Vefa Tarhan
European Economic Association tarafından dünyanın en önemli 1000 ekonomisti arasında 107. sırada gösterilen Prof. Dr. Vefa Tarhan CHP’de Kılıçdaroğlu’nun baş danışmanları arasında. 1967’de Darüşşüfaka’dan mezun olan Tarhan Boğaziçi Üniversitesi’nde ekonomi okudu. Burslu gittiği Fulbright’de University of California’dan ekonomi doktorasını alan Vefa Tarhan 1990-1999 yılları arasında Loyola University Chicago’nun finans bölümü başkanlığını yaptı. 1999’da, aynı üniversitede ‘Ralph Marotta Chair Professor of Finance’ kürsüsüne seçilen Tarhan daha sonra Northwestern Üniversitesi’nin Kellogg Graduate School of Management bölümünde ‘Visiting Professor’ olarak görev aldı. Ayrıca Türkiye Forbes’de köşe yazarlığı yapan Tarhan zamanının önemli bölümünü Türkiye’nin ekonomik sorunlarının çözümüne ayırıyor.
 

Ekonomik yöneticiler sık sık Türkiye’nin mali displini ile iftihar ediyorlar. Bu görüşe gerekçe olarak ülkenin Brüt Kamu Borcu/GSYH (KBO) ve Bütçe Açığı/GSYH oranlarının (BAO) gelişmiş ülkelerlerden düşük olması gösteriliyor. Nitekim, 2011 sonunda Türkiye’nin Brüt KBO’sı yüzde 39.3 iken, bu oran Japonya’da yüzde 230, İtalya’da yüzde 120, ABD’de yüzde 103, Fransa’da ve Kanada’da yüzde 86, İngiltere’de yüzde 82 ve Almanya’da yüzde 81’di. IMF’nin Fiscal Monitor yayınındaki 30 gelişmiş ülke ortalama KBO’su yüzde 106. Fiscal Monitor ayrıca bu oranın 9 ülkeden oluşan gelişmiş G-20 ülkelerinde yüzde 113 ve tümü gelişmiş olan G-7 ülkelerinde yüzde 120 olduğunu da gösteriyor.

BAO?ORTALAMASI
Türkiye’nin BAO oranı da gelişmiş ülke BAO’larından daha düşük: 2011 BAO verileri şu şekilde: Türkiye’nin BAO’su yüzde 0.2 iken (The Economist’in 2012 BAO tahmini yüzde 2), bu oran Japonya, İtalya, ABD, Fransa, Kanada, ve İngiltere’de sırasıyla su şekilde: yüzde 9.8, yüzde 3.8, yüzde 10.1, yüzde 5.2, yüzde 4.4 ve yüzde 8.5. Gelişmiş 30 ülke BAO ortalaması yüzde 6.6, G-20 gelişmiş ülkeler, ve G-7 örneklem ortalamaları ise sırasıyla yüzde 7.4 ve yüzde 7.8. 

ÖLÇEK?VE?KISTAS
Sonuç: Eğer söz konusu 2 oran, bir ülkenin mali disiplinini doğru olarak yansıtan ölçekse ve kıstas olarak gelişen ülkelerin kullanılması makul ise, Türkiye’nin mali disiplininin sağlıklı olduğu görüşüne katılmamak mümkün değil.

GELİŞEN?ÜLKELER
Ancak, gelişen ve gelişmiş ülkeler ortalamaları karşılaştırıldığında, sadece Türkiye’nin değil, diğer gelişen ülkelerin de gelişmiş ülkelerden daha düşük KBO ve BAO’ları olduğu görülüyor. Gelişen ülkeler, Fiscal Monitor’ın oluşturduğu 30 gelişen ülke ve G-20’nin gelişen ülke örneklemleri ile temsil edilebilir. Veriler 2011’de ortalama KBO’nun sözkonusu iki örneklemde sırasıyla yüzde 37 ve yüzde 36 olduğunu gösteriyor. Yani, Türkiye’nin KBO’su (yüzde 39), diğer gelişen ülkeler civarında ve gelişen ülkelerin borç oranları, gelişmiş ülke oranlarından çok daha düşük. Ayrıca, gelişmiş/gelişen ülke ayrışımının BAO için de geçerli olduğu görülüyor: 30 ülkelik gelişen ülke ve G-20’nin gelişen ülkeleri örneklemlerinin ortalama bütçe açık oranları sırasıyla, yüzde 1.8 ve yüzde 1.6 iken, bu oranın gelişmis ülkeleri temsil eden 3 örneklem ortalaması yüzde 6.6 ile yüzde 7.8 aralığında. Yani, hem borç oranı, hem de bütçe açık oranı gelişmiş ülkelerde gelişen ülkelere kıyasla önemli derecede yüksek.

TÜRKİYE’NİN YERİ...
Türkiye’nin nitelik ya da nicelik olarak herhangi bir konuda dünyadaki yerini belirlemek için ülke gelişmiş mi, yoksa gelişen ülkelerle mi karşılaştırılmalı?
Her şeyden önce örneklem seçiminde tutarlı olunmalı. Karşılaştırılan değişken ne olursa olsun, örneklem aynı olmalı. Sonuç Türkiye’nin lehine olacağı için, diyelim kişi başı milli gelir konusunda ülke Mısır, Uganda, gibi gelişen ülkelerle karşılaştırılırken, yine sonuç Türkiye için olumlu çıkacağı için mali disiplini ölçmede kıstas gelişmiş ülkeler olmamalı. Konuya bilimsel olarak bakarsak, tüm karşılaştırmalar için kullanılacak örneklem Türkiye’ye mümkün olduğu kadar benzeyen ülkeleri içermeli. Dolayısıyla, bence, tüm ekonomik değişkenlerde Türkiye için kıstasın gelişmiş değil de gelişen ülkeler olması mantıklı olur.
Bu yazının sonuçları şu şekilde özetlenebilir:
1. Ülkelerin mali disiplin derecesini ölçmek için yaygın olarak KBO ve BAO kullanılmakta.
2. Bu oranlara dayanarak, gelişen ülkelerin mali disiplininin gelişmiş ülkelere kıyasla daha sağlıklı olduğu sonucu çıkıyor.
3. Ülkemizin mali disiplinini Türkiye gibi gelişen ülkelerle karşılaştırırsak (ki doğru seçim bu olur), Türkiye’nin iftihar edilen mali disiplininin diğer gelişen ülkelerden farklı olmadığı görülüyor.
Dolayısıyla, ekonomik yöneticilerin, ülkeyi gelişmiş ülkelerle karşılaştırarak, Türkiye’nin mali disiplin açısından örnek bir ülke olduğu izlenimi vermeleri yanıltıcı olmuş oluyor.

 

İrtibat telefonumuz: 0212 337 92 03. Mail adresi:dsazak@milliyet.com.tr