Çok satan çelişkiler: Aldatma

Çok satan çelişkiler: Aldatma


Keşke birden fazla hayatımız olabilse... Hiç değilse iki! Belki o zaman bilebilirdik gerçekten ne istediğimizi. Tek bir hayatımız olduğu sürece hiçbirimiz, bizim için neyin gerçekten iyi olduğunu bilemeyeceğiz aslında. Oysa iki hayatımız olsa... Birini emniyetli bir seçim yaparak "harcayabilirdik". Geriye bir hayat daha kalırdı ve o hayatta bir yük gemisine atlayıp serserinin biri olmayı "göze alabilirdik". Şimdi göze alamayız. Çünkü 21. yüzyıldayız ve hayatlarımız geçen yüzyıla göre daha kıymetli. Bu yüzden geçen yüzyıldaki maceralı insan hikayeleri yok artık. Biz, hayatlarımızı "harcayamayız". Walter Benjamin söylemişti:
"Hayatta telafi edilemeyecek şeyler vardır. On beş yaşında evden kaçmamış olmak gibi!"
Biz kaçmadık, hayatı "harcamamaya" karar verdik. O yüzden şimdi, ilişkilerimize azami dikkat sarf etmeliyiz!

Evlilik öldü!
Son yıllarda sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada filmlerde, kitaplarda, basında aşk meselesinden cılkı çıkıncaya kadar bahsedilmesinin nedeni, evlilik kurumunun dayandırılacağı başka bir gerekçenin kalmamasıdır. Üretim ilişkilerinin yapısı, artık herkesin tek başına yaşayabileceği biçimde değişmiştir. Diğer bir deyişle, ekonomik olarak birlikte ayakta durmak fikrine dayanan evlilik kurumu, mesnetsiz hale gelmiştir. Evlilik ölmüştür! Bu yarı ölü kurumu yaşatmak için onu aşka dayandırmaktan başka çare kalmamıştır. Kurulan yeni mantık sana, "Evleneceksen aşık ol; aşık olunca evlen!" demektedir.
Yeni mantığın tökezlediği tek bir yer vradır: Aldatma! Aldatma mevzuunun sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada "trendy" olmasının sebebi de budur. İşte bu sebepten aldatma, garantili bir "çok satan" çelişkidir!

Az satan çelişkiler
Oysa daha hakikatli olduğu için daha az satan iki kişilik çelişkiler vardır ki, onlardan söz etmek her zaman o kadar kolay değildir.
Mesela...
Sonucu bu ilişkinin sona ermesi bile olsa, bana kendim kalmam için hep izin verecek misin?
Sen artık gitmek istediğinde, kurulu manevi düzenimizi bozmamak adına "idare etmeye" gönül eğecek misin? Bunu yapmamayı becerebilecek misin?
Bu ilişki benim ışıklarımı söndürdüğünde, bunu fark etmene rağmen sürmesinde diretmemeyi becerebilecek misin?
Beni, bu ilişkiden daha fazla sevecek misin?
Ya da benzeri işte. Bilirsin...
Aldatmak nedir hakikaten? Çoktan göçmüşlerden Tezer Özlü söylemişti, şöyle demişti yanılmıyorsam:
"Seninle yatarken aldatmıyorum seni. Yetmez mi?"