Kadın gövdesinin yeni tanrısı

Türkiye'de son beş yılda ne olduysa birden herkesin burnunda "deviasyon" oluştu. Burnu bandajlı gezen herkes bu bahaneyi mi uyduruyor, yoksa hakikaten memlekette nicedir farkına varılmamış bir deviasyon hadisesi mi vardı da aniden fark edildi? Büyük bir muamma! Ama burnu bandajlı bir kadın kalabalığı oluyor etrafta nicedir. Genellikle de şubat tatillerine denk geliyor bu deviasyon operasyonları. Yani bir deviasyon, bir deviasyon, sorma! Tabii "açtırmışken" düzeltiliyor da. Benim anlamadığım o büyük acıya nasıl cesaret edildiği. Hiç burnunuz kırıldı mı? Benim habere giderken bir kez kırılmıştı saçma sapan bir biçimde. Benim "operasyonu" Hacettepe'de akşam namazından dönen tokyolu bir asistan yapmıştı, çelik bir çubukla... Çok büyük ameliyat acısı bile burun kırığının yanında çiğdem çekirdek kalır. Beyne yakın olduğu için mi her nedense müthiş can yakan bir olaydır bu burun kırılması. Bu acıya neden peki katlanır kadınlar? Nasıl? Beş yıl önce sorsalar herhalde "Ben tanımam, hiç görmedim" derdim. Ama artık ben bile estetik cerrahinin tezgâhından geçmiş birkaç kişi tanıyorum. Sanırım bunun sebebi, memleketimizi aniden etkisi altına alan "deviasyon felaketi"! Yoksa kadınların gövdeleri en başından beri bir tanrı için çile çekmeye mi ayarlıdır? Burunlarını kırdıran, memelerini biçtiren, karınlarında hafriyat çalışması yaptıran kadınların, acı çekmeye antrenmanlı olmalı etleri. Genlerine nakşedilmiş bir gövdeye acı çektirme bilgisi olmalı kadınlarda. Tıpkı eski çağlarda kurban eder gibi gövdelerini tanrılara ya da kapatırken gövdelerini tanrıları için, şimdi de gövdelerini uğruna tarumar edecekleri yeni bir tanrı mı buldular kendilerine? Deviasyon yalanı uydurup çekiçlerin, keserlerin, nacakların altına bu kadar kitleler halinde yatabildiklerine göre... Çünkü eskiden süper star'ların yaptırdığı bir şeyken estetik ameliyat, artık para biriktiren ev kızlarının, üç kuruşa çalışan trikotajcı kızların bile kalkınma planları dahilinde... Bir tanrı, yeni bir gövde dini var kadınların gövdelerini isteyen yine. Stardan ev kızına Görünmediğinde yok sayıldığın, yok sayıldığın için de yok olduğun bir dünyada görünmek zorundasındır. Yaşamak için görünmek mecburi. Görünmek için de bakılmak gerekir. Baktırmalısın! Gövde için yeni tanrının gönderdiği yeni kitabın birinci cümlesi bu: "Önce görüntü vardı!"Tanrının birinci emri ise "Kendine baktır!" olabilir bu durumda. İkinci emri, "Yaşlanma!". Sonrasını tahmin edersiniz: Şişmanlama! Sarkma! Çizikleri sildir! Yaşadığından hiçbir iz kalmasın suratında! Çünkü bu yeni dinde, estetik cerrahiyle kendini sistemin tanrılarına kurban eden yeni rahibelerin (!) tanrı ve tanrının gönderdiği erkekler tarafından sevilmesi, dokunulmaya değer bulunması için kemersiz ve kişiliksiz burunları, çocuk doğurmamış gibi yapan karınları, hiç öpülmemiş gibi duran yanakları, şişirilip çektirilmiş memeleri olmak zorunda. Kadınların artık var olmak için gövdelerine acı çektirmeleri gerek. Yoksa "çirkinliğin" cehenneminde yanarlar. Yapayalnız kalırlar... Güzellik için değil yani var olmak için kadınlar, bıçaklarla karşılaşmak zorundalar... Bu yüzden yeni dinin yeni ruhban sınıfı olan estetik cerrahlar tarafından bıçaklarla vaftiz edilmeliler. Acı, acıya alışkın kadın gövdelerinden bir kez daha var olmak ve sevilmek için geçmek zorunda... Yorgun işçi kız gövdeleri bile "aforoz" edilmemek için kendini yeniden acıtmak zorunda! ecetem@hotmail.com Var eden memeler