Muhalifin ecnebisi iyidir!

Muhalifin ecnebisi iyidir!


Efendim, Noam Chomsky Türk basınının yüksek alakalarına mahzar oldu. Önce Fenerbahçe'ye yeni gelen bir teknik direktör havasında karşılandı. Derken, onunla bir röportaj ayarlamak televizyoncular için bir prestij meselesi haline geldi.Verdiği konferansta "Bizi bizi anlat üstat" tarzı bir atmosferi tesis edildi. Adamcağız "Bu Kürt meselesini ben değil, siz bilmelisiniz" gibi bir cümle sarf edince "Aman efendim, ne demek istedi?" diye bir telaş yaşandı. (Ne diyecek? "Benim ağzımın içine bakacağınıza kafanızı çalıştırın" dedi; kibarca tabii.) Chomsky nereye gidiyor? Ne zaman gidiyor? Bütün program ayrıntılı olarak televizyon haberlerinden ilan edildi. "Müzmin muhalif" nitelemesi her ne kadar gizli bir alay içerse de basın, hastalık çağrıştıran bu sıfatı onun için şirin mi şirin bir övgü olarak kullandı. Velhasıl televizyonlarda, gazetelerde Chomsky'ye bir tür "akça pakça muhalif dede" imajı yakıştırılarak "tehlikesiz" bir şahsiyet haline getirildi. Vesaire vesaire... Nihayetinde saygıda kusur edilmedi tabii, ama bir yandan şu anlaşılmış oldu:
Türk basını muhalifin ecnebisini sever!
Amca niye gelmişti?
Chomsky hakikaten kıymetli bir insandır. Medyayla ilgili yazdıkları bir yana "Dünya Düzeni: Eskisi Yenisi" adlı kitabı, dünyada "aslında" neler olup bittiğini anlamak açısından bulunmaz bir kaynaktır. Kendisi bir çok ABD'li akademisyen gibi iktidarın suyuna gitmek yerine, zekası ve bilgisiyle akıntının tersine, üstelik akıntıyı bozacak şekilde kürek çekmeyi becerebilen bir şahsiyettir. Bu bakımdan, saygıda kusur edilmemesi yerinde bir harekettir. Diğer yandan: Amca niye gelmişti? Ya da daha açık soracak olursak: Chomsky Kürt meselesiyle ilgili ne dedi de yayıncısının başı belaya girdi? Ya da bu hengame içinde asıl başı belaya giren yayıncının ismini duyan oldu mu? Düşünce suçluları "yerli" olunca o kadar kıymetli olmuyor mu? "Bizim köyden peygamber çıkmaz" çıkmaz durumu mu var? Türkiyeli düşünce suçlularının o kadar haber değeri yok mu? Ya da Chomsky, meseleyi buralı olsaydı o da bu soruları sormaz mıydı?

Ani enerji patlaması
Bir enteresanlık daha var tabii. Öyle değil midir? Bilhassa büyük şehirlerde demokratikleşme için, yeni muhalif örgütlenmeler için, velhasıl başka türlü düşünen insanların buluşması için nice toplantılar düzenlenir. İnsanlar kapalı salonlara doluşup ahı gitmiş vahı kalmış tartışmaları sündürürler. Katılımcıların bir süre sonra gidesi gelir, ayıp olmasın diye yerlerine oturup uyuklarlar. Fakat Chomsky'nin konferansı öyle mi ya? Muhalefette ani bir enerji patlaması! Televizyonlarda, gazetelerde muhalefetle ilgili ani bir iştah açılması! Kendi evinde, kendisi için muhalefet heyecanı yaşayamayanların misafir geldi birdenbire neşeli bir telaşla hareketlenmeleri... Nedir bu? Chomsky gidince "evli evine köylü köyüne" denmek suretiyle kapatılacak bir heyecan patlaması mı?
Chomsky de böyle sormaz mıydı ya da?