AKPli vekillere mektubumdur

Bu, size yazdığım ikinci mektup. İlki, belki hatırlarsınız, 1 Mart 2003te yine bu sayfalarda yayımlanmıştı. Size "Efendiler," diye yazmıştım, "Bu savaş için oy kullanırken tarihe nasıl geçeceğinizi düşünün". Uzun bir mektuptu; insanlıktan söz ediyordu, ölecek çocuklardan, kalpten ve vicdandan. Siz o yazıyı okurken ben Ankarada, savaşa karşı yapılan 1 Mart mitingindeydim. Doğrusu, pek umudum yoktu. ODTÜde, İzmirdeki üniversitelerde, hatta mitinge çengi aramaya gece gittiğimiz Roman mahallesinde (!) bile yaptığım konuşmalarda "Bu savaşı durduramayabiliriz" demiştim. 1 Mart günü, güneş battı, Mülkiyeliler Birliğinde oylama sonuçlarını izliyorduk. Siz, CHPlilerle birlikte "Savaşa hayır!" dediniz o gün. İtiraf edeyim, oylar yanlış sayıldı sandım. Sonra Yüksel Caddesinde, bütün şaşkın çocuklarla bağırdık:"Öldürmiycez, ölmiycez! Kimsenin askeri olmıycaz!"İlk kez bir Meclis kararından sonra neşeyle zıplıyordu çocuklar. 80den sonra doğanlar, belki ilk kez o gün, demokrasiye inandılar. Sonra ben yine yedi düvel gezdim dünyayı. Beni bilirsiniz, dünyanın genellikle "sol" tarafını gezerim. Şunu söyleyeyim, AB toplantılarında sıkılıyor olabilirsiniz, ama keşke Hindistanda Meclisten nasıl bahsedildiğini görseydiniz. Çevirip çevirip hayret ettiler:"Nasıl verdi sizin Meclis bu kararı?! Tebrik ederiz!"Zalime karşı "resmen" kafa tutan sadece Türkiye idi o gün. Bizdik! Bütün dünyada tektik. Fransızlar, İngilizler, Filistinliler, İsrailliler, hatta Amerikalılar size o günlerde, Bombaydan, "mazlumların" Dünya Sosyal Forumundan, iyi dileklerini ve hayranlıklarını yolladılar. Sonra İsviçrede gördüm, çokuluslu şirketlerin duvarlarına barış sloganları yazan çocuklar bize hayret ettiler. Köşe yazarı olarak işim (en azından ben öyle biliyorum) iktidarı eleştirmek olduğu için zaman olmadı, bunları size söyleyemedim.Efendiler,Bu size ikinci mektubum şimdi. Şimdi bir kez daha tarihe nasıl geçeceğinizi düşünmenizi isteyeceğim. Siz iktidara, sözünüzü söyleyemediğinizi söyleye söyleye geldiniz! Lideriniz, hapse girdi. Belki bir insanın, düşüncelerinden ötürü, kurduğu cümleler yüzünden dört duvar arasına kapatılmasının ne acayip, ne insanlık dışı bir şey olduğunu oradan bilirsiniz. Kötü bir şakaya benzeyen bir dava açılır önce. Sonra tangır tungur cümleler kurulur bir mahkeme salonunda hakkınızda. Olmaz denen olur, bir demir kapıdan girersiniz içeri. Tuhaf eşofmanlarla, insanlıktan uzak tutulmanıza karar verilmiştir, en acayip terlikleriyle yeryüzünün, kalakalırsınız. Dışarıdaki herkes şahaneymiş gibi sanki, onları sizden "korumaya" karar verir muktedir. Gece, pencereyi açıp, uzaklara bakıp bir sigara yakmayı bile fazla görür size memleketiniz. Siz artık metal tabaklarda yemek yiyip, geceleri hiç tanımadığınız insanlarla birlikte uyursunuz. En sevdiğinize yazdığınız mahrem cümleleriniz bile birtakım adamların kıyımından geçip öyle çıkar "dışarı". "Seni her yerinden öperim" deseniz, o adamdan geçer önce dudaklarınız... Bir gece o duvarlar üzerinize üzerinize gelse, göğsünüz sıkışsa, delirecekmiş gibi olsanız bile... Çıkamazsınız. Hangi söz bunu hak eder? Düşünün hangi söz, hangi cümle için kurban edilmeli insanlık? Siz şimdi bunun hesabını kitabını mı yapacaksınız? Şimdi iktidarın kılıcı elinizdeyken; onu özgür düşüncenin kalbine sokan krallar mı olacaksınız? Hazirana ertelediğiniz bu mu? Yoksa bu işte bir yanlışlık olduğunun siz de mi farkındasınız? Hazirana kadar suç ve cezanın değil, vicdanınızın muhasebesini yapınız.Efendiler, Oğullarınızdan, kızlarınızdan biri, yasalar bir mevsimlik değildir çünkü; torunlarınızdan biri belki, bir gün, gazeteciliğe heves etse... Haysiyetle yapıldığında insanlığın yazılı vicdanıdır bu meslek; onu hapishaneye yazdığınız yasalarla siz mi uğurlayacaksınız? Öfke gider yazı kalır, bu yasanın altına siz, adınızı yazacaksınız. Bugün 1 Nisan, siz TCKyi bir daha düşünmeyi kararlaştırdınız. Efendiler, hazirana kadar, bu ülkenin yeniden sizin vicdanınıza ihtiyacı var! Belki o zaman bir mektup daha yazarım, tekrar görüşür, belki bu kez vicdandan değil artık özgürlükten konuşuruz... ecetem@hotmail.com Sayın AKP vekilleri,

DİĞER YENİ YAZILAR