Mazotsuzlar

Kıyıdan Mazotun fiyatı düşecek!Cem Uzan'ın "propaganda tankerleri"nin peşine takılan liderlerin hepsinin vaadi bu yönde. Dolayısıyla kimsenin endişesi olmasın:Hükümete kim gelirse gelsin mazot ucuzlayacak! Milli mutabakat sağlandı, müsterih olunuz. Öyle bir zaman ki bu seçimlerde hangi partinin birinci çıkacağından seçimlerin olup olmayacağına kadar her şey belirsiz. Seçimden sonra ortaya çıkacak parlamentonun ne kadar görev yapacağı bile şimdiden muamma çukuruna sallandırılmış durumda. Ama bu seçimlere dair bildiğimiz kesin bir şey var: Partilerin yoksullukla ilgili yüksek sesle söyledikleri, altını çizip durdukları en popüler mesele bu. Ama meselenin o kadar da popüler olmayan başka bir yanı var:Yoksullara ne olacak?Yoksulluğa ne olacak?En alttakiler, açlar bir yanda; çalışıyor olmasına rağmen hızla yoksulluk sınırının altına inenler diğer tarafta. Milliyet'te mart ayında yayımlanan, yoksulluk üzerine yaptığım yazı dizisi için İstanbul'un varoşlarını gezdim. Ki İstanbul'un varoşları yoksulluğun başkentidir. Türkiye'deki yoksulluğun nedenlerini ve çeşitlerini bir arada bulabileceğiniz dev bir trajedi laboratuvarı. Bütün o tepeleri gezdikten sonra tespitim şudur:Yoksulluğa ihtiyaç var ama artık yoksullara ihtiyaç yok! Popüler olmayan yoksul Birinin daha çok yemesi için birinin daha az yemesi gerekiyor hâlâ ama artık az yiyenlerle çok yiyenlerin bir arada durması istenmiyor. Bu yüzden yoksullar, hayatın dışına, şehirlerin dışına atılıyor. Şehirlerin, yani yaşayan merkezlerin dışına çıkarıldıkça daha da yoksullaşıp daha da yoksunlaşıyorlar, hayattan yoksun hale getiriliyorlar. Öyle uzaklaştırılıyor ki "merkez"den çoğu yaşadığı mahalleyi söylememek zorunda kalıyor: İş ararken, sevgili ararken, arkadaş olurken. Açlık kadar yakıcıdır bu, açlık kadar keskin. "Adam yerine konulmamak" nedir, açlığı bilenler bunu da bilir. Buenos Aires'te fabrikayı işgal etmiş işçilerin lideri söylemişti bunu:"Biz en çok patronun bize günaydın dememesine öfkeliydik".Hindistan'da seks işçileri sendikasından bir travesti söylemişti:"Bizi insan yerine koymadılar."Los Angeles'ta sokakta yaşayan siyah bir ihtiyar söylemişti:"Sigara verirken elime dokunacak diye ödü kopuyor beyazın."Küçükarmutlu'da genç bir kadın söylemişti:"Kitap okurken görürlerse bizi akıllı maymun zannediyorlar. Bizim de kitap okuyacak kadar insan olduğumuzu anlamıyorlar."Seçim zamanı yaklaşırken bütün meseleyi mazota bağlayanlar bu insanların insan olduğunun farkına varıyor mu peki? 'Lüzumsuz' yoksullar CNN Türk'te bir program yapıyoruz geçen haftadan beri. Şirin Payzın'la birlikte. Adı, "Seçim Zamanı". Perşembeleri akşam saat 9'da. Derdimiz hakikatle konuşmak. Seçim sürecinde konuşulmayanları ama aslında konuşulması gerekenleri seslendirmek. Bunların en başında da yoksulluk meselesi geliyor, her aklı başında insanın kabul edeceği üzere. Ama biz bu meseleyi seçim vaatleri hele hele mazot düzeyinde konuşmayı istemiyoruz. Konuşulması gerektiği gibi insan ve insanın hakikati üzerinden tartışmaya açmak istiyoruz. Milliyet'teki yazı dizisiyle araladığım kapıyı şimdi daha çok açmak ve sorular sormak istiyoruz:Yoksulların seçimi ne olacak?Yoksullar gerçekten seçer mi?Yeni yoksulluk nedir?Şehirlerin anayollarında ellerinde siyah poşetlerle bariyerlerden atlayan bu insanlar karanlığa doğru yürürken neleri taşıyorlar? Nereye gidiyorlar? Kendilerini ve Türkiye'yi nereye götürecekler? ecetem@hotmail.com 'Seçim Zamanı'