Biz koyun değiliz!

Gençler. Karamanın sırrını verdiler. Sıla Haftasını, dansözlü dağ otelinin gizlerini, muhafazakârlıkta birleşen sağcıları ve solcuları anlattılar...

Sonra, Milliyet TIRının az ilerisinde, ünlü Karamanın koyunu heykelinin önünde konuşmaya başladık "Ece Temelkuran"ı bekleyen üniversitelilerle. Sadık, İlkem, Filiz, Güliz... "Karaman şirin bir ilimizdir" diyor Sadık, Ege İşletmede okuyor. Gülüşüyoruz. Karamanın dedikodularını veriyorlar, Sosyete Un ile başlıyorlar söze: Bulutlar dağlara akmıştı; sis vardı Karamana girdiğimizde. "Sosyete Un" reklamlarının sarısı parlıyordu duvarlarda. Bir nine hap almaya gidiyordu ağır ağır, yağmurun altında, bir başına. Kod adı: Dağ Oteli! "Sosyete Hasan diye bilinir. Herkes müstakil evde otururken daire almış, lakabı sosyete kalmış.""Sonradan çıkar oyunu" üzerine tevatürlerden geçip, Taşkale köyüne, Sarıkeçili yörüklerine geliyoruz; Atatürkün kendilerinden çıkma olduğunu savunurlarmış meğer. Sonra Karamanın Dil Bayramı... Karamana ün sağlamak için ünlülere ödüller veriyorlarmış, ama şu ünlüler bir türlü Karamana uğramıyormuş. Dil Bayramı bu sebepten geçen sene Ankarada yapılmış. İyi mi?Sırada Ermenek ilçesi... "Ben İstanbulluyum" afişlerini astıran Ali Müfit Gürtunanın Ermenekli imiş meğer. Buradan çok bürokrat çıkarmış. Çünkü oradan çıkmanın okumaktan başka yolu yokmuş. Herkes durmadan göç edermiş. Bu yüzden işte bir Sıla Haftası varmış, gidenler bir haftalığına dönermiş. Çoğu küçük Anadolu şehrinde olduğu gibi burada da şehir içinde kadınlı-erkekli gidilen içkili lokanta olmadığından "dağ oteline" gidiliyor. Adı otel, esasen onlar "erkek gazinoları"! "Günahları" şehrin dışında tutuyorlar! "Hiçbir şey yapılmaz burada" diyor Filiz, Gülriz "Evde oturursun, o kadar" diye ekliyor. Konuşan gençlerin hepsi başka şehirlerde okuyor. Sadık, "Burada hayallerini küçültmezsen başın belaya girer" diyor, "Mesela ben babama Yazar olacağım desem, beni evlat listesinden atar herhalde." İlkem "Ben mücadeleye burada devam edeceğim" diyor, dalga geçiyor. Eskiden sol baskınmış burada şimdi sağ. "Anlaşıyorlar şimdi" diyor Sadık, "Muhafazakârlıkta birleşiyorlar nasılsa"! Ermenekte bir hemşire kalkmış kardelen çiçeği yetiştirmeye. Çocuklar kardelenleri gibi. Yağmurda ıslanıyor taze yüzleri... "Karamanda koyun yoktur sadece" diyorlar, "Biz koyun değiliz mesela"! ecetem@hotmail.com Muhafazakâr solcular