Final Fantasy: Teflon İnsanlar

Final Fantasy: Teflon İnsanlar



Urban Bugs" diye yeni bir mesele var. Şehir Böcekleri! Şehir Böcekleri, "clubber" (kulüpçü) tabir edilen ve geceleri kulüp kulüp dolaşarak techno-style çerçevesinde eğlenen, kentli, orta sınıf ve üstü genç insanların katıldığı açık hava partilerinin Kilyos’ta yapılan sonuncusunda ortaya çıkan "grup ismi". Bütün dünyada benzerleri bulunan Şehir Böcekleri’nin ismini partiyi düzenleyen borsacı, işadamı genç insanlar bulmuşlar. Ama öyle görünüyor ki, böcek (İngilizce söylendiğinde sanki kulağa daha "şirin" geliyor değil mi?) sıfatı pek de icat edilmiş gibi değil. Daha çok bir teşhis kıymeti var bu sıfatın. Şöyle ki...

Serbest böcek çağrışımları: Sessizce sıvışmak, gizlenmek, istenmemek, peşinde hep kendinde büyük bir düşmanın olduğu bir kaçak, oradan oraya karanlık köşelerde gezmek...
Kafkaesk olamayacak kadar çizgi film renkleriyle donanmış vaziyetteler, ama Kafka’nın insanın böceğe dönüşümünü anlatan "Metamorfoz" adlı kitabıyla anlamsal düzeyde bir benzeşmeleri var. Böcekler gibi sessizler; konuşmaktan ziyade yüksek sesli techno müzik içinde hercümerç olmayı tercih ediyorlar. Tıpkı böcekler gibi karanlık bastığı anda hareket etmeye başlıyorlar. Gizleniyorlar; çünkü, Türkiye’de onların kesintisiz eğlenme talebini karşılayacak bir meşruiyet düzeyi yok. Başka işler yaptıkları gündüz hayatlarından "sıvışıp", tıpkı böcekler gibi karanlık "kulüpler" arasında dolaşıyorlar.
Geçtiğimiz yüzyılda gençlerin eğlenme biçimleri ve dinledikleri müzikler bir karşı koyuş işlevi, hiç değilse azıcık ideoloji taşırken, onlar şimdi emniyetli ve dışarıya kapalı alanlarda bir önceki kuşağı hiç endişelendirmeyecek biçimde eğleniyorlar. Yani yine böcek (beetle) sözcüğüne gönderme yapılarak oluşturulmuş Beatles’lar dünya barışından bahsederken böcekleşen "zararsız çocuklar" pek bir şeyden bahsetmiyorlar.

Techno müziğin en temel ritmi kalp ritmidir. Yani ana rahminde duyduğumuz. Hayat bizi hırpaladığında güven duyulan birinin göğsüne yatma isteğimizin asıl sebebi ana rahminde duyduğumuz o sesle tekrar etmek istediğimiz rahmin emniyeti değil midir zaten? Techno club’ların sunduğu da kalabalıklar halinde böyle bir bebekleşme, çocuklaşma konforudur. Müziğin "anne kalbi" ritmiyle sanki o ılık, koruyucu sıvıyla dolu kesenin içine giriyor insanlar. Kalabalıklar halinde bir anne rahmi simülasyonu yaşanıyor aslında. Diğer yandan bu çocuklaşma yanılsamasına "mangalar" (Kült Japon animasyon serileri) da eşlik ediyor. Techno club’lardaki insanlar da bu yanılsama doğrultusunda hareket ediyor. Fazla hareket etmeye gerek olmayan, tıpkı rahimdeki sallanmaya benzeyen bir dans ediliyor.

Sistemin başarısıdır bu. İnsanoğlunu "teflonlaştırmıştır". Kendilerine konan çok doğru isimle "urban bugölar da bu "teflon insanın" Türkiye’deki öncüleridir. Hiçbir ideolojiye "yapışmadan", sadece eğlenme "işi", hep daha çok eğlenme işi üzerinde yoğunlaşan bir kitle. İnsan beyninin hayata müdahale edebilecek sonsuz olanaklarını kullanılmaz hale getirerek insanoğlunu çocuklaştıran sistem, onlara bu dayanılmaz boşluğu sonsuz hazla doldurmayı vaat etmiş ve zararsız çocuklar bu sözleşmeyi imzalamış. Yeni çağın insanı dijital ritimlerle ana rahmi illüzyonu yaşamak isteyen, bu hayatın sınırlarından bir bilgisayar oyunu alemine geçerek sıvışmak isteyen böceksi çocuklardır
Dijital uygarlık, tıpkı Final Fantasy adlı çizgi filmde olduğu gibi gitgide daha çok gerçeğe benzeyen bir düzlem kurarken sanki gerçek insanlar da gitgide daha çok dijital insanları taklit etmeye başlamıştır. Bugün İngiltere’de genç kadınların Final Fantasy’nin baş kadın kahramanı Aki’yi taklit etmeye başladıklarının gündeme gelmesi bir tesadüf değildir. Yeni çağın insanı dijital ritimlerle ana rahmi illüzyonu yaşamak, bu hayatın sınırlarından bir bilgisayar oyunu alemine geçerek sıvışmak isteyen böceksi çocuklardır! n