Götürülenler- götürülmeyenler

'Ya Allah bismillah çekmiş AKP yiğitleri surları dövüyor..' Ece Temelkuran gözaltıları yorumluyor...

Dağların karnının çokuluslu şirketler tarafından deşilmesine, denizlerin tesettür oteli yapımı için toz toprak doldurulmasına, türbe yeşili pantolonlu adamların aç gözlerle ‘Daha da daha da’ diyerek bu yeni toprakları ele geçirmesine... İşte bütün bunlara ancak bu kadar dayanabildi Latife. Şöyle kallavi, çift ş’li ‘aşşağılık politikalar’ deyiverdi. Tabii o zaman da AKP’li kasaba beyi, festival protokolü sırasından fırladı ve patladı:
“Paranı ben verdim! Susacaksın!”
Latife kaçın kurrası, geri adım atar mı hiç:
“Al sana olay çıkarıyorum işte, tutuklatabiliyorsan tutuklat!”
Gecekondu örgütlenmelerinde polisle, faşistle boğazlaşmış solcu bir kadınla AKP’nin “somun demokratı” bir olur mu hiç? Tabii ki AKP’li fatura filan gösteriyor:
“Uçak parasını ben verdim onun! Susacak.”
Susmak o kadar ucuz olsa onca insan ölür müydü bu ülkede? Susulmuyor, susulmayacak tabii. Ama ya yarın yazar Latife Tekin için kalkıp de Ergenekoncu derlerse? 

Sinan Aygün’ü savunmak
Dün sabah, 24 kişi, 13 aydır iddianamesi yazılamayan, ‘şehir efsanesi’nden hallice bir hali olan Ergenekon davası kapsamında gözaltına alındı. Bu gözaltılar o kadar acayip ki İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı “Olaydan haberim yok” diyor. Ve her nasılsa bu gözaltılar AKP’nin kapatma davasıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nde kritik bir gün yaşanırken oluyor. ‘Devletin kalelerini’ fetih etmek niyetiyle ‘Ya Allah bismillah’ çekmiş AKP yiğitleri surları dövüyor:
“Allahallahallah!”
İktidarın bu arsız güç kullanımına, hukuk dışı bu kısasa kısas hamlığına tam söz söyleyeceksiniz, gözaltına alınan isimlere bakıyorsunuz. Arada bir isim:
Sinan Aygün!
Ben şimdi oturup Sinan Aygün’ün gözaltına alınmasını eleştiren, Aygün’ü savunan bir yazı mı yazacağım?
İnsanın içinden gelmiyor tabii. Ama sonra...

Seni kim savunacak?
Ya yarın Latife’nin Ergenekon çetesiyle bir bağlantısı bulunuverirse? Niye bulunmasın? Bağlantısı bulunanların bağlantısı ispatlandı mı ki bulunmayanların bağlantısı ispatlanamasın!
Ya böyle bir şey olursa ne yapacağız? Mesela yarın öbür gün beni de alırlarsa? Sizi de alırlarsa? Kuafördeki manikürcü kız, “Suçları olmasa gözaltına almazlardı” diyor televizyondaki haberleri izlerken. Siz de mi manikürcü kız gibi düşünüyorsunuz? Ya benim, ya senin hakkında da sadece manikürcü kız gibi düşünenler konuşursa televizyonlarda? 

Ağlak totaliterler
Götürülenlerin söyledikleri hemen hemen hiçbir şeye katılmıyorum. Ama daha çok katılmadığım şey bu ülkenin, herkesin bir sabah alıp götürülebileceği bir yer olarak kalması. Bu yeni değil elbette. Biz görmeden kimler, kimler götürüldü bu ülkede yıllardır.
Ve buna mukabil kimler kimler götürülmedi, yıllardır! Bugün Sivas Katliamı’nın yıldönümü. Dönemin Refah Partili Belediye Meclis Üyesi Cafer Erçakmak yıllardır bulunmadığı gibi aranmıyor da.
Kimse onu alıp bir sabah götüremiyor! Aziz Nesin’in yangından kurtulmasını engellemeye çalışan, bütün gazetelerde fotoğrafları yayımlanan bu adam bir türlü bir çeteye dahil edilemiyor, bir türlü tehlikeli bulunmuyor. Bu adam gibi daha kimler kimler var götürülmeyen?
Bugünlerde iyi düşünün o yüzden. Götürülmeyenlere ne kadar yakınsınız? Götürülenlere ne kadar uzak olduğunuzu düşünmeyin. Götürülmeyenlere ne kadar yakın olduğunuzu düşünün. İyi düşünün.