Olağan şüphesizler!

Kıyıdan Hikâye boyunca Kayzer Soze adlı "büyük baş" bir adamdan söz eder. Her şeyi o planlamıştır ve bütün sorumlu da odur. Filmi böylece izlersiniz. Ve fakat son sahnede birden polis şunu fark eder:Verbal Kint'in hikâye boyunca anlattığı bütün isimler aslında sorguyu yapan dedektifin arkasında asılı duran not kâğıtlarındaki isimlerdir. Kayzer Soze, o silik Verbal Kint'ten başkası değildir. Hatta polis Kint'i serbest bıraktıktan birkaç dakika sonra hikâyenin aslını fark edip de dışarı fırladığında görürsünüz ki dedektifin içtiği kahve fincanın altındaki marka bile hikâyede bir isim olarak kullanılmıştır. Dün gazete manşetlerinde yer alan "Olağan Şüpheliler" filmi müthiş bir zekânın ürünü bir kurgu ve senaryodur. Afişinde şöyle yazar:"Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı bir dünyada daha ötesine bakmalısınız"! Sorguya alınan beş kişiden en silik olanı Verbal Kint'tir. Beş kişinin oluşturduğu suç örgütünün büyük bir olasılıkla en zararsızıdır. Hatta belki de boş yere yakalanmıştır. Diğer dört kişi hakkında polise öyle bir hikâye anlatır ki salıverilir. Hrant Dink cinayetinin soruşturmasında başrol oyuncusu Erhan Tuncel'in günlüklerinden anlaşıldı ki kendisi bir "Olağan Şüpheliler" hayranı. Tuncel'in ev arkadaşının da onayladığı üzere Tuncel'in böyle bir şaşırtma yöntemiyle ikili oynadığı söyleniyor. Ev arkadaşı, Tuncel'in şöyle söylediğini anlatıyor:"BBP'den Yaşar Amca var. Onunla konuşup O.S.'yi teslim etmeyi düşünüyorum. Yasin'i az bir cezayla kurtaracağım."Plan bu yani. Hem polise çalışıyor gibi görünüp hem de işinin planlayıcısı olmasına rağmen paçayı sıyırmaya karar vermiş Tuncel. İddialar bunlar. Bu ifadelerden, bulgulardan çıkan sonuç şu:Erhan Tuncel, tıpkı Verbal Kint gibi olayın arkasındaki hayali büyük baş. Yani Erhan Tuncel, filmdeki Kayzer Soze. Yani bu olayın arkasında başka bir beyin yok. Olup biten toplam on kişinin arasında geçen bir hadise. Olayın "arkasında" kimse yok, olayın önünde kimi görüyorsak bulup bulacağımız da bu. Filmin afişinde yazanları tekrar yazıyorum buraya:"Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı bir dünyada daha öteye bakmalısınız"! Kayzer Erhan!? Bütün bunlar ikna edici mi?Tamam, hikâye güzel ve popüler kültür yazarlarını bile içine çekecek kadar renkli. Ama ikna edici mi? Tuncel'in hikâyeyi anlattığı ev arkadaşının ifadesine göre konuyla ilgili söylemiş olduğu son cümle şu: "Karşılığında da emniyetten diplomamı isteyeceğim."Yani bizim Kayzer, diplomasız!Türkiye'deki eğitim sisteminde nice parlak zekâların harcandığını biliyoruz. Ama bu kadar "parlak" bir zekâyı diplomasız bırakacak kadar mı? Hatırlatayım:"Olağan Şüpheliler" filmi "En İyi Senaryo" dalında Oscar kazanmıştı. Diplomasız Tuncel "Oscarlık" bir senaryo yazmış olabilir mi? Üstelik film, "En İyi Erkek Oyuncu" dalında da Oscar almıştı. Erhan Tuncel "Oscarlık" bir oyuncu olabilir mi?Hiç akla yakın değil. Diplomasız senarist Büyük bir olasılıkla bizim "Olağan Şüpheliler"de hakikaten de bir Kayzer Soze var. Hatta bir Kayzer Soze ekibi... Alınmayan istihbaratlar, karartılan deliller, yer değiştiren emniyet yetkilileri, aşırı milliyetçi odaklar, birbirini suçlayan jandarma ve emniyet... Yani Türkiye'de yaşayan bizler için filmin adı "olağan şüphesizler". Her faili meçhulde olduğu gibi Hrant'ın öldürülmesinin arkasında da "şüphesiz" birileri var: Hep karanlıklarda bırakılarak korunan bir grup Kayzer Soze. Bu "Oscarlık" senaryoları yazan "diplomalı" birileri... ecetem@hotmail.com Soze ekibi!