Okumak akla iyi gelir

Kitap okumak boş vaktimizi değerlendirmek için tavsiye edilecek basit bir uğraş olmaktan çok daha fazlasıdır.

Okuduklarımız sayesinde öğrendiklerimizle kendimizi geliştirip, bilgi dağarcığımızı artırdığımız gerçeği bir yana; kitap okumanın zekaya, hafıza ve algı gücüne de inanılmaz katkısı olur. Biz okurken bir yandan beyin hücreleri (nöronlar) arasındaki bağlantılar (sinapslar) artar. Beyinde hücreler arası bilgi bu bağlantılar sayesinde taşınır. Eğer beyin hücresinin bağlantısı yoksa bir işlevi de yok demektir. Yani işe yaramadan bir yer kaplar. Bağlantılar sayesinde bilgi iletişiminde bulunan hücreler ise belli kümeleri oluşturur. Beyinde farklı bölgeler farklı işlevi üstlenir. İşitme, görme, yürüme, okuma, yazma, öğrenme, korkma, sevme, nefret gibi zihinsel, duygusal ve fiziksel birçok çeşitte işlevi olan bu organ zaman içinde geliştirilmeye müsaittir.

Beynin ”İşleyen demir ışıldar” misali kullandıkça artan bir fonksiyonu vardır. Kitap okumak da bunu güzel bir şekilde sağlar. Ancak kitap okurken neden ve nasıl okuduğunuz da önemlidir. Ünlü filozof yazar Francis Bacon’ın şu sözlerini unutmamak lazım. “YaIanIamak ve reddetmek için okuma! İnanmak ve her şeyi kabuIIenmek için de okuma! Konuşmak ve nutuk çekmek için de okuma! Tartmak, kıyasIamak ve düşünmek için oku!”, “Bizi güçIü yapan yedikIerimiz değiI, hazmettikIerimizdir. Bizi zengin yapan kazandıkIarımız değiI, muhafaza ettikIerimizdir. Bizi biIgiIi yapan okudukIarımız değiI, kafamıza yerIeştirdikIerimizdir.”

Yalnızlıktan kurtarır

Kitap okurken ille de ders çalışır gibi okumak gerekmez. Öncelikle bunu keyif için yapmalıyız. Ama okurken de hakkını vermeliyiz. Anlamaya gayret etmeli, gerekirse tekrar tekrar okumalıyız. Bizi sürükleyen bir roman, içindeki sahneleri hayalimizde canlandırdığımız zaman, karakterlerin hissettiklerini yaşamaya çalıştığımız zaman aynı konuyu bir film olarak seyretmemize kıyasla beynimiz daha fazla gelişecektir. Kitap okumak unutkanlığa iyi gelir. Alzheimer’ı geciktirir. Konsantrasyonumuzu geliştirmemize faydalıdır. Dikkatimizi bir yönde toplamamızı kolaylaştırır. Konuşmada akışkanlık ve cümle kurmada kolaylık sağlar. Kelime dağarcığımızı geliştirir. İletişim kurmamızı kolaylaştırır. Görgümüzü, bilgimizi artırır. Bu sayede toplum içinde kendimize güvenerek fikrimizi söylememizi kolaylaştırır. Cesaret ve özgüvenimizi artırır. Depresyona iyi gelir, yalnızlıktan kurtarır. Gece okuduğumuz kitaplar uykuya geçişimizi kolaylaştırır. Tabii bu amaçla okuduklarımızda seçtiğimiz konulara dikkat etmeli uykumuzu kaçırmayacak olanları tercih etmeliyiz. Kitap okumak öyle masraflı bir alışkanlık da değildir. Örneğin Paris’te Sorbonne’da burslu olarak kardiyolojide uzmanlık eğitimi aldığım dönemde Fransızcayı ilerletmek adına çok kitap okuyabilmek için oturduğum mahallenin kütüphanesine yazılmıştım. Ayrıca Paris’te bazı büyük kitapçıların önünde ve Sen Nehri kıyısındaki tezgahlarda okunmuş ikinci el kitapları bulmak mümkündür. Bunların bazıları nispeten iyi durumda ve yeni bazıları da çok eski ve nostaljik kitaplardı. Bende hepsinin ayrı bir değeri vardır ve kütüphanemde hala saklarım.

Yaz mevsiminde birçoğumuz iznini kullanarak tatile çıktı. Okullar kapandı ve çocuklar da uzun bir yaz tatilinin keyfini sürme sevdasında. Valizi hazırlarken kaçımız yanına kitap almayı düşünüyor? Alın size okumak için çok güzel bir fırsat. Hele çocukların bu alışkanlığı kazanmak için en güzel çağda olduğunu düşünürsek işte tam zamanı.