Ameliyatsız Dar Kanal Tedavisi Mümkün mü?

19 Temmuz 2019

Dar kanal hastalığı durumuna göre farklı şekillerde tedavi edilen bir rahatsızlıktır. Ancak ne olursa olsun bu rahatsızlığın kesin tedavisi hala ameliyattır. Dar kanal, oluşumu sebebiyle kısaca omurilik kanalında kemikleşme ve bağ dokularının sertleşip sinir elemanlarını sıkıştırması olarak tanımlanabilir. Günümüzde oluşumu tamamlanmış ve sinirlere baskı yapan bir kemiğin ameliyatsız bir şekilde ortadan kaldırılması mümkün olmamaktadır.

Erken Teşhiste Kullanılabilecek Tedavi Yöntemleri

Dar kanal hastalığı henüz oluşum aşamasında teşhis edildiği zaman kişinin mevcut yakınmalarını azaltmak ve daha konforlu hareket etmesini sağlamak için çeşitli tedavi yöntemlerine başvurulur. Bu noktada ilaç ve iğne tedavisi en çok tercih edilen ameliyatsız tedavi yöntemleridir. Ancak bunların hiç birisi kesin olarak sorunun ortadan kalkmasına yardımcı olmaz. Ağrı kesiciler, adale gevşeticiler, NSAID olarak da bilinen non-streoidal anti-enflamatuar özellikli ilaçlar, narkotik analjezikler dar kanal hastalığında kişinin yaşam kalitesini arttırmak için kullanılan ilaçlardan bazılarıdır. Bu ilaçların kullanımı teşhis çok erken yapılmışsa, ameliyata gerek görülmüyorsa ya da kişinin ameliyat olması hayati risk taşıyorsa tercih edilmektedir. İlaç tedavisi ile birlikte kişi düzenli olarak kontrollere gitmeli, dar kanal sorunun seyri yakından takip edilmelidir.

Dar Kanalı Ameliyatı

Dar kanal hastalığının kesin tedavisi ameliyat ile olur. Ameliyatın nasıl yapılacağı ise kişinin durumuna ve rahatsızlığın seviyesine göre belirlenir. Bu operasyonlarda temel amaç omurilik kanalı içerisindeki sinirlere bası uygulayan kemik ya da kemiklerin, sertleşip büyüyerek sinir elemanlarını sıkıştıran dokuların çıkarılmasıdır. Varsa fazlalık yapan uzantılar törpülenerek sinirler üzerindeki bası ortadan kaldırılır. Mikroteknikle İnternal Dekompresyon yönteminde omurganın stabilizasyonu bozulmadığı için hastalara ayrıca vida gibi yabancı cisimleri takmak gerekmemektedir. Bu da çok önemli bir avantajdır.

Doç. Dr. Ahmet Yıldızhan Nöroşirürji Uzmanı www.ahmetyildizhan.net

Yazının devamı...

Dar Kanal Hastalığı

12 Temmuz 2019

Dar kanal hastalığı, içinde sinir elemanlarını da barındıran omurga kanalının daralmasıyla ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Dar kanala İleri yaş gurubunda daha sık rastlanır ve 60 ile 70 yaş civarında daha çok görülür. İnsanda omurga kanalı zaman geçtikçe doğal olarak daha da daralır ve böylece dar kanal hastalığı kendini belli eder. Kanal giderek daraldığından dar kanal hastalığına ileri yaş gurubunda sık rastlamak sürpriz olmamalıdır.

İnsanda omurga kanalının ön arka çapı normalde 12 milimetrenin üzerindedir. Kanalın ön arka çapı 10 ile 12 milimetre arasına kadar azalırsa buna kısmi dar kanal denir. Bu çap 10 milimetrenin altına düşerse artık mutlak dar kanal söz konusudur. Bazı hastalarda kanalın ön arka çapı normal sınırlarda olduğu halde lateral reses denilen yan kısımdaki anatomik yapılarda darlık vardır. Dikkatli olunmalı ve lateral reses darlığı gözden kaçırılmamalıdır. Çünkü başka bir dar kanal çeşidi olan bu hastalık ilerlemişse, cerrahi dışı metotlarla iyileşmiyorsa ve hastanın yaşam kalitesi belirgin şekilde düşmüşse cerrahi tedavi gündeme gelmektedir. Dar kanal teşhis ve tedavisinde efektif kanal alanı da daima dikkate alınmalıdır.

Dar kanal hastalığının belirtileri insandan insana farklılık gösterebilir. Ancak dar kanal mevcudiyetinde bel bölgesinde ağrı; bacaklarda ağrı, uyuşma, karıncalanma, his kaybı gibi belirtiler görülebilir. Bacakta meydana gelen ağrılar hasta yürüdüğü zaman artarken, öne doğru eğildiğinde ve oturduğunda azalır. Bu durum dar kanal için tipik bir durumdur. Dar kanal çok ilerlediği zaman hastada idrar ve büyük abdest kontrolünün bozulması, cinsel gücün azalması gibi problemler de ortaya çıkabilir. Yıllar ilerledikçe omurga kanalı daralırken hastanın yürüme mesafesi de giderek kısalır. Yürüme mesafesi çok kısalan ve yaşam kalitesi ileri derecede düşen bu hastalarda dar kanal ameliyatı gündeme gelir.

Dar kanal hastalığını teşhisinde manyetik rezonans görüntüleme metodu (MR) önemlidir. Doktor manyetik rezonans görüntüleme metodu ile dar kanal hastalığının ne kadar ilerlediği hakkında fikir edinir. Dar kanal ameliyatı kararı verilirken hastanın kliniğinin yanında kanalın darlık derecesi de önemlidir.

Dar kanal için ameliyat kararı verildiği zaman ameliyatta mikroteknikle internal dekompresyon metodu uygulanmalıdır. Vidasız bir dar kanal ameliyat yöntemi olan mikroteknikle internal dokompresyon tekniğinde omurga kanalın içerisine mikroteknikle girilir ve dar kanal içerden genişletilir. Omurga kanalının arka duvarındaki kemikler alınmadığı için omurganın stabilizasyonu bozulmaz. Dolayısıyla hastaya vida ve benzeri tarzda enstrümanları takmaz gerekmez. Hastaya yabancı cisim konmamış olması özellikle ileri yaştaki hastalar için büyük bir avantajdır. Mikroteknikle internal dekompresyon yöntemi vidasız bir yöntem olup vidalı ameliyat yöntemine göre büyük avantajları vardır. Vidasız olan bu yöntemde hastada enfeksiyon görülme riski vidalı yönteme göre daha azdır. Hasta ameliyat olduğu gün ayağa kalkıp ertesi gün taburcu olabilmektedir. Ameliyattan sonraki dönemde, vidasız olan bu hastalar belini çok daha kolay hareket ettirebilir ve daha rahat bir iyileşme dönemi geçirirler. Dar kanaldan kurtulmuş olan hasta olağan günlük yaşantısına daha kısa sürede döner. Mikroteknikle internal dekompresyon ameliyatında kanalın arkasındaki kemik duvar alınmadığı için ameliyat sonrasında adale ve diğer yumuşak dokular, içinde sinirleri barındıran zara yapışarak hastayı rahatsız edemez. Yani dar kanal hastası hem dar kanaldan kurtulur hem de ameliyat sonrasında daha çabuk iyileşir, daha rahat eder. Ayrıca ameliyatta mikroteknik kullanılıp dikişler içeriden gizli konduğu için bir hafta sonra hasta evinde cilt üzerindeki bandı kendi kaldırıp banyo yapabilir. Yani tekrardan doktor veya hemşire araması gerekmez. Gizli dikişler içeriden emilip gider. Vidasız bir ameliyat olan mikroteknikle internal dekompresyon yönteminin bir diğer avantajı da vida ve benzer tarzda enstrümanlar takılmadığı için ameliyat maliyetinin düşmesidir. Bu durum ülke ekonomisi açısından da bir kazanımdır. Ancak vücuduna yabancı cisim konmadan dar kanaldan kurtulan hastanın sağlık açısında elde ettiği kazanım elbette ki tüm maddi kazanımlardan çok daha değerlidir.

Doç. Dr. Ahmet YıldızhanNöroşirürji Uzmanı
www.ahmetyildizhan.net

Yazının devamı...

Bel Fıtığı Ameliyatı

3 Temmuz 2019

Bel fıtığı ameliyatı ve dar kanal ameliyatı için verilecek karar çok önemlidir. Nöroşirürji uzmanı doktor (beyin omurilik sinir cerrahı) bel fıtığı ve/veya dar kanal ameliyatı kararı vermiş ise bunu geciktirmemek gerekir. Çünkü bel fıtığı ameliyatı ve/veya dar kanal ameliyatı geciktirilirse bazen telafisi mümkün olmayan sonuçlar ortaya çıkabilir. Bel fıtığı ve/veya dar kanal ameliyatına karar verildiğinde ciltten itibaren mikroteknik ile çalışıp bütün dokuları çok iyi bir şekilde korumak önemlidir. Çünkü bel fıtığı ve/veya dar kanal ameliyatında da öncelikle hastaya zarar vermemek gerekir. Bel fıtığı ameliyatında ve/veya dar kanal ameliyatında mikroteknik ile çalışıldığında sinir elemanları ve diğer dokular görüntü alanına büyütülmüş ve çok iyi aydınlatılmış olarak gelmektedir. Ciltten itibaren mikroteknik ile çalışıldığı zaman çok emniyetli, estetik, temiz ve dokuları daha iyi koruyan; hatta ameliyat sonrasında dikiş aldırmak bile gerektirmeyen bir bel fıtığı ve/veya dar kanal ameliyatı ortaya çıkmaktadır. Bel fıtığı ve/veya dar kanal ameliyatı mikroteknik ile yapıldığında hastalar ameliyat sonrasında çok daha iyi hissetmektedirler. Ameliyat edildikleri gün yürümekte ve ertesi gün taburcu olmaktadırlar. Mikrocerrahi teknik ile yapılan bel fıtığı ameliyatında tek mesafeli bir bel fıtığı için 1,5 ile 2 cm civarında minik bir kesi yeterli olmaktadır. Dolayısıyla mikrocerrahi teknik ile yapılan bel fıtığı ameliyatı estetiktir.

Bel Fıtığı Ameliyatının Gayesi

Bel fıtığı ameliyatında amaç sinir elemanları üzerindeki basıyı iyi bir operasyonla ortadan kaldırmak, hastanın yakınmalarını sonlandırmak ve düşmüş olan hayat kalitesini çok yükseğe taşımaktır. İnsana duyulan saygının bir neticesi olarak mikrocerrahi teknik ciltten itibaren uygulamaya sokulmalı ve cilt dahil bütün anatomik yapılar doktor tarafından çok iyi korunmalıdır. Bel fıtığı ve dar kanal ameliyatı böyle yapılırsa hastalar ameliyat sonrasında daha iyi bir dönem geçirmektedirler. Ayrıca hem bel fıtığı hem de dar kanal ameliyatlarının başarı oranı daha iyi düzeyde olmaktadır. Tecrübeli ekibimizle mikroteknik kullanarak yaptığımız bel fıtığı ve dar kanal ameliyatlarında başarı oranının %99 civarı gibi iyi bir düzeyde bulunması bunun bir göstergesidir.

Bel Fıtığı ve Dar Kanal Ameliyatı İçin En İyi Teknikler

Tıp bilimi giderek ilerlemektedir. Buna paralel olarak bel fıtığı ve/veya dar kanal ameliyatı yapan çok sayıda doktor daha gelişmiş, yeni ve daha iyi teknikler kullanmaktadır. Bu bağlamda klasik bel fıtığı ameliyatlarının yerini mikroteknik, mikroendoskopik teknik ve endoskopik teknik ile yapılan ameliyatlar almaktadır. Ameliyat gerektirmeyen henüz ilerlememiş bel fıtığı vakalarında hastayı çok iyi seçmek şartıyla ciltten müdahale tarzında (perkütan) lazerle diskektomi ve nükleoplasti gibi girişimler uygulanabilmektedir. Fıtıklaşmış disk, endoskopik teknikle de boşaltılabilmektedir. Kapalı endoskopik bel fıtığı ameliyatı (KEBFA), tam endoskopik bel fıtığı ameliyatı, artroskopik bel fıtığı ameliyatı adı verilen bu girişimler yine hastalar çok iyi seçilmek şartıyla uygulanabilir. Mesela hastada dar kanal, belde ileri derecede kireçlenme, bel kayması (omur kayması), göç etmiş bel fıtığı gibi bir durum varsa kapalı endoskopik bel fıtığı ameliyatı (KEBFA) bu hastalar için uygun değildir. Ayrıca endoskopik teknik ile mikrocerrahi tekniği birleştiren mikroendoskopik teknik de kullanılmaktadır. Ancak uzun yıllar bel fıtığı ve/veya dar kanal ameliyatları yapmış bir doktor olarak bel fıtığı ameliyatlarında mikrocerrahi tekniğin ve dar kanal ameliyatlarında vidasız bir teknik olan mikroteknikle internal dekompresyon yönteminin altın standart olduğunu öğrenmiş bulunuyoruz. Dar kanal ameliyatlarında kullanılan vidasız ameliyat yöntemi olan ve vidalı dar kanal ameliyatına göre çok fazla avantajlar içeren mikroteknikle internal dekompresyon yönteminin ise tüm dünyada yaygınlaşmasıgerekiyor. Çünkü, bel fıtığı ameliyatlarında mikrocerrahi teknik ve dar kanal ameliyatlarında “vidasız” mikroteknikle internal dekompresyon yöntemi kullanıldığında daha iyi sonuçlar elde edildiğini görmekteyiz.

Hastayı Uyutmadan Yapılan Bel Fıtığı Ameliyatı

Bel fıtığı ameliyatında ve dar kanal ameliyatında tercih edilen anestezi çeşidi hastanın tamamıyla uyutulduğu genel anestezidir. Modern anestezi ilaçlarının giderek geliştirilmesinin yanında tıp teknolojisinin ve tecrübenin de artması genel anesteziyi daha emniyetli hale getirmektedir. Böylece hastalar ameliyat dönemi ve sonrasında daha güven içinde tutulmakta, normal yaşantılarına daha kısa zamanda geçmeleri sağlamaktadır. Fakat bazı hastalar ileri yaş dönemindedirler ve ilaveten ciddi kalp- damar, böbrek, karaciğer, solunum hastalıklarına sahiptirler. Böyle hastaların bel fıtığı ve/veya dar kanal ameliyatında doktorların daha temkinli adım atmaları gerekmektedir. Hamilelik, alerjik bünye ve buna benzer durumlarda da genel anestezi risk açısından düşündürücü olmaktadır. Ayrıca narkoz korkusu gibi psikolojik engeller de bulunabilir. Böyle bir durumla karşılaşan doktor acı içinde kıvranan hastasının bel fıtığı ve/veya dar kanal ameliyatını genel anestezi ile değil de spinal anestezi ile yapabilir. Bel fıtığı ve/veya dar kanal ameliyatında spinal anestezi binlerce ameliyat tecrübesine sahip doktor ve ekibi tarafından kolayca uygulanabilir. Bel fıtığı ve/veya dar kanal ameliyatı spinal anestezi ile yapılacaksa hastanın belden aşağısı doktor tarafından küçük bir miktar ilaçla iyi bir şekilde uyuşturularak ameliyat gerçekleştirilir. Böyle yapılan bel fıtığı ve/veya dar kanal ameliyatı esnasında hasta ağrı duymamakta, hatta ameliyat ekibiyle sohbet edebilmektedir. Spinal anestezi ile 80 yaşın üstündeki hastalar bile iyi seçim yapılarak kolayca bel fıtığı ve/veya dar kanal ameliyatına alınabilmektedir. Bel fıtığı ameliyatında doktor epidural anesteziyi de bu amaçla kullanabilir. Yani gerektiğinde hasta uyutulmadan da bel fıtığı ve dar kanal ameliyatı iyi bir şekilde, rahatça gerçekleştirilebilir.

Yazının devamı...

Dar Kanal Doktoru

26 Haziran 2019

Dar kanal hastalığı insanın yaşam kalitesini çok düşürebilen önemli bir rahatsızlıktır. Dar kanal rahatsızlığının henüz çok ilerlemediği dönemlerde yalnızca bel ağrısı oluyorken aile hekimine müracaat etmek normal bir davranıştır. Ancak yapılan cerrahi dışı tedavilerle hastanın yaşam kalitesi yükselmiyorsa net bir teşhis konulması için ortopedi veya nöroşirurji uzmanı doktora gidilmesi doğru bir tercihtir.

Dar kanal hastalığı ilerleyip ağrı bacaklara vurduğunda, bacaklarda uyuşma ve güçsüzlük görülmeye başladığında, büyük ve küçük abdest kontrolü bozulduğunda, yaşam kalitesi düştüğünde, yürüme mesafesi kısaldığında ameliyat söz konusudur. Bu hale gelmiş dar kanal hastasının nöroşirurji uzmanı doktora müracaat etmek gerekir.

Dar Kanal ve Nöroşirurji Uzmanı Doktor

İçinden omurilik ve sinirlerin geçtiği omurga kanalı doğal olarak her yıl giderek daha çok daralmaktadır. Kanal daraldıkça yürüme mesafesi de giderek kısalmakta ve hayat kalitesi daha çok düşmektedir. Öyle hastalar vardır ki evin içerisinde bir odadan diğer odaya bile rahat gidememektedir. Böyle bir dar kanal hastası beyin ve sinir cerrahisi uzmanı doktora (nöroşirurji uzmanı doktor) müracaat ettiğinde doktor hastanın hikayesini detaylı bir şekilde dinleyecek, muayenesin titizlikle yapacak, gerekli tetkik ve tahlilleri isteyerek kesin teşhisi koyacaktır. Nöroşirurji uzmanı doktor manyetik rezonans görüntüleme yöntemi (MR) ile dar kanal hastalığını teşhis edecek ve dar kanalın ne kadar ilerlemiş olduğunu net bir şekilde ortaya koyacaktır. Bütün bu incelemelerin sonucunda uzman doktor dar kanal için ameliyatı gerekip gerekmediğini net bir şekilde karar verecektir.

Dar Kanal Ameliyatı

Dar kanal hastalığı bulunan bir kişiye ameliyat gerekiyorsa bunu geciktirmemekte yarar vardır. Çünkü dar kanal ameliyatı ne kadar erken yapılırsa elde edilen sonuçlar da o kadar yüz güldürücü olmaktadır. Dar kanal hastasına ameliyat gerektiği zaman bunu vidasız bir yöntem olan Mikroteknikle İnternal Dekompresyon yöntemi ile gerçekleştirmek çok avantajlıdır. Çünkü dar kanal ameliyatını yapan uzman doktor Mikroteknikle İnternal Dekompresyon yöntemini kullandığında omurga kanalının içerisine mikroteknik ile girilerek kanal içeriden genişletilmektedir. Böyle olunca omurganın stabilizasyonu bozulmamaktadır. Dolayısıyla stabilizasyonu bozulmayan omurgaya vida ve benzer tarzdaki enstrümanları takmak gerekmemektedir. Uzman doktorun bu şekilde çalışması yani ameliyatı vidasız gerçekleştirmesi ve sonuçta vücuda yabancı cisim konmaması dar kanal hastası için büyük bir kazanım olmaktadır.

Nöroşirürji UzmanıDoç. Dr. Ahmet Yıldızhan

Yazının devamı...

Dar Kanal Tedavisi

21 Haziran 2019

Dar kanal daha çok yaşlı kişilerde görülen bir hastalıktır. Omurga kanalı yaş ilerledikçe doğal olarak daha çok daralır. Kanalın darlığı ilerleyip sinir elemanları üzerine bası oluşmaya başlayınca dar kanal hastalığının belirtileri ortaya çıkar. Dar kanal hastalığını bu aşamada erkenden teşhis etmek önemlidir. Çünkü erken teşhis tedavinin başarısını artırır.

Dar kanal daha çok yaşlı kişilerde görülen bir hastalıktır. Omurga kanalı yaş ilerledikçe doğal olarak daha çok daralır. Kanalın darlığı ilerleyip sinir elemanları üzerine bası oluşmaya başlayınca dar kanal hastalığının belirtileri ortaya çıkar. Dar kanal hastalığını bu aşamada erkenden teşhis etmek önemlidir. Çünkü erken teşhis tedavinin başarısını artırır.

Dar Kanalın Belirtileri

Dar kanalın belirtileri kişiden kişiye çok değişik olabilir. Dar kanal hastalığının önde gelen belirtileri arasında bel ve sırt bölgesinde ağrı, uyuşma, his kaybı sayılabilir. Bacaklarda meydana gelen kramplar, ağrı, sızı, güç kaybı ve uyuşukluk hissi dar kanal hastalığı belirtileri arasındadır. Dar kanal hastalığı çok ilerlediğinde idrar ve büyük abdest kaçırma, cinsel güçte azalma gibi problemler de görülebilir. Bel bölgesinde dar kanal hastalığı bulunan kişiler öne eğilerek veya oturarak sinirler üzerine olan basıyı azaltıp daha rahat hareket etmeye gayret ederler. Kanal daraldıkça insanların yürüme mesafesi daha da kısalır. Yürüdükçe bacaklarda ağrı, karıncalanma, uyuşma, hissizlik, güç kaybı gibi yakınmalar giderek artar ve kişiler bir süre oturduktan sonra yürümeye devam edebilirler. Bu durum tipik bir dar kanal hastalığı belirtisidir. Dar kanal hastalığı ilerledikçe yürüme mesafesi daha da kısalır.

Dar Kanalın Teşhisi

Dar kanalın erken teşhis edilmesi çok önemlidir. Onun için uzman doktora vakit kaybetmeden müracaat edilmelidir. Doktor hastanın hikayesini dinleyecek, muayenesini yapacak ve manyetik rezonans görüntüleme yöntemi (MR ) ile teşhisi koyacaktır. MR görüntüleri sonucunda doktor kanalın ne kadar daraldığını ve hastalığın ne derece ilerlediğini anlayacaktır.

Dar Kanal Tedavisi

Diğer hastalıklarda olduğu gibi dar kanalda da tedavi için öncelikle cerrahi dışı yöntemler göz önünde bulundurulur. Hastanın durumu müsaitse önce cerrahi dışı yöntemler denenir. Ancak omurilik kanalı içerisindeki kemik oluşumlar cerrahi dışı yöntemlerle ortadan kaldırılamayacağı için hastalığın ilerleyen dönemlerinde yaşam kalitesi çok düşerse cerrahi müdahale gerekir. Omurga kanalının genişliği her yıl doğal olarak azalacağından hastanın yaşam kalitesi düşük ise ameliyata karar vermek akıllıca bir davranıştır. Fakat hastaya henüz cerrahi müdahale gerekmiyor ise hasta takibe alınarak düzenli kontroller yapılır. İlaç verilir ve fizik tedavi yapılabilir. Ameliyat gereken hastalara vidasız yeni bir yöntem olan Mikroteknikle İnternal Dekompresyon yöntemiyle müdahale etmekte fayda vardır. Çünkü bu yöntemde omurilik kanalının içine girilerek kanal içerden genişletilmektedir. Omurganın stabilizasyonu bozulmamaktadır. Dolayısıyla hastaya vida ve benzeri tarzda enstrümanları koymak gerekmemektedir. Sonuçta dar kanal hastasına yabancı cisim konmaması her açıdan büyük bir kazanım olmaktadır.

Yazının devamı...

Boyun Fıtığı Doktoru

19 Haziran 2019

Boyun fıtığı, bel fıtığı ve omurga dar kanal hastalığı çeşitli nedenlerden dolayı ortaya çıkabilen hastalıklardır. Bel fıtığı, boyun fıtığı ve dar kanal hastalığında hangi doktora gideceğinize karar verebilmek için net bir teşhis koymak ve hastalığın ne derece ilerlediğini bilmek önemlidir. Ancak belirli bir sebep yokken ortaya çıkan boyun ağrısı veya bel ağrısı gibi durumlarda öncelikle aile doktoruna gidilebilir. Ortopedi veya nöroşirürji uzmanı doktora gitmek de doğru bir yaklaşımdır. Çevresel ve fiziksel nedenlere bağlı olarak gelişen boyun ağrısı, bel ağrısı tedavi konusunda genellikle hastayı zorlamaz. Fakat bel ağrısı ve boyun ağrısının temelinde daha ciddi bir problem varsa öncelikle nöroşirürji doktoruna görünmeniz daha uygundur.

Boyun Ağrısı ve Beyin, Sinir Cerrahisi

Boyun ağrısı bazen ofis hayatında bilgisayar başında saatlerce hareketsiz kalma sonucunda veya küçük bir incinmeyle bile başlayabilir. Boyun ağrısının ortaya çıkmasının sebepleri arasında boyun fıtığı, boyunda dar kanal veya tümör gibi daha ciddi nedenler de olabilir. Eğer böyle daha ciddi bir hastalık söz konusu ise kişinin yaşam kalitesi olumsuz yönde etkilenebilir ve bu hastalıklar tedavi edilmezse ciddi sonuçlar ortaya çıkabilir. Böyle sorunları olan hastaların nöroşirürji doktoruna yani beyin ve sinir cerrahına gitmeleri gerekir. Boyun fıtığı, boyunda dar kanal gibi hastalıklar toplumda çok korkulan rahatsızlıklar olup insanlar doktora gitmekten çekinseler de erken teşhis ve yapılacak uygun tedavi genellikle iyi sonuç vermektedir. Doktora gitmeyi geciktirmek doğal olarak tedaviyi de geciktirir ve sonuçta iyileşme sürecini zorlaştırabilir. Ameliyat gereken boyun fıtığı, boyunda dar kanal, belde dar kanal, sırtta dar kanal gibi hastalıklar zamanında ameliyat edilmezlerse bazen telafisi mümkün olmayan sonuçlar ortaya çıkabilmektedir. Kollarda ve/veya bacaklarda güçsüzlük, dışkı ve idrar kontrolünün bozulması, yürüyememe, cinsel fonksiyonlarda gerileme gibi ağır problemler görünebilir.

Boyun Ağrısını Hafife Almayın

Boyun ağrısı oldukça yaygın bir yakınmadır ve bazen önem verilmeyen boyun ağrısı ciddi hastalıkların belirtisi olabilir. Onun için uzun süre devam eden boyun ağrısı durumunda mutlaka bir uzman doktora gitmekte fayda vardır. Uzman doktora gittiğinizde genellikle manyetik rezonans (MR) görüntüleme yöntemi hastalığın ne olduğunu ortaya koyar. Bazı hastalarda doktor Röntgen ve bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme yöntemlerine de baş vurabilir. Boyun ağrısı ve diğer yakınmalarınız boyun fıtığı veya boyunda dar kanal gibi hastalıklara bağlı ise iyi bir nöroşirürji uzmanı doktor (beyin ve sinir cerrahı) sizin için en doğru doktor tercihi olacaktır. Boyun fıtığı ve boyunda dar kanal gibi ciddi hastalıkların ameliyatı mutlaka mikroteknik ile alanında uzman ve deneyimli bir doktor tarafından yapılmalıdır.

Nöroşirürji UzmanıDoç. Dr. Ahmet Yıldızhan
www.ahmetyildizhan.net

Yazının devamı...

Boyun Fıtığında Mikroteknik

30 Mayıs 2019

Boyun fıtığı hastalığında tedavi için ilk tercih cerrahi dışı metotlardır. Fakat bazı boyun fıtığı hastalarında ameliyat mutlak surette gereklidir.

Ameliyat gereken boyun fıtığı hastalarının ameliyatlarını mikro cerrahi ile yani mikroteknik ile yapmanın klasik cerrahiye göre avantajları oldukça fazladır.

Boyun fıtığı ameliyatlarında bu yapılar kolayca korunuyor

Mikroteknik ile yapılan ameliyatlarda cilt kesisi çok küçük olduğu niçin bu ameliyatlar estetik girişimlerdir. Aynı zamanda ciltten itibaren mikroteknik ile çalışıldığından ameliyatın emniyeti olma özelliği de artmaktadır.

Boyun fıtığı ameliyatlarında operasyonun yürütüldüğü sahanın yakınında yemek borusu, soluk borusu, şah damarı, lenf kanalı, omurilik ve sinir elemanları bulunmaktadır. Bunlar çok hassas ve iyi korunması gereken anatomik yapılardır. Mikroteknik uygulanan boyun fıtığı ameliyatlarında bu yapılar kolayca korunmaktadır.

Ameliyatın emniyetini arttırıyor

Boyun fıtığı ameliyatında cerrahın ciltten itibaren mikroteknik ile çalışması ameliyatın emniyetini artırır. Cerrahın tecrübeli olması ve aynı ekibin senelerce birlikte çalışmış olması da ayrı bir avantajdır.

Boyun fıtığı hastalığında ameliyat kararı çok iyi düşünüldükten sonra verilmelidir. Gerçekten ameliyat gereken boyun fıtığı hastasında ameliyat tecrübeli bir doktor tarafından mikro cerrahi teknik kullanılarak yapılırsa ve o sahaya uygun ince, kibar aletler kullanılırsa başarı şansı daha da yükselir.

Yazının devamı...

Mikroteknik ile Boyun Fıtığı

24 Mayıs 2019

Boyun fıtığı çok önemli bir hastalık olup teşhisi, tedavisi ve gerektiğinde ameliyatı özellikler arz eder. Boyun fıtığı hastalığının tedavisinde ilk tercih cerrahi dışı metotlardır. Ancak öyle boyun fıtığı hastaları vardır ki mutlaka ameliyat olmaları gerekir. Ameliyat gereken boyun fıtığı hastalarında ameliyatı mikroteknik (mikro cerrahi) ile yapmak çok avantajlıdır.

Boyun fıtığı ameliyatında mikroteknik kullanıldığında cilt kesisi çok küçüktür. Dolayısıyla mikro cerrahi ile estetik yönden avantajlı bir boyun fıtığı ameliyatı gerçekleştirilmiş olur.

Ayrıca, boyun fıtığı ameliyatında mikroteknik kullanılırsa daha emniyetli ve hastayı daha iyi koruyan bir cerrahi uygulanmış olur. Çünkü buyun fıtığı ameliyatında yemek borusu, şah damarı, soluk borusu, lenf kanalı, omurilik ve sinir elemanları gibi çok hassas ve iyi korunması gereken anatomik yapıların çevresinde çalışılmaktadır.

Bu nedenle cerrahın tecrübeli olması ve ciltten itibaren mikro teknik uygulaması çok önemlidir. Ayrıca boyun fıtığı ameliyatı senelerce beraber çalışmış deneyimli bir ekip tarafından yapılırsa bu da ilave bir avantaj teşkil eder.

Boyun fıtığı ameliyatı esnasında o sahaya uygun, çok kibar ve ince cerrahi aletlerle işlem yapılmalıdır. Boyun fıtığı ameliyatı gerçekten ameliyat gereken hastaya, uygun cerrahi aletlerle, uygun ekip ve tecrübeli bir cerrah tarafından mikroteknik ile yapılırsa başarı şansı yüksektir.

Tıp bilimi de insanlık gibi sürekli iyiye doğru gitmektedir. Boyun fıtığı ameliyatında klasik cerrahi tekniğin yerini çok daha avantajlı olan mikroteknik almaktadır. Dolayısıyla günümüz boyun fıtığı hastaları düne göre daha şanslıdırlar.

Mikroteknik kullanarak ameliyat edilen boyun fıtığı hastaları aynı gün ayağa kalkıp yürüyebilmekte ve ertesin gün taburcu olmaktadırlar. Ameliyat sonrasında yaşam kaliteleri de daha hızlı yükselmektedir.

Boyun fıtığı ameliyatında işlem ön taraftan (anterior girişim) veya arka taraftan (posterior girişim) tarzında yapılabilir. Bu tercihi yaparken cerrahın tecrübesi önemli rol oynar. Ameliyat ön veya arka hangi taraftan yapılırsa yapılsın, cerrahi işlem ciltten itibaren mikroteknik kullanılarak yürütülmelidir.

Yazının devamı...