Mesleki eğitim merkezleri güçleniyor (1)

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), mesleki ve teknik Anadolu liseleri ve mesleki eğitim merkezleri olmak üzere iki farklı okul türü üzerinden mesleki ve teknik eğitim vermektedir. Mesleki eğitim merkezlerinde öğrenciler haftada bir gün okula devam ederken diğer günler iş yerlerinde eğitim almaktadır. Böylece iş yerleri yani sektörler doğrudan mesleki eğitime katkı sunmaktadırlar. Mesleki eğitim merkezlerindeki eğitim, ortaokuldan sonra dört yıllık zorunlu eğitim kapsamındadır. Bu merkezlerde aynı zamanda geleneksel çırak-kalfa-usta eğitimi de sürdürülmektedir. 11. sınıfın sonunda başarılı olanlar kalfalık ünvanı almaktadır; 12. sınıf sonunda başarılı olanlar ise usta olarak mesleki eğitim merkezlerinden mezun olmaktadır. Halen 323 adet mesleki eğitim merkezinde yaklaşık 100 bin öğrenci eğitime devam etmektedir.

Mesleki eğitim merkezleri güçleniyor (1)

Mezunların istihdam durumu

Mesleki eğitim merkezlerinden mezun olanlar büyük oranda mezun oldukları alanda istihdam edilmektedir. Örneğin 2018 yılında mezun olanların %88’i mezun oldukları alanlarda çalışırken %75’i dört yıllık eğitimleri boyunca iş yeri eğitimi aldıkları firmalarda çalışmayı tercih etmiştir. Bu veriler, mesleki eğitim merkezlerinin amaçlarına uygun bir şekilde işlev gören başarılı bir model olduğunu göstermektedir. Sektör temsilcileri mesleki eğitim merkezlerinin kapasitesinin artırılmasını ve öğrenciler için cazip hale getirilmesini talep etmektedir. MEB, bu talepleri ve mevcut durumu da göz önüne alarak mesleki eğitim merkezlerinin güçlendirilmesi için son zamanlarda çok önemli adımlar atmıştır. Aşağıda bu adımlardan bazılarına değinilmektedir.

Mesleki eğitim merkezi öğrencilerine lise diploması alma imkânı

Mesleki eğitim merkezlerine devam eden öğrenciler, ortaokul sonrası dört yıllık zorunlu eğitimi tamamlamalarına rağmen lise diploması alamıyorlardı. Lise diploması alabilmeleri için tek seçenek, bir yandan mesleki eğitim merkezlerinde eğitimlerine devam ederken, öte yandan açık ortaöğretim kurumlarına da kayıt yaptırarak fark derslerini alabilmeleriydi. Açık ortaöğretim yoluyla fark derslerini alıp başaranlar lise diploması alabiliyorlardı. Bu süreç öğrencilere ilave bir yük getirmekteydi. Lise diplomasına erişimdeki bu zorluk öğrencilerin mesleki eğitim merkezlerini tercih etmelerini olumsuz etkilemekteydi. MEB, Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde yaptığı değişiklikle öğrencilerin fark derslerini mesleki eğitim merkezlerinde yüz yüze eğitimle alabilmelerine imkân tanıdı. Böylece mesleki eğitim merkezlerindeki öğrenciler okula geldikleri günlerde istemeleri durumunda fark derslerini alabilecekler.

Özel sektöre mesleki eğitim merkezi kurabilme imkânı

Dünyada mesleki ve teknik eğitimde özel sektörün payı giderek artmasına rağmen ülkemizde teşviklere rağmen oldukça düşük seviyede seyretmektedir. Organize Sanayi Bölgelerinde (OSB) özel sektörün mesleki ve teknik Anadolu lisesi açması 2012 yılında teşvik kapsamına alınmış, 2016 yılında ise OSB dışını da içerecek şekilde kapsam genişletilmiştir. Bu teşviklerle özel mesleki ve teknik Anadolu liseleri sayısı ve kapasitesi artmaya başlamış, ancak beklenen orana ulaşmamıştır. Teşviklere rağmen 2017-2018 eğitim-öğretim yılı itibariyle özel sektörün mesleki ve teknik eğitimdeki payı yaklaşık %6 seviyesinde olup oldukça düşüktür. Özel sektörün kendi ihtiyaç duyduğu teknik elemanların eğitimlerinde de aktif olmaları sürecin doğasında var olup bu konuda yeni açılımlara ihtiyaç duyulmaktadır. Özel sektör, mesleki ve teknik Anadolu Lisesi açabilmesine rağmen sektör için önemli bir açığı kapatan mesleki eğitim merkezleri açamamaktaydı. 2019 yılı Temmuz ayında 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununda yapılan düzenleme ile özel sektörün mesleki eğitim merkezi kurabilmesinin önü açıldı.

Artık özel sektör bir araya gelerek mesleki eğitim merkezi kurarak kendi ustalarını kendileri yetiştirebilecektir. Özel sektörün de katılmasıyla artık mesleki eğitim merkezlerinde çeşitlilik de artmış olacaktır. Özel mesleki eğitim merkezleri açısından özellikle OSB’ler önemli fırsatlar sunmaktadır. Halen 181 OSB’de 32 mesleki eğitim merkezi bulunmakta olup yaklaşık 10 bin öğrenci eğitim almaktadır. OSB’lerdeki mesleki eğitim merkezleri sayısı ve kapasitesi yetersizdir. Sektörlerin konum olarak kümelendiği OSB’lerde ilgili sektör alanlarında mesleki eğitim imkânı sunmak hem eğitimin kalitesini artıracak hem de OSB’lerde ihtiyaç duyulan insan kaynağının doğrudan yetiştirilmesini sağlayacaktır. Dolayısıyla yeni düzenleme ile artık OSB yönetimleri bu fırsatı kullanarak OSB’ler içerisinde OSB’lerdeki sektörlere yönelik mesleki eğitim merkezleri kurabileceklerdir.

DEVAMI YARIN