Kadraj

Dünkü gazetelerden Hürriyet ve Yeni Şafak’a bakınız. Dersimli kardeş! Bilhassa sen bak.
Şimdi Erman Toroğlu olmak vardı:
“Gösterelim Uğur’cum! İki fotoğrafı koyalım yan yana. Evet, ne görüyoruz hocam?”
Söyleyeyim ne görüyoruz. Hürriyet’in manşet üzerine taşıdığı fotoğrafta şezlonglarda bikinili Dersimliler uzanmış. ‘Munzur’da huzur’ görüntüsünde bol miktarda kadın vücudu.
Türk gazeteciliği memeyi, popoyu hep sevmiştir, şaşırtıcı bir şey yok. Hatta öyle ki gazetelerimizin internet sitelerine eğer yurtdışında bir yerde bakarsanız insanlar sizin erotik sitelerde ‘sörf’ yaptığınızı bile sanabilir.
Hülya Avşar’ın memelerinin altında Kürt meselesine dair ciddi bir haberin durduğunu anlatmakta biraz güçlük çekebilirsiniz. Neyse...

Huzur erkekte!
Dönelim hikâyeye. Hürriyet’in bikinili fotoğrafı manşet üzerindeyken aynı esnada Yeni Şafak’ın manşet üzerinde:
Yine Munzur, yine ‘Munzur’da huzur’ tablosu. Ve fakaaat! Yeni Şafak’ın Munzur’unda mayolu kadın yok. Ben bir tane elbiseyle suya girmiş, çıkmış bir kadın görebildim, iki tane de küçük kız çocuğu. Geri kalanı hep erkek.
Niye? Çünkü Yeni Şafak’a göre Dersimliler erkeklerden müteşekkil. Tunceli’de kadın yok! Varsa da onlar sıcaklanmaz, suya girmez, girseler bile görünmezler.
Tartışıyorlar ya ‘fotoshop güzeli’ mi vesaire diye; Yeni Şafak’ın Tunceli’si ‘fotoshop erkeği’!
Şimdi tabii ben merak ediyorum:
Türkiye’nin en Batılı memleketlerinden biri olan Dersim’de Yeni Şafak’taki fotoğrafı çeken muhabir arkadaşımız nasıl yapmış da kadınsız bir fotoğraf çekmeyi becermiş?
Hürriyet’teki fotoğrafı çeken foto-muhabir arkadaşın o kadar zorlandığını sanmıyorum, zira Dersim en kadın dostu memleketlerden biridir.
Neredeyse İzmir kadar vardır yani.

Kadınlar sudan çıksın!
İki gazetenin manşeti de gerçeği belli bir biçimde kadrajlamış, eyvallah. Fakat bu kadraj meselesi, gerçeği nasıl görmek ve göstermek istediğimizle ilgili olduğu kadar gerçekle ilgili neyi dilediğimizi, beklediğimizi de anlatır.
Şimdi, o vakit, Yeni Şafak’ın dileği bir gün Dersim’de sadece erkeklerin suya girmesi midir? Kadınlar olmasın mıdır?
Tamam, internet sitelerinden kâğıt baskıya kadar diğer gazetelerin birer erotik karnaval şeklinde basılması, tiksindirici bir müstehcenliğin basını ele geçirmiş olması bir derttir. Ama bu ‘Kadın kalmasın!’ anlayışı da ayrı derttir!

Fotoshop erkeği!
Gazeteci kimdir? Hikâyenin kadrajını kesmeden vermeye cesaret edendir. Doğru kadraj şudur:
Munzur’a şambrelli, donlu erkekler, şalvarlı ve bikinili kadınlar birlikte girmektedirler. Donla, şambrelle ya da bikiniyle sorunu olanlar, bir zahmet alışmaya çalışsınlar. Bu memleket böyle bir memleket. Ancak bunun resmini gösteren gazete, gazetecilik yapmış sayılır. Gerisi yanlış kadrajlanmış fotoğraftır.
Ne “Bakınız Tunceli’de bikini giyiyorlar” hayreti ne de “Allah’a şükür, Tunceli’de bikini giyen yok” cahilliği bize Türkiye’yi anlatmaz. Bikini hayreti Dersimlilere en azından “Eee? Yani?” dedirtir, ‘fotoshop erkeği’ ise bütün memlekete “Bu fotoğrafın diğer yarısı nerede?” diye sordurur.
Gazetecinin gerçeğin ‘beğendiği’ kısmını göstermek gibi bir lüksü yoktur, tamamını anlatmak gibi bir mecburiyeti vardır.
Üstelik bu işlerden biraz anlayan biri olarak söyleyeyim, şambrelle, donla, bikiniyi aynı karede gösteren fotoğraf, ‘seksi haberdir’!