Dün kaç kişi öldün sen?

Dün kaç kişi öldün sen?


Bazen oluyor ya, mektuplar yazıyorsunuz, "Tam da ben nasıl hissettiysem öyle yazılmış bu yazı" diye. İki yıldır. Yoksa daha mı fazla? Ben sizin "kalbinizin tercümanı" değilim oysa. Kendiminkinin bile değilim ya... Neyse... Ama bir şey var, tuhaf şey. Sağ bacağı sakat bir adam görüyorum mesela. Sağ bacağıma bir şey oluyor, soğuyor sanki, yok kadar soğuyor. Sol kolu olmayan bir kadınla sol kolum olmuyor benim de. Belki de eziliyorum benim bir sol kolum var diye, ne bileyim, öyle. İhtiyar köpeklerle yavaşlayıp, birbirinden sarkarak yürüyen çocuklarla göğsümde taylar koşuyor merdivenlerden aşağı... Beyaz bir naylon torba uçtu dün mesela, bir ara sokakta, uçtum ben de. Eğleniyordu sanki naylon, keyfine bakıyordu bir bakıma. Ben de baktım, naylon bakıyor ya... Sonra düştüm... Bir uçakla düştüm. Çakıldım toprağa... Dün ben kaç kişi öldüm? 70 küsur mu? Kaç kişi kurtuldunuz dün siz? Beş mi?
Dün kaç kişi öldük biz bok yoluna? Toplam olarak ama!
***
"Ülke güvenliği için" bir cihazın takılmasından kaçınılmış hava alanına. Diyorlar ki, o yüzden çakılmış bir uçak toprağa. Bu ülkede, bu ülkenin insanlarından daha önemli bir şey mi var acaba?! O şey nedir hakikaten? Bizden daha önemli olan? Bizim nehre kapılmış karıncalar gibi ölmemizi gerektiren? Hatta "Niye böyle oluyor?" diye sorduğumuz zaman suçlu ve hain ilan edildiğimiz? Bir yaşında bir çocuğun kalbi bir üniversitede bir makineye bağlanmış şimdi. Tıp tıp tıp... tıp.. tıp... .... ....
Değdi mi?
O kalpçik ne kadar olabilir ki? Kibrit kutusu kadar var mıdır mesela? Daha mı küçüktür yoksa?.. Değdi mi? "Büyüklerimiz" daha iyi bilirler. Onlar kibrit kutusu kalpler konusunda azami derecede tecrübelidirler!
***
Aynı uçaklarla Diyarbakır’a gidip geliyorum ben de. Her seferinde üç beş kişi gözlerimizden yaşlar gelerek tutuyoruz kulaklarımızı. Basınçtan mıdır, neydendir, bir şeyden, kafamız patlayacak gibi oluyor uçak alçalırken. Hostesi çağırıyoruz. Hostes şöyle diyor, üç seferdir:
"Bize bir şey olmuyoor!"
Acı bu ülkede neden bu kadar önemsiz oluyor? Bedensel, içsel acı, neden bu kadar kıymetsiz? Çok bulunan mallar gibi niye deniz kenarlarına dökülüyoruz biz? Tesadüfen yaşadığımız bir ülke bizimkisi, acımız tedavülden kalkmış banknotlar kadar değersiz.
Tıp... tıp... ... ... Değer mi?
Dün siz kaç kişi ölmüştünüz acaba? Kaç kişi yaralı kurtuldunuz düşen bir uçaktan? Kurtulabildiniz mi?
Ve bu ülke bu ülkede yaşayan insanlardan başka nedir ki? Hepsi ölse, kalır mı geriye bir ülke? Hepsi bir gün gitse... Sessizce toplayıp çantasını, tıpkı aslında yapıyor oldukları gibi, gidiverse, bu çok kıymetli topraklar, güvenlikten sorumlu olanların elinde kalıverse...
Tıp... tıp... ... ... Ülke mi kalır geriye