Nalıncı keseri demokrasisi

Kıyıdan "AKP demokrasisi dün toplu poz verdi. Türbanlı öğrenciler fiili durumla üniversiteye girerken, 10 yaşındaki şarkıcı çocuklar 'örgütçülükten' ifadeye gitti, Hrant'ın zanlıları etrafa saldırdı, Baran'ın babası mahkemeyi boykot etti."Büyük resim bu işte. Türkiye, hukuktan, kadın-erkek eşitliğinden, laiklikten ve demokrasiden aynı hızda uzaklaşıyor. Birgün gazetesinin dünkü manşeti, Türkiye'deki dönüşümün büyük resmini yansıtıyordu. Manşet "Tayyip demokrasisi" idi. Spot: Zanlılar, öldürmekten yargılandıkları Hrant'ın eşi Rakel Dink'e "Başımıza azize kesildi" diye bağırabiliyor. Adliyeye gelirken siyasi mahkûmlara hastanelik edecek düzeyde saldırabiliyor. Bu adamlara kimse bir şey yapamıyor. Tayyip Bey meydanlarda yoksul insanları, çiftçileri, Alevileri ve artık önüne kim gelirse azarlamayı biliyor ama sıra bu beyefendilere gelince pek kibar...Yaşları 15'in altında olan 10 çocuk adliyenin önünde örgüt üyeliği suçlamasıyla ifade vermek için sıraya giriyor. Bizim memleket çocukların bile bölebileceği bir memleket olduğu için devletimiz hemen durumdan vazife çıkarıp davayı basıyor. Tayyip Bey, seçim çalışmaları sırasında çocukları kaldırıp kaldırıp öpmeyi biliyor ama sıra Kürt çocuklarına gelince... Kürtçe ilahiler söyleyen bir grup olsaydı böyle mi olacaklardı sorusunu sormuyorum bile çünkü biliyorum ki AKP sayesinde Kürt illerinde artık en çok satan CD'ler arasında Kürtçe mevlitler bulunuyor. 'Azize' İzmir'de polisin dur ihtarına uymadığı gerekçesiyle başından kurşunlanarak öldürülen Baran Tursun'un davası sürüyor. Herhangi bir kayda değer gelişme de yok. Ama Tayyip Bey, seçimlerde kullandığı "Durmak yok! Yola devam!" sloganı gereği yürüdükçe yürüyor. Nalıncı keseri demokrasisi gereği, Tayyip Bey ve arkadaşlarına göre Türkiye'de mağdur tek bir kesim var, o da başörtülü kızlar. Türkiye'nin AKP'yi ilgilendiren başka da bir sorunu yok. Demokrasi onların işine yaradığı zaman sözü edilecek bir şey, geri kalan zamanlarda ellerinde oynayacakları bir tespih. Hukuk, sadece Tayyip Bey'i hapse attığı zaman eleştirilmesi gereken bir şey, geri kalan zamanlarda memleketimizde tıkır tıkır işleyen bir müessese... Durmak yok! Eşitliğe gelince... İşte buraya yazıyorum: AKP'liler, muhafazakâr kesim eşitlikten, özellikle de kadın-erkek eşitliğinden hiçbir şey anlamaz. İdeolojilerinin tabiatı gereği anlamamaları icap eder zaten. O yüzden başörtüsü meselesiyle eşitliğe, özellikle de kadın-erkek eşitliğine aykırı bir şey yaptıklarını söylediğimde ne dediğimi bile anlayamazlar. Aralarında geçmişte biraz solculuk yapmış ya da liberallik satmak için iki-üç kitap okumuşu varsa belki biraz aşina gelebilir bunun ne demek olduğu. Ama bir şirket mantığıyla yönettikleri Türkiye'yi bir daha eskisi kadar bile eşitliğin olamayacağı bir ülkeye döndürdüklerini söylesem... Anlamazlar, hakikaten anlayamazlar. Eşitliği bilmezler Onlar Türkiye'yi Dubai yapmak istiyorlar. Dubai'yi seviyorlar. "Korprotrokrasi" diyorum ben buna: Şirketrokrasi! Kadınların, daha doğmamış kız çocuklarının kaderiyle oynamak onların umurunda değil. Kâr getirdiği sürece Türkiye yönetmeye, dönüştürmeye, elinde bir tespih gibi oynamaya değer. Kâr bitince zaten, görürsünüz, AKP gider! ecetem@hotmail.com 'Dubaileşme' hükümeti!