KARIN YAĞLARINDAN KURTULMAK İÇİN...

Karın bölgenizde yağlanmanın önüne geçmek istiyorsanız, alkolü azaltmaktan yürümeye kadar yapabileceğiniz pek çok şey var

Sağlık açısından da riskli olan ve birçok sağlık problemiyle birlikte görülebilen karın bölgesi yağlanmasından kurtulmak elbette öncelikle sebeplerini önlemekten geçer. Metabolik sendrom dediğimiz bel çevresinde genişleme (erkeklerde 94, kadınlarda 80 santimin üzeri), yüksek tansiyon, kan yağlarında bozukluk ve şeker metabolizmasının bozulmasıyla seyreden tablo başta şeker hastalığı ve kalp damar hastalığı olmak üzere birçok hastalığa yol hazırlar.

KARIN YAĞLARINDAN  KURTULMAK İÇİN...

Kaslarınızı çalıştırın

Hem estetik açıdan hoş görünmeyen hem de sağlık açısından son derece zararlı olan bu durumdan kurtulmak için yapmanız gerekenler:

İnsülin direncini kırın. Yediklerimiz ve içtiklerimizle ortaya çıkan bu direnç yine aynı yolla kısa sürede düzelebilir. Bu döngüden kurtulmanın ana yolu aldığımız gıdadaki glisemik indekse yani içerdiği şeker oranına dikkat etmektir. Glisemik indeksi düşük gıda ile beslenir, fiziksel aktivitemizi artırırsak insülin direncini kırar, hem ileride diyabet hastası olma ihtimalimizi düşürürüz hem de yağların karın bölgesinde birikmesini engelleriz. Basit bir ipucu olarak bol sebze, salata, metabolizmayı hızlandıran ve sindirime yardımcı olan tüm baharat, et (tercihen balık), yoğurt, kefir, rezene ve zencefil çayları, yeşil çay öneriler arasındadır.

Alkolü azaltın veya kesin.

Yürüyün. Yürüyüş alet, hoca, spor salonu vs. gerektirmeyen çok kolay ve en iyi spordur. Üstelik bedava. İyi oluşunun sebeplerinden bir tanesi, yarışmalı olmamasıdır. Münferit yapılan bu sporda yoruldukça dinlenmek, zorlamamak esastır. Eklemleri zorlamadan, yokuş, merdiven olmadan uygun ayakkabı ve zeminde yapılması önerilir. Tabii ki öncesinde efor testini yaparak kardiyoloğunuzdan onay almalısınız.

Bisiklet binin ya da evde yatarak tek başınıza uygulayabileceğiniz, karın kaslarını çalıştıracak hareketleri yapın. Sindirime de yardımcı olan fiziksel aktivitedeki artış aynı zamanda metabolizma hızında artışa neden olarak kilo kaybına da yardımcı olur.

Gıda intoleransının en belirgin özelliği, dokunan besinleri iyi sindirememekten kaynaklanan hazımsızlık, gaz, şişkinlik gibi şikayetlere sebep olmasıdır. Böyle besinlere dikkat etmek gerekir. Genel olarak herkes için sindirimi zor çiğ besinlerin de benzeri şikayetlere neden olabileceği unutulmamalıdır.

Karar verip yol alın

Sindirimden söz etmişken bu faaliyete olumlu etkilerinin yanı sıra bağışıklığı da artıran alerjilere, iltihaplanmalara, kansere karşı savunmada yardımcı probiyotik ve prebiyotiklerden de bahsetmek gerekir. Bağırsak yüzeyinde bulunan yararlı mikroorganizmalara probiyotik, bu mikroorganizmaları besleyen, sindirilemeyen liflere prebiyotik denir. Probiyotiklere örnek kefir, yoğurt, tarhana, boza; prebiyotiklere örnek de tahıl ürünleri, soğan, muz, kuru baklagiller verilebilir. İyi bir probiyotik olan yoğurt konjuge linoleik asit içermesi bakımından yağ yakımında da önemlidir.

Tüm bu tedbirlerin yanında genetik olarak vücut yapısı nedeniyle yağların belli bölgede toplanması görülebilir. Örneğin bazı kişilerin, ne kadar zayıf olursa olsun, ne yaparsa yapsın karın ve basen bölgesi geniş olabilir. Bu durumda teknolojinin imkanlarından da faydalanmak mümkündür. Bölgesel incelmede çığır açan lazer teknikleri ameliyat olmadan o bölgedeki hücrelerde mitokondrileri aktive ederek etki gösterir.

Gördüğünüz gibi çareler tükenmiyor. Yeter ki karar verip yol almasını bilmek gerek.