KAVGA YOK, OLMAMALI

Türkiye belki de en karışık durumunu yaşıyor.
1) Dışta savaş var.
2) İçte terör var.
3) Yurtta siyasi kargaşa var.
Böyle zor bir durum hangi ülkede olmuştu?
***
Sondan başlayalım.
16 Nisan’da referandum var.
2 ay kaldı.
“Evet” diyene de “Hayır” diyene de saygı duyulmalı.
Oysa Türkiye’de halk şimdiden ikiye bölündü. Sanki birbirinin düşmanı. Olur mu?
Olmaz, olmamalı.
Biz, oyumuz zıt da olsa kardeşiz. Ve oyumuz bu ülkenin menfaati için, değil mi?
Sonuca saygı duyacağız ve bir, beraber olmaya devam edeceğiz.
Başka yolu yok.
Bu 60 günde en önemli iş liderlere düşüyor.
Halkın düşünceleri ne olursa olsun kardeş olduğunu bıkmadan, usanmadan belirtmek.
Yurdun birliği bütünlüğü ancak böyle korunabilir.
***
Savaş sürüyor.
El Bab’da 200 güne yaklaştık.
70 kadar şehit verdik.
Birkaç ay önce Ankara, “El Bab’dan sonra hedef Menbiç ve Rakka” demişti.
Sonra hedef değişti ve Ankara “Savaş El Bab’da bitecek, daha öteye gitmeyeceğiz” dedi.
Ama pazar günü Cumhurbaşkanı seyahate çıkarken Menbiç ve Rakka’dan söz etti.
Hedef ne olursa olsun, biliyoruz ve görüyoruz ki savaş devam ediyor. Askerlerimiz Suriye’de çarpışıyor.
Peki bu 3 noktayı belki almak kolay ama ya elde tutmak?
Türkiye bu bölgeyi “güvenli bölge” yapabilir. Oraya Arapları ve Türkmenleri yerleştirebilir. Ama güvence ancak o bölgelerde Türk askerinin olmasıyla sağlanabilir. Başka yolu yok. Ankara bu yola sapacak mı göreceğiz.
***
Bu arada yurdun içinde de terör devam ediyor. Türkiye bir yandan da bu yurt içi terörü bitirmek için uğraşıyor.
İşte en son 39 kişiyi öldüren terörist yakalandı.
O anlattı. Küçücük oğlunu bile terörist yapsınlar diye vasiyette bulunmuş. Yani Türkiye nelerle, kimlerle uğraşıyor.
Ama burada dikkat çekici bir olay var.
Nedense PKK’nın yurt içi terör olayları bir nebze azaldı.
Akıllıysa PKK bu işten yani terörden tamamen vazgeçer, devletle anlaşır, bu iş biter. Onlar için başka yolu yok.
***
Evet, hükümet, kalkınma, refah gibi meşguliyetleri bir yana bırakmış bu 3 konuyla meşgul.
Eğitim, ekonomi, düzenleme, güzelleştirme, yeni iş alanları açmak vs. bir yana devletin meşgul olduğu ve 80 milyonun konuştuğu konular bunlar.
Devlet de bu 3 konuyla meşgul olmaktan başını kaldırıp başka işlerle de meşgul olmalı.
Yeter artık, değil mi?
Yeter, bitsin, bitirilsin...

KIŞ LASTİĞİ Kim takacak?..

Kış lastiği bir muamma.
Özel araçlar takacak mı, takmayacak mı?
Niye takmasın.
Özel araç karda kayarsa kaza olmayacak mı, ölü, yaralı olmayacak mı, yol kapanmayacak mı?
Doğruya doğru eğriye eğri. Ben de aracıma kış lastiği takmadım ama biliyorum ki doğru değil. Özellerin de takması mecburi olsun.
İyi olmaz mı?

NİLHAN Osmanoğlu...

2. Abdülhamit’in torunu Nilhan Osmanoğlu var.
Bugünlerde günün konusu oldu.
Yıllarca ortada yoktu, şimdi ortaya çıktı.
Bizim, Cumhuriyeti- mizden öncesi Osmanlı İmparatorluğu’ydu.
Yani o da bizimdi.
Şimdi biz ona saygı duyarız. Onun yöneticileri için de objektif davranırız.
Ama Osmanlı yönetici kadrosundan bugüne kalanlar da tarafsız olmalı, Cumhuriyet’e saygı duyulmalı. Zaten bunun aksi düşünülemez.
Nilhan Osmanoğlu’ndan da bu beklenir.
Bugüne kadar da bekleneni yaptı.
Devam...

TAKSİM Bitirilecek mi?..

Taksim Meydanı alınan emniyet tedbirleriyle yine gündemde. Ama ben ondan söz etmiyorum.
Ben Taksim Meydanı’nın her günkü halinden şikâyetçiyim. İstanbul’u sembolize eden o meydan yapımı bir türlü bitirilmedi. Arapsaçı gibi bir meydan. İstanbul’a yakışıyor mu?
Ne yapılacaksa bir an önce yapılsa da İstanbul ve İstanbullu eski güzelliğini aratmayan bir Taksim’e kavuşsa olmaz mı?