyan, Mordoğan, Urla, Yaylaköy olmak üzere 68 megavatlık rüzgar projesiyle 2012 sonunda Enda’nın elindeki güç 382 megavata ulaşacak.
İyi rakam.
Elbette kız büyüyüp serpildikçe, talipleri de çok olmaya başladı. Bugün bir ruhsata 15 milyon dolar teklif eden rakipler oluştu. Şirketin değeri sözkonusu tarihlerde 1 milyar dolara ulaşabilecek.
100 ortakla kurulan Enda’da hissedarların sayısı mirasçı bölünmeleriyle 155’e ulaştı.
Aslında şirketin elindeki ruhsatların güçlenmesi ve yapı içerisinde yer alan bazı işadamlarının bu ruhsatları uygun koşullarda satın alma arzuları ilk rahatsızlık belirtileriydi. Ardından yönetim kurulunun “Hisse satmak isteyenler, diğer kurucu ortaklar yerine Egenda şirketine teklif götürsün” önerisi, yapıyı ikiye böldü, olağanüstü genel kurula gidildi, genel kurul öneriyi redetti.
Her iki taraf; öneriyi sunan da reddeden de, çabalarını ‘Şirket kontrolünün başkalarına geçmesini engelleme’ye bağlıyor. Öneriyi ortaya atanlar bu yolla vekalet unsuru satışı engelleyerek A grubu hisselerin belli kesimlerin elinde toplanmasını önlemek istediklerini dile getiriyorlar. Karşı çıkanlar da asıl bu yolla, Egenda eliyle yönetimin ileride istediğini yapabileceği bir yapıyı engellediklerini öne sürüyorlar.
Peki bundan sonra çatlak derinleşir mi?
Bana göre evet. Bunun iki nedeni var. İlki yapının içinden veya dışından bu ruhsatları satın almak isteyenler baskılarını sürdürecektir. Daha önce Çimentaş ve Batıçim de olduğu gibi hisse oyunlarıyla bir grubun yapının içinde büyümek istemesinden kuşkulanılıyor.
İkincisi, güçbirliği oluşumlarının iki deneyimli ismi, Şinasi Ertan ve Samim Sivri bu kez iki taraf haline geldiler. Bu tarafların yeniden birbirlerine güven duymalarını sağlamak gerekiyor.
* * *
Tabii dileriz ki bu çatlak büyümez ve zamanla bütünün içinde etkisi kalmaz.
Ege’nin elde kalan en büyük ve geleceği parlak güçbirliği şirketi, yoluna devam eder.
Başında sağduyusu ve saygınlığı ile Samim Sivri gibi bir ismin olması Enda’nın şansıydı. Ancak yaşananlar, baskılar Samim Sivri’yi de yormuş görünüyor.
Sivri, Mayıs ayındaki genel kurulda muhaliflerin isterse yönetimi değiştirebileceğini söyleyerek bir anlamda “hodri meydan” demeye başladı ama sesi yorgun geliyor.
Biz Egeliler ise her başarıyla kurulan güçbirliği oluşumlarının sonunun benzer sahneler olmasını istemiyoruz.
Bizlere, bu geleceği parlak şirkete zarar gelmemesini, güçbirliği deyince, yaşayan başarılı bir örnekten sözedebilmeyi dilemek kalıyor.