Ek 16 Numaralı Protokol’ün yargılamaya muhtemel katkısı

Eklenme Tarihi01.03.2019 - 8:15-Güncellenme Tarihi01.03.2019 - 8:15

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) Ek 16 Numaralı Protokol (Protokol), Ulus Yüksek Mahkemeleri ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) arasındaki diyaloğu düzenlemektedir.

Protokol’ün 7. ve 8. maddeleri uyarınca Protokol, 10 sözleşmeci devletin Protokol’e taraf olma iradelerini yazılı olarak Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne bildirdikleri tarihten itibaren hesaplanacak 3 aylık süreyi takip eden takvim ayının 1. gününde yürürlüğe gireceği belirlenmiştir.

Protokol 02/10/2013 tarihinde imzaya açılmış ve bizde 20/12/2013 tarihinde imzalamışız.

Taraf devlet sayısı 22 oldu

Ayrıca Finlandiya, Ermenistan, Fransa, San Marino, Slovakya ve Slovenya tarafından hemen başlangıçta Protokol’ü imzalayan taraf devlet olmuşlardır.

Protokol’ün yürürlüğe girebilmesi için toplam 10 ayrı devletin taraf olması ve onaylaması gerekmektedir.

Nitekim 10 ülkenin Protokol’e taraf olmasının ardından 1 Ağustos 2018 tarihinden Protokol yürürlüğe girmiştir.

Yukarıda belirttiğimiz 6 Devletin yanı sıra bilahare Arnavutluk, Estonya, Gürcistan, Litvanya, Hollanda’nın da onaylaması ile taraf devlet sayısı 11 olmuştur.

Yine bununla birlikte Protokol’ü imzalayan devlet sayısı Türkiye dahil 22’dir.

‘Kurul karara bağlayacak’

AİHS’e taraf devletlerin Yüksek mahkemeleri ya da yargı yerleri önlerinde bulunan ve derdest durumda olan davalar ile bağlantılı olarak AİHS’te yer alan hak ve özgürlüklerin yorumlanması ya da uygulanması konusunda AİHM’den tavsiye niteliğinde görüş talep edilebileceği öngörülmektedir.

Ulus Yüksek Mahkemesinin söz konusu tavsiye görüş talebini kabul edip etmemeyi AİHM Büyük Dairesi içinden oluşturulacak beş kişilik bir kurulun karara bağlayacağına dair Protokol hükmü yer almaktadır.

Beş kişilik bu kurul, tavsiye görüş talebini kabul ederse, ancak AİHM Büyük Dairesi tavsiye niteliğindeki görüş kararı verecektir.

16 No.’lu Protokol’ün 4. maddesi uyarınca, AİHM Büyük Dairesi tarafından verilecek olan tavsiye görüş, bu görüşü talep eden ulus yüksek mahkemesine veya yargı yerine ve yine bu ulus yüksek mahkemesi, yargı yerinin bulunduğu AİHS tarafı Devlet’e iletilecek  ve tavsiye görüş yayımlanıp, alenileşecektir.

Vurgulamakta fayda var ki, 16 No.’lu Protokol’ün 5. maddesinde tavsiye görüşün bağlayıcı olmadığı belirtilmektedir.

Protokol’ün 10. maddesinde de, AİHS tarafı devletlerin, bu Protokol’ü imzalama ya da onaylama aşamasında, bu Protokol’ün 1. maddesi çerçevesinde tavsiye görüş talebinde bulunabilecek olan yüksek mahkemelerin ya da yargı yerlerinin hangileri olduğunu Avrupa Konseyi Genel Sekreterliği’ne bildirmek durumunda oldukları da kurala bağlanmıştır.

Biz, Devlet olarak Anayasa Mahkememiz’in tavsiye görüş talebinde bulunabilecek yüksek mahkeme olduğu bildiriminde bulunmuşuz.

Ek 16 No.’lu Protokolü yukarıda belirttiğimiz üzere Bakanlar Kurulu 20 Aralık 2013 tarihinde imzalayarak bu konuda irademizi beyan etmişiz, ancak, Millet Meclisimiz’e onaya henüz sunulmamış olduğundan ve dolayısıyla onaylanmadığından ülkemiz ve Devletimiz bakımından taraf olmadığımız için bağlayıcı ve uygulanabilir Sözleşme metni haline gelmemiştir.

Dayanak oluşturacak

Protokol’ün önemi, adli yargı, idari yargı yerlerinde veya Yargıtay, Danıştay önünde bekleyen veya bu mahkemelerde yargılanmaları tamamlanmış olup Anayasa Mahkemesi önünde bekleyen derdest dava dosyaları arasında emsal olanların, daha fazla beklemelerinin ve giderek makul sürede yargılamalarının gerçekleştirilmesi için tavsiye görüş alınabilmesidir.

Meclis’imizce kabul edilip onaylanması halinde bu yol açılacak ve emsal, grup dosyalar arasından bir adet öncü (pilot) dosya belirlenip AİHS 6. madde ve Protokol’lerle belirlenen tüm usuli güvenceler sağlanıp, AİHM Büyük Daire’ye gönderilebilecek ve tavsiye görüş alınabilecektir.

Tavsiye görüş bağlayıcı olmadığından uyup uymama konusu Anayasa Mahkememiz’in takdirinde olmak üzere değerlendirilmeye alınabilecektir.

Bu tavsiye görüş ile yapılan öneriler veya getirilen ilkeler diğer bekleyen dosyalar için altlık ve dayanak oluşturabilecektir.

Doç. Dr. SELAMİ DEMİRKOL

1963 Elazığ doğumlu olan Demirkol, Marmara Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümünden 1985 yılında mezun oldu. 1987 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünde Yüksek Lisansını tamamladı. 1995 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde Kamu Yönetimi doktoru unvanını alan Demirkol, 2014’te ise bu alanda doçent oldu. Halen Danıştay üyesi olarak görev yapan Demirkol, Gaziantep Vergi Mahkemesi, Sakarya İdare Mahkemesi, İstanbul İdare ve Bölge İdare Mahkemelerinde Hakimlik ve İstanbul İdare Mahkemesi Başkanlığı görevlerinde bulundu. Yayımlanmış 5 adet kitap ve çok sayıda makale çalışması bulunan Demirkol evli ve iki çocuk babasıdır.