Kanserle savaşmaktan korkmayın

Tıptaki ilerlemeler çağımızın kabusu kanser hastalığını yenmek için hız kesmeden devam ediyor. Kanserle savaşın hem tıbbi ekip hem de aile ve sevdiklerimizle beraber, onların moral desteğiyle yürüyeceğini unutmamalıyız.

Kanserle savaşmaktan korkmayın

1-7 Nisan Kanserle Savaş Haftasıydı. Bu şekilde belirlenen gün ve haftalar konuya dikkati çekmek ve farkındalık yaratmak içindir. Aslında bu korkulan hastalık hepimizin ailesinde bir bireyin ya da arkadaşının, komşusunun başına gelmiştir. Herkes bu hastalığın öneminin hep farkındadır, bir vesile ile tanımıştır.

Kanser hastalığı, teşhis konulduğu andan itibaren önce kişinin kendisini ve tabii beraberinde ailesini sevdiklerini etkiler. Türü, seviyesi ne olursa olsun başlangıçta yaşanan şok ve üzüntü bazen insanları inkar ve unutmaya çalışmaya itebilir.

Psikolojik etkisi

Gelecek için yaptığı planlar varsa değiştirmek zorunda kalabilir. Ezber bozan hareketler yapabilir. Tüm bu psikolojik etki sebebiyle bir uzmanın yardımını almak yerinde bir karardır. Kanser tedavi ve takibinde izlenen yolda bir psikiyatri uzmanı ile görüşerek ilaç tedavisine başlanması gerekebilir. Bu ilaçlar hem antidepresan, anksiyolitik yani kişinin duygu durumunu düzelten ilaçlardır. Aynı zamanda bunlara uyku düzenleyici ilaçlar da eklenebilir. Zira uykusuzluk ve uyku düzenindeki bozulma kanserin tedavisini de olumsuz yönde etkileyecektir.

Bu anlamda psikiyatrinin ortak bir alt dalı olan psiko-onkoloji diğer adıyla kanser psikolojisi alt bilim dalı oluşmuştur. Bu alanda psikiyatristler, psikologlar ve onkologlar beraber çalışır. Kişi ne kadar güçlü olduğuna inanarak atlatacağını düşünürse düşünsün özellikle tedavi süresince yan etkiler ortaya çıktığında, teşhis ve tedavi süresinde zaman zaman moral bozukluğu yaşayabilir. Bu süreci daha rahat atlatmak adına hasta ve hasta yakınlarının uzman desteği alması ve takibinde olması yerinde bir yaklaşım olacaktır. Moral hayatımızın her döneminde ve her zaman çok önemli olduğu gibi burada da iyileşme sürecini de büyük oranda etkileyecek kadar önem taşır. Kişi moralini yüksek tutacak aktivitelere yönlenmeli, zihnini tedavi süreci ve sonuçları yerine üzüntü vermeyecek farklı konularla meşgul etmelidir.

Tedavi süreci

Kanser teşhisi konulduğunda izlenecek yol ve uygulanacak tedavi konusunda doktorunuz gerekli yönlendirmeyi yapacaktır. Burada önemli olan teşhiste gecikmemek ve tedaviye hemen başlamaktır. Hatta daha da önemlisi kansere karşı korunmak bunun için elden gelen tüm önlemleri almaktır.

Kanser hücre düzeyinde başlar. Hücrenin, DNA’sındaki bozukluk sebebiyle anormal çoğalmasıyla ilerler. Normalde de her gün bazı hücrelerimizde bu tür DNA değişiklikleri bir takım dış etkenler sebebiyle gerçekleşebilir. Ancak bağışıklık sistemimiz bu hücreleri yok ederek bizi korur. Bu nedenle kansere karşı kendimizi ve sevdiklerimizi korumak için bağışıklık sistemimizi güçlendirmeye dikkat etmeliyiz.

Gerekli vitamin, mineralden, antioksidanlardan zengin doğru beslenmek, iyi bir uyku düzeni, tütün kullanımı gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durmak, yeterli fiziksel aktivite, stresi iyi yönetmek, sevgi, yardım ve iyilik içeren duygulara değer vermek, çalışırken aynı zamanda dostlarla da vakit geçirmeye önem vermek, morali yüksek tutmak bağışıklığımızı da yüksek tutmamızı sağlayacaktır.

Bazı kanserler genetik geçişlidir. Kanserle ilgili check up yaptırırken ailesinde bu tür kanser olan kişilerin tetkiklerini doktorlarının yönlendirdiği şekilde ve sıklıkta yaptırmaları gerekir. Kanserden korunmak için dikkat edeceğimiz dış etkenler arasında bazıları kaçınılmaz olabilir. Hava kirliliği bunlardan biridir. Kömür dumanı ve tozu, egzoz gazı, sanayi atıkları, böcek ilaçları doğayı kirletir. Bizi hem doğrudan hem de bu atıklarla kirlenmiş bitki ve hayvanları tükettiğimiz için zehirler.