KARACİĞERİN BAŞ DERDİ HEPATİT

Hepatit hastalığına yakalanmadan da kişi hastalığı taşıyıcı ve bulaştırıcı olabilir, tedbiri elden bırakmamak gerekir .

Karaciğerin baş derdi olan ve halk arasında sarılık olarak bilinen hepatit hastalığına dikkat çekmek için 28 Temmuz Dünya Hepatit Günü olarak ilan edilmiştir. Hepatit ilaç, alkol gibi toksik ya daotoimmun, viral gibi çok değişik sebeplerle ortaya çıkabilir. Karaciğerin tamamen iflasına kadar götürebilen bu hastalıktan korunmak için dikkat edilmesi gereken birkaç husus vardır. Bu konuda uyanıklık yaratmak ve bu hususlara dikkati çekmek toplum sağlığı için büyük önem taşır. Zira hepatit hastalığı yüksek oranda hepatit virüslerinin bulaşması ile ortaya çıkar. Mikrobun bulaşmasını önlemek hastalığa yakalanmayı da önleyeceği için insanların bu konuda bilinçlenmesi gerekir. Kişi hastalığı geçiriyorsa bulaşmasın diye önlem almayı hatırlamak kolaydır ya da zaten doktor hastasını aynı hastalığı başka kimseye bulaştırmasın diye uyarır. Ancak unutulmaması gereken bir şey vardır: Hepatit hastalığına yakalanmadan da kişi hastalığı taşıyıcı ve bulaştırıcı olabilir. Yani dışarıdan bakıldığında hiç hasta gibi durmayan biri de sarılık mikrobunu taşıyor olabilir ve bulaştırma tehlikesi vardır. Bu yüzden her zaman tedbiri ve kontrolleri elden bırakmamak gerekir.

Sarılık ve hepatit farklı

Önce sarılık ile hepatitin aynı şey olmadığını söylemek gerekir. Karaciğerin iltihaplı hastalığı olan hepatit değişik sebeplerle karşımıza çıkabilir. Mikrobik ya da toksik nedenlerle olabilir. En belirgin belirtilerinden biri sarılıktır. Sarılık, bilirubin isimli pigmentin kanda yükselmesi sonucu ortaya çıkar. Bilirubin miktarı belli bir seviyenin üzerine çıktığında önce gözlerde, daha sonra da ciltte sarı bir renk değişikliği olur. Bu durumu sarılık olarak adlandırırız. Bu görünüm karaciğer hücresinin hastalık ve harabiyet sonucu işlevindeki bozukluklarda ya da karaciğerden safra akışının yavaşladığı veya kolestaz olarak adlandırdığımız safra yollarının taş gibi sebeplerle tıkanarak safra akışının tamamen durduğu zamanlarda olabildiği gibi karaciğerle hiç alakası olmayan sebeplerle de, örneğin bir kan hastalığı sonucunda da ortaya çıkabilir. Bu nedenle iki kelime aynı manada kullanılmamalıdır.

Sarılık karaciğerle hiç alakası olmayan sebeplerle de örneğin bir kan hastalığı sonucunda da ortaya çıkabilir.

Hepatiti sebeplerine göre çeşitlere ayırırsak en sık karşılaştığımız sebep viral hepatitlerdir. Viral hepatitler Hepatit A, B, C, D, E gibi değişik virüs türleriyle karşımıza çıkabilir. En sık gördüğümüz türler A, B ve C türleridir. Hepatit D virüsü sıklıkla Hepatit B virüsü ile karşılaşmış kişilerde bulunur ve bu virüsle oluşan hastalığın üzerine gelirse daha da ağır seyretmesine sebep olur. Hepatit E virüsü ise Hepatit A virüsüne benzer şekilde bulaşır ve bu virüse benzer şekilde hastalık yapar.

Hepatit hastalığı iki şekilde seyreder. Aktif geçirilen sarılık döneminde akut viral hepatit olarak ya da hastalığın iltihabi döneminin 6 aydan uzun sürmesi sonucu kronik viral hepatit olarak karşımıza çıkar. A hepatitleri kronikleşmez fakat B, C ve D hepatitleri kronikleşmeye meyillidir. E hepatiti ise genelde A hepatitine benzer şekilde seyrettiğinden kronikleşmesi beklenmez ancak bağışıklık sistemi zayıf ya da baskılanmış hastalarda kronikleşme eğilimi gösterebilir. Bu nedenle onu da seyrek de olsa kronikleşebilen hepatit türlerinden sayabiliriz. Kronikleşen hepatitlerin akut seyredenlere oranla kalıcı bir hastalık ve hasar oluşturması tehlikesi mevcuttur. Bir sonraki yazımda hepatit virüslerine göre hepatit türlerinden, hastalık belirtilerinden, verebileceği hasarlardan ve nasıl korunmamız gerektiğinden bahsedeceğim.

Nasıl bulaşır?

Hepatit, virüsün çeşidine göre içme suyu ya da gıdalarla, kan nakliyle, cinsel ilişkiyle, virüsle bulaşık kan ve diğer vücut sıvılarının deri ve mukoza yoluyla geçmesi ile bulaşabilir. Enjektörler, dövme için kullanılan alet, akupunktur iğneleri, cerrahi işlemlerde kullanılan aletler, manikür, pedikür aletleri, diş tedavisinde kullanılan cihazlar iyi steril edilmediğinde bulaştırıcı olabilir. Anneden çocuğa doğum sırasında veya sonradan geçebilir. Aynı ev içinde ortak kullanılan diş fırçaları, tıraş bıçakları, tırnak makası, tarak, havlular, kaşık, çatal, oyuncaklar da bulaşmada önemlidir.