TÜRKİYE TOPARLANMALI

Türkiye “zor” günlerini yaşıyor.

“Türkiye’nin etrafı ateş çemberi”.

Bunu söyleyen Başbakan Davutoğlu.

Türkiye bir oraya, bir buraya sürükleniyor.

Hiç böyle olmamıştı.

***

Oysa dünya da “zor”a girdi.

İki güç, dünyaya hâkim olma yarışına yıllar sonra yeniden başladı.

Rusya resmen savaş açtı.

Moskova, Suriye’de yani Ortadoğu’da jetleriyle bomba yağdırıyor.

Aynı topraklar üzerinde Amerikan savaş uçakları da ölüm saçıyor.

Başbakanımız Amerika, Rusya ve Türkiye üçlüsünden söz ediyor ama o da şimdilik olmadı.

Yani, tehlikeli olaylar Ankara dışında ve Türkiye aleyhinde gelişiyor.

***

Peki, bu tehlikeler karşısında Türkiye “cenge hazır” mı?

Hayır.

İç savaş gibi bir ortam var. Demirtaş sinsi sinsi bölünmeyi destekliyor.

Oysa 78 milyon tek vücut olmalı.

***

Bu ortamda ilk iş, ilk görev Cumhurbaşkanı’na düşüyor.

Birliği o sağlayacak.

Onun işi kolay çünkü muhalefet gibi bir muhalefet yok, lider gibi bir muhalif lider de yok.

Öyleyse o, 78 milyonu sarar, sarmalar, kucaklar, samimi davranışı ve güzel sözleriyle birliği sağlayabilir.

***

Bu böyle gitmez.

Parti liderleri ne pahasına olursa olsun acele bir araya gelmeli.

Türkiye’nin birlik ve beraberliği için ne yapılması lazımsa onları hemen saptamalı. Yani liderler kendilerini değil Türkiye’yi düşündüklerini ispat etmeli.

Bekliyoruz.

CİNAYET Herkes şoför olamaz

Trafik kazaları bir türlü azaltılamıyor.

Azaltmak bir yana her geçen gün artıyor ve katliam şeklini alıyor.

Ölen ölene, sakat kalan kalana...

Niye?

Araçların teknik kontrolleri, muayeneleri zamanında yapılıyor.

Öyleyse kabahat sürücülerde.

Onları birçoğu araba kullanırken gerekli özeni göstermiyor.

Kaza olunca da bahaneleri çok ama bu bahanelerin başında “Fren boşaldı” geliyor.

Oysa çoğu yalan.

Hız sınırını aşan onlar, trafikte telefonla konuşan onlar, içkili direksiyon başına geçen onlar, trafik kurallarını takmayan onlar.

Bu gibilerin ehliyetleri iptal edilmeli.

Mesela geçen gün Ankara’da yolcu otobüsü durağa daldı ve 12 kişiyi öldürdü.

İddialara göre viteste ve çalışır vaziyette bırakılan otobüs, el freni indirilince birden hızlandı. “Ambiance” denilen sistemden dolayı viteste olduğu için otobüsün freni de tutmadı ve kaza kaçınılmaz oldu.

Şoför bunu bilmez mi? Bilmiyorsa o koca otobüsün sürücüsü o şoför nasıl olur?

Tekrar edelim, bu tip mesuliyet duygusundan yoksun adamlar şoför özellikle ağır vasıta şoförü yapılmasın. Eğitim mesuliyet duygusunu güçlendirir, lise mezunu olmayan ağır vasıta kullanmasın.

1 kişinin katiline müebbet ver, 12 kişiyi öldürene sus...

Olur mu?

Olmaz.

TV’LERDE Ne var, ne yok...

“Evlenme programı bize Türk insanını tanıtıyor” demiştim.

Şimdi bu programın iyisi iki oldu. Esra Erol ve Zuhal Topal’ın evlenme programı.

Yine tekrar ediyorum. İnsanımızı yakından tanımak istiyorsanız işte o TV programlarını izleyin.

***

“Güldür Güldür Show” programı da bize komediyi sevdirdi, demiştim. Şimdi daha da inanarak bunu tekrar ediyorum. Çünkü çeşitli TV’lerde komedi dizileri yer aldı, bu programlar çoğaldı. Güldür Güldür Show’un rakibi oldu. Ama bana göre daha Güldür Güldür Show’u geçemediler. Sen çok yaşa olmaz mı Güldür Güldür Show...

***

Diziler ve tartışmalar da TV’lerin izlenen programları. Ama dikkat, dizide birkaç olay iç içe olmalı, bir kişinin, bir olayın peşine takılıp gitmek seyirciyi sıkıyor. Aksiyon ve tansiyonu yükselten çeşitli olaylar seyirciyi ekrana bağlıyor. Bugün böyleleri de var, böyle olmayanları da.