Anadolu mutfağı

İspanya’da, San Sebastian’da bir hafta boyunca sokakta köfte ekmek dağıtıldı, ustası katmer açtı, şeflerimiz şovlar yaptı. Dünyanın en ünlü şeflerinin ve yeme içme profesyonellerinin mercekleri bir anda Türkiye’ye çevrildi

Ünlü İspanyol şef Martin Berasategui bir video eşliğinde başarı hikayesini anlatıp “Ben yapabildiysem herkes yapabilir” diyor. Oditoryumun en ön sırasında oturan efsane şefler Juan Mari Arzac ve Pedro Subijana başta olmak üzere diğer iyi bilindik simalar ve salonu dolduran yüzlerce kişi uzun uzun alkışlıyor. Sonra kısa bir mola. Ardından Mehmet Gürs, Maksut Aşkar, Deniz Şahin ve Cüneyt Asan sahnede. Bu sırada kongre merkezinin önünde Gaziantepli bir usta, sırada bekleyen kalabalığa yetiştirebilmek için sürekli havalarda hamuru sallayarak katmer açıyor. Yan tarafta köfte ekmeğini yiyen, soluğu katmercide alıyor. Bu esnada iki yıl önce dünyanın en iyileri seçilen Roca kardeşlerden Joan Roca, bu konferansın en önemli kısmının Türkiye olduğunu açıklıyor.

Anadolu mutfağı

Dünyanın en önemli gastronomi buluşmalarından biri olarak kabul edilen Gastronomika’nın Macaristan’la birlikte konuk ülkesiydik bu yıl. Gastronomika, Yeni Bask Mutfağı’nın doğum yeri olan ve dünya gastronomisinin merkezlerinden biri olarak kabul edilen San Sebastian’da (İspanya) tam 18 yıldır düzenleniyor. En ünlü şeflerin hayranlık uyandıran sunumlar yaptığı, yeni tekniklerin tartışıldığı, dünya gastronomisinin kalbinin attığı çok önemli bir platform burası.

Bu tarz önemli etkinliklerde konuk olmak sadece kebap ve dönerden ibaret sanılan mutfağımızın derinliğini anlatabilmek adına oldukça önemli bir fırsat. Artık dünya sadece tabaktaki yemekle ilgilenmiyor. Orada kullanılan malzemenin kalitesi, o yemeğin arkasında yatan hikaye çok daha önem kazandı. Şeflerimiz de etkinlik boyunca Anadolu topraklarınden gelip geçmiş kültürlerin imbiğinden süzülmüş mutfağımızı ve aslında köklerimizi anlattı.

Kimler ne yaptı?

Büyük sahnede yer alanlardan Maksut Aşkar çokkültürlülüğümüzün mutfağımıza kattığı zenginliği anlatıp İstanbul Ermenilerine ait bir yemek olan topiği kendi yorumuyla hazırladı. Mehmet Gürs, Anadolu topraklarının verimliliğini, yerel üreticilere verdikleri değeri anlatırken tüm salonu kendine hayran bıraktı. Ardından sahneye çıkan Deniz Şahin, başında bulunduğu Bomonti Kiva’nın mutfağından, yine içimizdeki farklı etnik gruplara ithafen çok lezzetli dört adet meze hazırladı. Sahneye son çıkansa elinde kavalı, sırtında keçesi, damarlarında baş edemediği hızda akan kanı ve heyecanıyla Cüneyt Asan oldu. Asan ışık hızıyla parçaladığı kuzu ve bin yıllık taşın üzerinde dövdüğü Birecik patlıcanıyla ali nazik hazırladı.

Anadolu mutfağı

Şov mutfağında ise Hazer Amani Osmanlı mutfağı, Ali Ronay Selçuklu mutfağı, Mustafa Otar geleneksel Türk ailesi akşam yemeği, Murat Deniz Temel ise Hitit mutfağı yemekleri pişirerek tattırdı. Ama onların dışında canla başla çalışan bir şef ordusu daha vardı. Biz ülke olarak diğer konuk Macaristan’a oranla sayıca birkaç kat daha fazlaydık. Bunun arkasındaki en büyük etken de Kültür Turizm Bakanlığı’nın etkinliğe verdiği destek ve yaptığı organizasyondu. Gastro diplomasisinin bu kadar önemli olduğu bir dünyada bakanlık tarafından bu tarz organizasyonlarda şeflerimize verilecek destek mutfağımızın ve kültürümüzün tanıtımı için hayati önem taşıdığı muhakkak.

Şeflerin gözünden...

- Mehmet Gürs: Beş kıtada da konferanslara gidiyorum, ilk kez bütünüyle bir Türk ekiple böyle bir etkinliğe katılıyorum. Bu açıdan benim için heyecanlıydı, farklıydı ve çok alışık olmadığım bir düzendi. Burası hem gelenekseli hem de geleceği çok kurcalayan bir bölge. Dünyanın en önemli şefleri, yemek yazarları buradaydı; bu açıdan da Türkiye’nin misafir ülke olması çok önemliydi. Umarım bu, bir başlangıç olur. Bu tarz yerlerde bulunmak sadece turizm değil, kültürel ve gastroekonomik olarak da önemli bir iş. Bunu herkes burada görmüş oldu.

- Maksut Aşkar: İlk kez bu kadar çok Türk bir arada böyle bir organizasyonda birlikteydi. Ülkemizin mutfağını dışarda çok iyi tanımıyorlar, bunu doğru biçimde anlatmamız gerekiyor. Gastronomika’nın sahnesinde yer alıp bunu anlatmaya çalışmak çok önemliydi, herkesin gözü üstümüzdeydi.

- Ömür Akkor: Böyle bir platformda mutfağımızın tartışılması çok önemliydi. Yıllardır koleksiyonunu yaptığım orijinal Anadolu bakırları, antika çiniler ve ahşapların içinde geleneksel yemeklerimizden örnekler sunarak tariflerimizin ne kadar derin bir kültür barındırdığını göstermeye çalıştım. n