Türkiye için yeni çıban başı

Türkiye için yeni çıban başı


       AB ile, adaylıktan tam üyeliğe geçiş hazırlığı ile ilgili olarak aramız şeker renk.
       Kıbrıs konusu arapsaçına döndü.
       Hem Kıbrıs'ın içi kaynıyor, hem dışı.
       AB'nin gelişmeden sorumlu bakanı (komisyon üyesi) Verheugen, Türkiye'nin AB katılım ortaklığı belgesinde Kıbrıs da yer alacak diyor.
       Ankara Kıbrıs'ta yılların ihmalinin faturasını nasıl ödeyeceğinin telaşı içinde.
       Orta Asya'da ibre Ankara'dan Moskova'ya dönüyor.
       Kafkasya ile sıcak ilişkiler serin ve parçalı bulutlu bir havaya dönüştü.
       Tüm bunlar Ankara'ya büyük yeni yükümlülükler, planlı ve rasyonel atılım zorunluluğu getirmişken bir de Kosova sorunu gündeme geldi.
       * * *
       TÜRKLER Balkanlar'da 600 yıldan daha uzun süredir var. Sayıları eksilse de Türk kültürü oralarda yaşıyor.
       Her ne kadar Bosna'da Müslüman bir devleti Hıristiyan Avrupa önlediyse de, Türk ve Müslümanlar hiç olmazsa iktidara ortak olabildiler. Dönüşümlü bir sistemle cumhurbaşkanı da olabiliyorlar.
       Kosova'da ise durum Türkler için daha can sıkıcı bir hale geldi.
       Kosova'da asıl sorun Sırplarla Arnavutlar arasındaydı.
       Türk azınlık yıllarca Kosova'da bu iki etnik grup arasında kalmıştı.
       Türklerin ilişkileri Sırplarla daha samimi; Arnavutlarla daha mesafeliydi.
       Arnavut çoğunluk Kosova'da Türkleri daima "Sırp işbirlikçisi" saydı.
       Arnavutlar BM sayesinde Kosova'ya dönünce Türklerle aralarındaki soğukluk daha da arttı. BM içindeki Türk Birliği olmasa ve Türkiye'nin desteğine ihtiyaçları bulunmasa Arnavutlar Türklere sert davranabilirdi.
       * * *
       BİR süredir BM'nin vurdumduymazlığından da cesaret alan Arnavutlar kafalarındaki sertliği taksit taksit ve fırsat buldukça uygulamaya başladılar.
       Önce Türkçe resmi dil olmaktan çıkartıldı.
       Türk okulları Arnavut okuluna çevrildi.
       Türkçe sokak isimleri değiştirildi.
       Nüfus ve seçim kayıtları için Türkçenin kullanılmasına son verildi.
       * * *
       TÜRKLER aleyhindeki bu gelişmelere BM'nin Kosova'daki geçici yönetimi (UNMIK) seyirci kaldı.
       BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kosova temsilcisi Bernard Konchner bu kötü muameleye adeta göz yumdu.
       Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in son günlerdeki kararlı tutumu nihayet sonuç verdi ve BM Konchner'i Ankara'ya yolladı.
       Dün Cem, Konchner'e "Kosova, Türkiye'nin tarihidir, bugünüdür. Burada yaşayan tüm milletlerin esenliği, Türkiye için fevkalade önemlidir. Bu önemin sonucu olarak Türkiye, halkının desteğiyle, ekonomik ve askeri katkısını Kosova'ya getirmiştir" diyordu. Ve Cem Türkler aleyhine gelişen duruma seyirci kalınamayacağını BM'nin temsilcisine açık seçik iletiyordu.
       Bernard Konchner ise Kosova'da Türkler aleyhine gelişen durumun baş sorumlusu değilmiş gibi "Türk toplumunun sorunlarını çözümlemekten" söz ediyor, Kosova'ya verdiği destek nedeniyle Türkiye'ye de teşekkür ediyordu.
       * * *
       KOSOVALI Türklerin sayısının ne Arnavutlarla ne de Sırplarla çatışarak sonuç almaya müsait olmadığı biliniyor.
       İlk planda Ankara'nın girişimleri Arnavutları Türklere yakınlaştırma amacına yönelik olursa sorun için çözüm ümidi belirebilir.
       Bunun kalıcı olması ise BM geçici yönetiminin Türklerin ellerinden alınmak istenen haklarını tanıdığını açıklaması ve dokunulmaz olduğunu ilan etmesiyle mümkündür.


Yazara E-Posta: dheper@milliyet.com.tr