Hrant kaç kere ölür?

Kıyıdan "... sanıkların ayrı ayrı kişilikleri, eylemlerinin özellikleri dikkate alınarak..."Hukukun üstünlüğünün kabul edildiği ülkelerde yasa karşısında herkes eşittir, eşit olmalıdır. Sizin kim olduğunuzla, hele "kişiliğinizle" hiç ilgilenmez yasa. Hele hele ceza hukukunda tavizsiz bir biçimde geçerlidir bu. Ama geçtiğimiz perşembe günü Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi, Hrant Dink'in oğlu Arat Dink ve Sarkis Seropyan'la ilgili karar alırken, gerekçesinde yazılı olarak belirttiği üzere, kişilerin "kişiliklerini" dikkate aldı. Arat ve Serop'un kişilikleri nasıldı acaba ki kendilerine isnat edilen suçun hem de üst sınırı olan 1 yıl hapis cezasına çarptırıldılar? Geçtiğimiz perşembe günü bir mahkemeden bir karar çıktı. Ne kararı, ne için verildi, kime ceza verildi, bunu hiç bilmeden kararın kısa gerekçesinde geçen şu cümleleri dikkatinize sunuyorum: Ülkücülerin devam ettiği bir mahalle kahvesindeki bir bıçkın çocuğun yasalar önünde Türklerle Ermenilerin, ya da Müslümanlarla gayrimüslimlerin eşit olmadığını zannetmesi mümkündür. Buna inanması, hatta bunu savunması da mümkündür. Ama bir yasa uygulayıcının, anayasanın emrettiği bu eşitliği bilmemesi, bunun tersini ima eden bir karar vermesi... Bilemiyorum. Agop, Ali ile eşit midir? Dava, bundan bir yıl önce 18 Eylül 2006'da açılmıştı. Sanıklar, Hrant Dink, Arat Dink ve Sarkis Seropyan idi. İlk duruşma tarihi 18 Nisan 2007 olarak saptanmıştı. İlk duruşmadan önce Hrant Dink, ensesine tek kurşun sıkılarak öldürüldü. Bu nedenle ilk duruşma 14 Haziran 2007'de yapıldı. Daha açık söyleyeyim:Arat, babasının öldürülmesinden sadece beş ay sonra tıpkı babası gibi TCK 301. maddesinden yargılanıyordu!Niye? Hrant, bir yabancı yayın organına 1915 olaylarının tartışılması gerektiğini söylemiş. Bütün gazeteler bunu haber yapmış. Ama bu haberi Agos yayımlayınca gazetenin Yazı İşleri Müdürü Arat Dink ve imtiyaz sahibi Sarkis Seropyan'a dava açılması gereği görülmüştü. Çünkü biliyorsunuz, kişiler gibi gazeteler de yasa karşısında eşit olmayabiliyor. Ve sonuçta Arat Dink ve Sarkis Seropyan, geçtiğimiz perşembe günü 1 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Gazeteler eşit midir? Alay ediliyormuş gibi geliyor bazen bana. Benimle, bizimle, insanlarla alay ediliyormuş gibi geliyor. Sanki Hrant'ı bu TCK 301. maddeye ve Türkiye'de yükselen milliyetçiliğe kurban vermemişiz gibi şimdi aynı şeyler, olayın üzerinden henüz bir yıl bile geçmeden oğlu için tekrarlanıyor. Ne idüğü belirsiz TCK 301. madde için "Uygulamaya girsin bakalım neler olacak" diyenler görüyordur herhalde bu yasanın nasıl uygulanabildiğini. Sanırım bu kararlar yeterince açıktır. Şaka mı bu? Yoksa bu ülke Ermeni vatandaşlarına "Artık siz tası tarağı toplayıp buralardan gidin" mi demek istemektedir? Arat'a, "Baban yetmedi" mi demek istemektedir? Bu ülke, bu ülkenin yargısı ne demek istemektedir? Bunu Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin gerekçeli uzun kararında hep birlikte okumayı bekliyoruz. Şu "kişilikler" meselesi neymiş, "eylemlerin özellikleri" ne demekmiş, bunu öğrenmek istiyoruz. Hrant'ı daha kaç kere öldürmek istiyorlar, bilmek istiyoruz. Bir de o şiirin o mısrasını hediye etmek isterim sayın yargı organlarına:"Sizin hiç babanız öldü mü?"İçimden gelerek, ta içimden gelerek... ecetem@hotmail.com Ermeniler artık gitsin mi?