TÜRKİYE’Yİ KISKANANLAR

Erdoğan sık sık Birleşmiş Milletler’e veryansın ediyor.
Öncelikle “Güvenlik Konseyi”nin daimi üyelerini ele alıyor ve “5 devlet dünyayı temsil eder mi?” diyor. Yıllar geçti, dünya değişti ve bu böyle...
Üstelik Tayyip Erdoğan “bu 5 devletin arasında Müslüman devletlerden birinin bile bulunmadığını” söylüyor.
Bu “haksız tutum” sebebiyle BM’yi kınıyor.
Doğru değil mi?
Doğru.
Peki, ama bu doğruyu Müslüman devletler duymuyor mu?
Hele Ortadoğu’dakiler.
Onlardan çıt yok.
Onlardan Erdoğan’ın sözlerine destek yok. Sanki Erdoğan başkası için konuşuyor.
Onların üst yöneticilerinin çoğu zaten şahsi menfaatlerine bakıyorlar ve susuyorlar.
Bize göre bu böyle.
Cumhurbaşkanı boşuna çenesini yoruyor.
***
Ortadoğu tarihte Osmanlı toprağı idi.
Koca imparatorluk, İstanbul onları da adil bir şekilde, eşit bir şekilde idare ediyordu.
Ama o yörelerde milliyetçilik damarları da zaman zaman kabarıyordu. Tabii bunda dış tahrikler de çok önemli rol oynuyordu. Hatta başrolü oynadı.
Osmanlı devletinin parçalanması için dış güçler ellerinden gelen her şeyi yaptı.
Ve Osmanlı parçalanıp Ortadoğu’da “cetvelle” sınırlar çizildi. Çeşitli devletler uyduruldu. Bazı aileler o uydurma devletlerin başına geçirildi. Ve bunlar kendilerini Osmanlı’dan kurtaran (!) müstemlekeci devletlerin hizmetlisi oldu. Ve o toprakların kıymetli, değerli zenginlikleri de bu müstemlekecilere sunuldu.
***
Bugün Mısır’la aramız bozuk.
Irak’la aramız bozuk.
Suriye ile aramız bozuk.
Suudi Arabistan ile bozuk mu değil mi belli değil...
Yani, Osmanlı’dan ayrılan ve sınırları suni olarak belirlenen devletçikler Osmanlı’nın mirasçısı Türkiye Cumhuriyeti’ne kıskanç bir gözle bakıyorlar.
Oralara belki demokrasi, laiklik ve kadın erkek eşitliği gelmedikçe bu “haset”te devam edecek, bitmeyecek.
***
Ortadoğu’da sözü geçen, sözü dinlenir olmanın Türkiye için tek yolu ekonomik bakımdan da çok üstün olduğunu bu devletlere, bu idarecilere göstermekten geçiyor.
Ekonomik üstünlük, teknik üstünlük o tayin edilmiş yönetimleri dize getirecektir.
Belki o devletler demokratikleşirse, o zaman Erdoğan’ın BM Güvenlik Konseyi için söylediklerine de katılabileceklerdir.
Yoksa bu devletlerin çoğunun şimdiki yöneticileri oyuncak gibi değil mi, hem de bu 5’lerin oyuncağı.

TAKSİLER

Çözüm bekliyor

Trafik trafik diyoruz ama dişe dokunur bir şey yapmıyoruz.
Oysa İstanbul’a devrim gibi, aklın almayacağı denilebilecek çözümler lazım.
Bakıyorsunuz koca koca mahalleler inşa ediliyor ve yol aynı...
Bizim yöneticilerimizin birçoğunda çözüm için kabiliyet nerede?
Her sokağa otopark dediler, dediklerini kendileri bile unuttu.
Kaldırımlar otopark oldu.
Otobüs tercihli yolu yaygınlaşacaktı ne oldu?
Motosiklet, bisiklet yolu hâlâ yok.
Neyse kısa keselim, gelelim mutlu bir habere.
“Yılbaşından itibaren İstanbul’da 5 yaşından büyük taksi çalıştırılmayacak.”
İstanbul’da 17 bin 395 taksi var. Bunlardan yaklaşık 3 bini 5 yaşın üzerinde. Artık bunlar trafiğe çıkamayacak. Onların plakasıyla yeni araçlar caddelerde taksi olarak dolaşabilecek.
Taksilerin çoğu bakımsız, hatta bir kısmı pislik içinde.
1 takside çoğu kez 24 saatte 3 şoför çalışıyor.
Bu şoförlerin özel bir eğitimi yok. Şoförlerimizin hepsi değil tabii, ama birçoğu müşteriye nasıl muamele edeceğini bile bilmiyor. Aralarında semtleri, yolları bilmeyen de var. Bunlara işveren ucuz işçi gözüyle bakıyor. Eziyet ediyor, az ücret veriyor, köle gibi.
Oysa taksi plakalarında tekel var. Bir plaka 1 milyon 300 bin lira civarında el değiştirebiliyor.
Taksiler bazı kişilerin elinde toplanmış.
Bunlar taksi sistemini, sağlıklı bir ulaşım sistemi içinde göstermiyor.
Çare yetkililerin uyanmasında...
Bakalım ne zaman uyanacaklar...

ANLAYANA SİVRİSİNEK SAZ...

* Kılıçdaroğlu hayatının en iyi konuşmasını bütçe’de yaptı. Doğruya doğru, eğriye eğri.
* 19 bin zehirli ayakkabı daha bulundu.
Desenize yalnız yediklerimiz değil.
* “Madenlerde yeni dönem.”
İşsizlik mi?
* En yaratıcı ABD’ye uçacak.
Biz zaten uçuşu sevmeyiz!..
* Bedellide kapsam genişletildi.
Demek ki zenginimiz zannedilenden çok.
* Hülya Avşar: “Evim Ak Saray’dan daha şaşaalı.”
Öyleyse ilk seçimde cumhurbaşkanı adayı sensin.
* Yavru köpeği ayı sandılar.
“Her gördüğün sakallıyı baban sanma.”
* Hasip Kaplan “Kürdistan”ı savundu.
İşini yapmış.