Haysiyet meselesi

Kıyıdan "Birey ve toplumun hürriyeti, adalet ve barış içinde bir arada yaşamasını sağlamak amacıyla herkesin insan haysiyetinden kaynaklanan evrensel hak ve hürriyetlerini güvence altına alan, farklılıkları kültürel zenginliğin kaynağı olarak görüp her türlü ayrımcılığı reddeden..."Gibi ...Düşünüyor insan tabii:Anlamlarını boşalttıktan sonra istediğin kadar söyle sözcükleri; kaç yazar?!Bu ülkeye, şimdi, bugün, en özgürlükçü, en eşitlikçi, en gelişmiş anayasayı ver; kim takar?!Mesela ... Nihayet açıklanan anayasa taslağının giriş metnini okurken gidip gelip "haysiyet" sözcüğüne takıldım. Tumturaklı, havalı, son derece Avrupai cümleler var giriş metninde. Hep özgürlükle ilgili, ayrımcılık karşıtlığı üzerine ve ille de haysiyete dair. Başlangıç metninde kulağa şarkı gibi gelen sözcükler: Arkadaşımız Hrant Dink'in katil zanlısına hep birlikte çok "saygı" duyuyoruz. Hâlâ O.S. diyoruz ona. Çünkü yaşı resmi olarak hâlâ 17. Kemik yaşı Adli Tıp tarafından 19 olarak saptandı. Müdahil avukatlar zanlının yaşının küçüklüğü sebebiyle dava üzerine konulan gizlilik kararının kaldırılmasını isteyecek. Erdal Eren geliyor aklıma. Darbe yıllarında, 16 yaşındayken "kemik yaşı 18'dir" diye verdirilen Adli Tıp raporuyla Kenan Evren tarafından astırılan. Hrant Dink'in katil zanlısı kadar "saygı" görmemişti asılırken. Şimdi mahkemenin kararına göre göreceğiz bu memleket neye saygı duyuyor. Bu memleketin "haysiyeti" nerede? Katillerin kemiklerini ince eleyip sık dokuyanlar mağdurların da kemiklerine aynı saygıyı gösterecek mi? Çünkü öldüğünde çok gençti Hrant'ın kemik yaşı. Hrant'ın 'kemik yaşı' Her türlü rezalet icra edildi ekranlarda, insan onuruyla her türlü oynandı bugüne kadar. Yeniden sahne alıyor rezillik:"Hayalin İçin Söyle" adlı yarışmada yoksullara şarkı söyletiliyor. Ne kadar bahtsız ve yoksul olduklarını anlatmak istemeyenlere yoksulların bacısı Seda Sayan ile bahtsızların dert babası İbrahim Tatlıses bağırıyor:"Sana yapılan tecavüzün, yaşadığın yoksulluğunun bütün ayrıntıları anlatacaksın. Format böyle!"Devam ediyorlar utanmadan:"Bu program sosyal sorumluluk projesidir!"Gevrek gevrek alkışlıyor kalabalık. Bu memleketin haysiyeti çiğnenip çiğnenip atılmadı mı kaç kere? Çürük sakız gibi şimdi istediğin kadar haysiyet de. Yoksa "format" mı böyle? İbo ile Seda'nın 'haysiyeti' Genç Türk erkekleri rahatsız! Yabancı kadınlara toplu olarak tecavüz etmek istiyorlar Taksim Meydanı'nda! Yabancı kadınların bedenlerini darül harp olarak görüyorlar, hepimiz bilmiyor muyuz bunu! Neyse cezası ödeyip kadınları ellemek istiyorlar. Cezası da 57 lira! O kadınlar Türk olsaydı, haydi daha ileri gidelim, başörtülü olsalardı böyle mi olacaktı acaba? Gazeteler "Tacizci İranlı çıktı" diye bir günlüğüne sevindi. Ertesi gün anlaşıldı ki adamcağız bizim gençlerden kurtarmaya çalışıyor iki turist kadını. Kurtarmaya çalışan da suçlu olan da aynı anda salıverildi. Bu, bu memleketin haysiyetini ortalık malı yapmadı mı? Ve tacizcilerin kız kardeşleri, eşleri, sevgilileri nerede? Onlar o yüzden oturtuluyorlar evlerinde. Çünkü biliyor ki genç erkekler, sokaklar kendileri gibilerle dolu. Ondan sonra istediğin kadar "ayrımcılık karşıtı" de. İstersen bin kere söyle. Tacizi ödüllendire ödüllendire haysiyet mi kalır Türk erkeğinde! Turist kadın darül harptir! Vuranın, dövenin, kafamıza darbe indirenin cezalandırılmadığı bir ülkede kimin onuru kalır? Enteresandır, darbecilerin yargılanmasına engel oluşturan anayasa maddesinin akıbeti Başbakan'a bırakılmış. Düşünüp taşınıp karar verecek. Bu memleketin siyasi ve toplumsal haysiyetiyle ilgili en önemli maddeye Tayyip Bey karar verecek. Bu maddeyi değiştirmedikten sonra "haysiyetli bir anayasa" olabilir mi yeni anayasa?Haysiyetsizleştirilmiş bir topluma kaç kere haysiyet dersen kapanır bu yara? ecetem@hotmail.com Haysiyetli anayasa