Kerinçsiz Abi'nin başına gelenler

SİVİL SELAMİ'NİN NOT DEFTERİNDEN "Teşkilata" kabulü için bağımsız olarak yararlılıklar gösteren, boynu bükük, bağrı yanık fakat kuyruğu dik ve bıyıkları sivri Türk genci Selami, namı diğer Sivil Selami, Kemal Kerinçsiz'in üyesi olduğu Büyük Hukuk Birliği Derneği'nin dağılışını haber alır. Okuyacaklarınız, onun, "abilerin" gözüne girmek ümidiyle ve ancak en harbi Türk gencindeki bir disiplin içinde tuttuğu notlardan bazılarıdır: Kafam bozuk sayın günlük,Niye diye soracak olursan, Kemal Abi zor durumda. Bu memlekete, mahkeme önlerinde, nice vatan haininin fotoğraflarını yerde çiğneyerek olsun, kafalarına zerzevat atarak olsun hizmet etmiş kusursuz bir şahsiyet nasıl olur da iftiraya uğrar! "Bilinmeyen unsurlar ve oluşumlarla ilişkisi" diyor dernekten istifa edip abimizi davada yalnız bırakanlar. Olabilir mi? Sonra, "Kendini marka yapmaya çalışıyor" demişler. Velev ki doğru, bir Türk genci, hassas milli duyguları olan bir vatan evladı marka olamaz mı? Kahrolsun vatanseverin marka olamayacağını düşünen sığ anlayış! 14.12.2006 Derneğe istifasını verenler, abimizden desteğini hiç esirgemeyen, adları sol olsa da milli hassasiyetlerine bağlı kalmış Türk solu dergisini Amerikalıların kurdurduğunu söylüyor. Bilmiyorum, Amerikalılar olaya girince iş değişir. "Sivil Örümceğin Ağı"na Kemal Abi de takılmış olabilir mi? Bush direkman Kemal Abi'yle görüşmüş müdür? Bush'un Kemal Abi'yle görüşmediğini nasıl ispatlayabilirim? 14.12.2006 saat 03.30 Çok düşünen kafalara fena fikirlerin üşüştüğü doğruymuş, içime bir kurt düştü. Niye olmasın? Düşman aramızda olabilir. Ya teşkilatın haberi yoksa? Karar verdim, sorumluluk benim omuzlarımda.Bu işi çözeceğim. Olmadı, gidip Kerinçsiz Abi'mle yüz yüze görüşeceğim. "Abi yalan mıydı?" diyeceğim açık açık, "Abi, biz sana boşuna mı inandık be?" Elif Şafak'ın fotoğraflarını yakıp onu içimizden fışkıran Türklük ateşiyle doğumunda bile rahat bırakmazken, Hrant Dink Ermeni'sini mahkeme önünde yumruklarken, Türk düşmanı Orhan Pamuk'u öfkemizle boğarken... "Abi" diyeceğim... Gözlerim doluyor Allah'ım. Hiç olmadı "Kerinçsiz Abi" diye sesleneceğim, "İçimden bu zalim şüpheyi kaldır, ya sen gel ya beni oraya aldır". Hani yani bağlantıları varsa hakkaten şey de yapmış olmayalım yani. Yoksa ben de mi sivil örümceğin ağına... Olamaz, olamaz. Uyumalıyım. 14.12. 2006 saat 7.00 Geçen günlerde Prof. Dr. Dehen Altıner'in fakülte dekanlığına karşı kendisine adaletsiz davranıldığını iddia ederek açıp kazandığı tazminat davasıyla ilgili yazdığım yazı üzerine Marmara Üniversitesi öğretim üyeleri ve görevlilerinden bir açıklama geldi. İmzaları gönderenler şunu diyor:"Fakültemizde iddia edildiğinin aksine özgür, adil ve bilimsel bir çalışma ortamının bulunduğunu belirtir, değerli basınımızın bu durumla ilgili düzeltmeyi en kısa zamanda yapacağına olan inancımızı vurgulamak isteriz."Biz de yayımlıyoruz. ecetem@hotmail.com 63 imza ve açıklama