Marksist ülkücüler ve vatansever Baykal

Önce MHP Ankara İl Başkanı Ömer Demirel, durup dururken nedamet getirdi ve şöyle dedi:"Eskiden çok kızardık ama Marksistlerin dediği bir şey çok doğruymuş: Ekonomik olarak bağımlıysanız siyasi olarak bağımsız olamazsınız."Geç olsun, güç olmasın. Hoş bir gelişmedir. En azından şiddet kültürünün yüceltildiği Ülkücü gelenekten gelen birilerinin bir mevzu üzerinde sakince düşünüp "can düşmanına" hak vermek gibi yeni bir alışkanlık edinmesi olumlu algılanmalı. Marksistlerin haklarının teslim edilmesine, üstelik bunun MHP'liler tarafından yapılmasına ihtiyacı var mıydı, onu bilemiyoruz elbette. Diğer kanatta ise CHP lideri Deniz Baykal, "sağa kayacaklarını" açıkladığından beri geleneksel sol dediğimiz kanatta da bir dalgalanma yaşanmaya başlandı. Baykal, birkaç gün önce basınla yaptığı sohbet toplantısı sırasında "vatansever sol" olduklarını açıkladı. Böylece "vatansever olmayan" bir sol olduğunu da söylemiş ve kendilerini onlardan ayırmış oldu. Vatanseverliğine kanıt olarak da Güneydoğu'da ölen askerlerin cenazelerine gittiğini, Bosna'daki kadınları ziyaret ettiğini söyledi. "O askerler bizim canımız değil mi?" diye sordu. Askerlik yapan insanlar da bizim canımız elbette. Ben şahsen bunu söylemeyen ve kendini solda tarif eden bir kişiyle henüz karşılaşmadım zaten. Mesele şudur ki, o askerlerin savaşmaması gerektiğini, savaşın olmaması gerektiğini söylemeyen bir insan hâlâ solcu mudur? Solu "vatansever" olmamakla itham edenlere ne deriz biz? Ve diğer yandan elbette artık Baykal için bu soruları sormaya bile gerek var mıdır? Erken seçim sözü bir kere ağızdan çıktı mı kelebek etkisiyle siyasi âlemdeki herkesin ruh hali şöyle bir dalgalanıyor elbette. Son birkaç gündür yaşadığımız gelişmeleri buna bağlamak lazım herhalde. Yeni Ceza Yasası "çalışmaya" başladı. Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni, Birgün gazetesi köşe yazarı Hrant Dink, 301. maddeye dayanarak düşüncesini açıkladığı için ceza aldı. Bu durumdan rahatsız olan insanlar bir imza metni hazırladı. Şöyle:"Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in, yeni Ceza Yasası'nın 301. maddesine dayandırılarak suç sayılan yazısını fikir özgürlüğü adına savunduğumuzu ve bu "suç"a iştirak ettiğimizi açıklıyoruz.Düşünce ve ifade özgürlüğüne engel olduğu, bu uygulamayla bir kez daha kanıtlanmış olan 301. maddenin acilen kaldırılmasını talep ediyoruz."Bu yasaya kafası bozulanların imzası bekleniyor! İrtibat: Cumhuriyet gazetesi yazarı Oral Çalışlar! ecetem@hotmail.com Suça iştirakimdir!