Dr. Demet Erciyes

Dr. Demet Erciyes

demeterciyes@yahoo.com

Tüm Yazıları

Kalp Haftası içinde olmamız sebebiyle birçok yerde kalp sağlığına dikkat çekmek üzere uyarılarla karşılaşmaktasınız. Ben de bir kardiyolog olarak bu konuya değinmeden geçemeyeceğim. Uzun yıllardır ülkemizde ve dünyada birinci ölüm sebebi kalp olarak belirleniyorsa bu konu yılda bir hafta değil, her gün gündeme getirilmelidir bence.

Kardiyolojinin beni en çok memnun eden tarafı özellikle kalp damar hastalığının, yaşam tarzı uygun şekilde değiştirildiğinde, düzenli kontroller yapıldığında büyük oranda önlenebilmesi ve tedavisinin de vaktinde yakalandığında kolayca, çoğu zaman da hiçbir hasar bırakmadan gerçekleşmesidir.

Haberin Devamı

Yürüyün ya da yüzün

Kalp damar hastalıklarına ve bu hastalığın daha ileri safhası olan kalp krizlerine dikkati çekmek için de kritik bir zamanda olduğumuzu düşünüyorum. Havanın düzelmesiyle birlikte insanların açık havada daha çok aktivitelerde bulunması, doğada koşu ve yürüyüşlere başlaması, bahçe işleriyle uğraşması, bahar temizliği yapması, daha çok sosyalleşip spor salonlarına sık gitmesi gibi sebeplerin yanı sıra, alınan kiloları bir an evvel vermek üzere hareketsiz kış döneminden sonra aşırı olarak spora yüklenmesi beraberinde kalp krizlerine de zemin hazırlıyor.

Buradan tabii ki aman hiç evden çıkmayın, hareketsiz kalmaya devam edin manası çıkmamalı. Zira kalp damar hastalığının risk faktörlerinden biri de hareketsiz yaşam tarzıdır. Biz kardiyologlar mutlaka hastalarımıza fiziksel aktiviteyi artırmalarını öneririz. Kontrollü olarak sevdikleri bir spor dalıyla uğraşabilirler. Sadece yarışmalı sporları tavsiye etmeyiz. Kalp damar sağlığı için hareket olmalı ancak kalp yükünü artıracak, onu zorlayacak hareketlerden de kaçınmak gerek. İdeali yorulunca dinlenilen, ek stres ve heyecan yaratmadan yapılan sporlar. En güzel örnek yürüyüş veya yüzme. Mümkünse açık havada, doğada yapılan yürüyüş hem kişiyi psikolojik olarak da rahatlatmakta hem de uyku düzenini sağlamakta, stresle mücadeleyi kolaylaştırmaktadır.

Yürüyüş her yaştan ve ister kalp damarına stent takılmış ister koroner bypass ameliyatı olmuş herkesin rahatlıkla yapabileceği, kardiyologların özellikle önerdiği bir spor dalıdır. Tansiyon ve şekerle ilgili problemi düzeltmede de yardımcı olan bu aktivite özellikle kollateral dediğimiz yan dalların oluşumuna da katkı sağlayarak yeni damar oluşumlarıyla tıkalı kalp damarlarına bir çeşit alternatif yan yollar oluşturmaktadır. Hareketteki artışla iyi kolesterolün yükselmesi arasındaki ilişki de dikkat çekicidir. Kötü kolesterolü düşürmek için diyet ve/veya ilaç önerdiğimiz hastalara mutlaka yürüyüşü de öneririz.

Haberin Devamı

Efor testine girin

Sporu, en azından yürüyüşü hayatımıza sokmalı, her mevsim devam etmeliyiz. Esas önemli olan konu bu yürüyüş ya da spora başlamadan önce mutlaka, hatta en az yılda bir kez kardiyolojik kontrolden geçmeliyiz. Kalp kontrolü için mutlaka bir kardiyologla görüşmek çok önemlidir çünkü yapılan muayene sadece kan tahlili sonuçlarını değerlendirmek, kolesterolün kaç olduğuna bakmak değildir. Bir kardiyolog sizin dikkatinizi hiç çekmeyen bir belirtiyi, uzmanlık alanı olduğu için, basit şekilde bir sorgulama esnasında yakalar. Muayeneye ekleyeceği efor testi, ekokardiyografi, holter gibi uygulaması çok basit ancak verdiği bilgi hayati değer taşıyan tetkiklerle beraber değerlendirir.

Haberin Devamı

İstirahat halindeyken çekilen EKG’de hiçbir bulgu saptanamadığı halde bantta yürüyerek yapılan efor testinde kalbe bir yük bindiği zaman tansiyon ve nabızda olan değişiklikler gözlenir. Kalbin oksijen ihtiyacı artacağından koronerlerdeki problem EKG’ye yansır. Bu nedenle spora başlayacaklar için efor testi mutlaka yapılmalı, belirli periyotlarda da tekrar edilmelidir.

Hayat yolunda yürürken sizi yarı yolda bıraktırmayacak sağlıklı kalpler dilerim.