SANAT VE DEMOKRASİ

Eklenme Tarihi15.05.2018 - 0:29-Güncellenme Tarihi15.05.2018 - 0:29

Bir sanatçının amacı yeni ve farklı bir eseri üretebilmektir. Aksi takdirde sıradan ve özelliği olmayan bir sanatçı olarak anılacaktır. Demokrasi ve sanatın ortak paydası her ikisinin de olabildiğince çok sayıda farklı düşünce ve bakış açılarını desteklemeleridir. Bu bağlamda Hollywood’daki çok sayıda senarist, yazar, editör ve film yapımcısının neden tutucu olarak tanınan Cumhuriyetçilere değil de Liberal Demokratlara oy verdiğini anlamak kolaydır.

Şu iki nokta gözden kaçırılmamalıdır ki; çok sayıda farklı düşünce ve bakış açısı aynı zamanda hem yaratıcılığı hem de soru sormayı, sorgulamayı destekleyen bir özelliğe sahiptir. Zira her farklı bakış açısının kendine özgü üstünlükleri ve noksanlıkları vardır. Bu bakış açılarının avantaj ve dezavantajlarının nedenlerini fark edebilmek için sorgulama yeteneğine gereksinim vardır.

Kendi bakış açısının yetersizliklerini görebilmek tıpkı sanatçılarda olduğu gibi eleştiriye hazırlıklı olmayı da beraberinde getirir.

Kesin skorların olduğu sportif karşılaşmalar doğası gereği sosyokültürel açıdan daha düşük kesimlere hitap etmektedirler. Doğal olarak maçlardan sonra taraftarların niye kavga çıkardıklarını anlamak da zor değildir.

Oysa jürilerin yer aldığı sanatsal yarışmalarda hiçbir eserin diğerine kıyasla kesin bir üstünlüğe sahip olması olanaksız olduğu için herhangi bir eserin taraftarlarının beklentileri gerçekleşmediği zaman kavga çıkarmaları gibi bir durum da doğal olarak söz konusu olmayacaktır. Sanat yarışmalarının seyircileri kişilik özellikleri bakımından spor seyircilerinden daha üstün olduğu için ülkede vatandaşların ilgisi spordan sanata kaydığı takdirde ülke daha fazla eleştiriyi kaldırabilen, eleştiri sayesinde eksikliklerini giderebilen, daha demokratik bireylere sahip olacaktır. Dolayısıyla gerek sanatçıların ve gerekse demokratların ortak paydası eleştiriye hazırlıklı olmaktır.

Demokrasinin gelişimi için ülkenin vatandaşları iyi soru sorma yeteneğine sahip olmalıdırlar. Dolayısıyla bir ülkede demokrasi seviyesi yüksek ise o toplum yaratıcılık için en önemli yetenek olan sorgulama yeteneğine de sahip olmak zorundadır. Her ikisi de gelişebilmek için eleştiriye, denetime ve sorgulanmaya gereksinim duyar. Bir sanatçı kişilik olarak farklı bir eser ortaya koyduğunda onun sorgulanacağını iyi bilir. Dolayısıyla eleştirilere hazırlıklı olmak zorundadır. Bu sayede sanatsal ilgi demokratik kişiliği de beraberinde getirir.

Hollywood sanatçılarının Liberal Demokratlara oy vermeleri asla bir rastlantı değildir. Ülke vatandaşları yazı, şiir ve sanata karşı ilgi ve/veya yeteneğe sahip iseler zaten değişimi sevdikleri ve demokrasinin de desteklediği gibi farklı düşüncelere saygı duydukları anlamı ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla ulusların yazı, şiir ve sanata (müzik, resim, film) olan ilgileri ve/veya yeteneklerinin ölçümü oldukça zordur ama ölçülebildiği takdirde bu katsayı toplumların değişebilme yetenekleri ve/veya iradelerinin de çok iyi bir göstergesi olacaktır. Oysa sanatın tersine spor, doğası itibarıyla eleştiriye o kadar açık bir konu değildir. Zira spor karşılaşmalarında sonucu belirleyen net bir skor vardır ve tartışma gerektiren fazla bir konu yoktur.

Unutulmamalıdır ki; her alanda gelişim sadece anlama yeteneği (zekâ) ile ilgili değildir, en başta dogmaları sorgulayabilecek yetenek ve çaba gerektirir ve sanatçılar da dogmaları en fazla sorgulayan kişilerdir çünkü zaten yeni bir yapıt ortaya koyabilmeleri bunu gerektirir. Cinsel seleksiyon teorisine göre erkek kadını etkileyebilmek için diğer erkeklerden farklı ve orijinal davranmak zorundadır yoksa kadının gözünde sıradan olur. Dolayısıyla sanatın çıkış noktası farklılık ve orijinalitedir. Spordaki gibi bir skor ve net bir sayısal üstünlük yoktur ama sadece farklılık vardır.

Sanatçılar sürekli farklılık ve orijinalite peşindedir ve değişimden yana tavır almaktadırlar. Amerika’da Cumhuriyetçiler, yani Irak’ta, Afganistan’da savaş yanlısı taraftarlar ve diplomasiyi tercih eden Liberal Demokratlar evrimde iki farklı cinsel seleksiyon stratejisinin hayata yansımasından başka bir şey değildir. Tabii, sanatçılar farklılık yaratmaya çalışırken düzeni de sorguluyorlar çünkü var olan düzeni sorgulamadan farklılık yaratmak olanaksızdır. Soru sorma yeteneği ve sorgulama tamamen yaratıcılık ile ilgili bir konudur ve orijinal makale yazabilmek için en gerekli olan yetenektir. IQ testlerinin bir dezavantajı bulunmaktadır. İyi soru sorabilen kişileri o tür testlerle teşhis etmek olanaksızdır.

DEVAMI YARIN