Oturma odası çocuğu

Herkesin konuştuğu şeyler tabu olabilir mi? Bal gibi olur. Şöyle olur...

Tabusunda bile ikiyüzlü memleket: "Polat yılbaşı gecesi dayak yedi!""Bizimki çıkmış yine gazeteye" dedi. Gülüştük. Aldı gazetesini, ağır, okuyucu adımlarıyla yürüdü kuaför yolunu. Muhtemelen o gün "Kurtlar Vadisi" dizisi, oradaki Polat karakteri ve yılbaşı gecesi karakteri hafifçe bozulan adam üzerine şakalar, espriler üretildi. Dizinin en çarpıcı yerleri kuaförde hep birlikte terennüm edildi. Muhtemelen o gün birçok manikürcü kız, o kızlara tırnaklarını yaptıran kadınlar, o tırnakları beğenen ve beğenmeyen kocalar, o kocaların çocukları, o çocukların arkadaşları, bu olayı konuştu:Nasıl da olur da koskoca Polat dayak kurbanı olurdu? Sabah mahallemizin bakkalında, gazeteleri kah seçip kah bakkal Mikdat ile siyasi yorumlarımızı değiş tokuş ederken, yirmilerinin en güzel yerindeki manikürcü Derya girdi içeriye. "Nasılsın"laştık karşılıklı, sabah mahmurluğunun elverdiği ölçüde. Sonra ben siyasi manşetlere baktım, O, Alem, Kelebek oralarda dolaştı. Nihayet o da kendi gündemi açısından önemli olan habere göre gazetesini aldı. Takvimin manşetinin üzerinde kocaman harflerle bugün kadınların ayak ve el tırnaklarıyla oynarken konuşacağı haber yazılıydı: Benim de o gün, bakkalın akabinde, bu kızların, bütün o insanların Polatı ne çok konuştuğuna, nasıl olup da bu kadar çok konuşulan bir mevzunun aslında hiç konuşulmadığına kafam takıldı. Herkesin konuştuğu, manikürcü kızdan mafya babalarına kadar herkesin konuştuğu bir konu aslında tabuydu. Buyurun! Burası Türkiye! Herkesin konuştuğu tabularımız var bizim. Herkesin hayreti kendine! Çünkü eğer böyle tabularımız olmasaydı bir dizide kontrgerilla şeflerinin suretleri görünürken Mardinde öldürülen 12 yaşındaki Uğurun cesedi üzerine bu kadar sus pus olunmazdı! "Dağlarda" neler yaptıklarını anlatan "adamlar" dizilerde konuşurken "dağlarda" neler olduğunun bir türlü gerçek hayatta anlatılmaması enteresan geliyor bana. Bu kadar çok konuşulurken bu kadar konuşulamaması... "Devlet sırrı" etiketi gerçeği sumen altı ederken, bütün o sırlardan dizi dizi diziler yapılması... Sizce de tuhaf değil mi?Eğer gerçekten konuşuluyor olsaydı mafya-devlet-siyaset-iş dünyası bağlantılarını anlatan bir dizi çoluk çombalak izlenirken, mafya-devlet-siyaset-iş dünyası ilişkileri bu kadar bilinemez kalmazdı. Bir mafya toplantısına bir dizide konuk olabilirken ve açık açık bu dizinin gerçek olaylara ve kişilere dayandığından söz edilirken, ülkeyi yöneten mafya babalarının bu kadar görünmez olması enteresan değil mi? Bu kadar çok gösterilirken bu kadar görünmez!? Bu da mafyanın bir operasyonu mu? Acaba bu dizileri yapanlar mafya ile birlikte mi çalışıyor aslında? Zira ortada çok şahane bir tezgah var gibi geliyor bana: Romantizasyon operasyonu! Mafyanın romantize edilerek, tatlı, asil, iç gıcıklayıcı bir hale getirilmesi suretiyle gerçeğin önemsizleştirilip, gözden uzaklaştırılması. Devletin ve siyasetin karanlık ilişkilerinin, sanki o alacakaranlık mevkilerde yapılan toplantıların canlı yayına verilmesi hissini yaratan dizilerle gerçekdışılaştırılması gibi bir şey bu. Eğer iletişim çalışmış bir mafya varsa ya da mafya böyle adamlarla anlaşmışsa hakikaten işini bilen adamlar olmalı bunlar! Elbette böyle değildir. Eminim böyle değildir... Romantizasyon operasyonu Sadece bu mesele de değil. Bu ülkenin çok konuşmasına rağmen tabu olarak taze tutabildiği dokunulmazları çok. Askerlik mevzusu mesela. Herkes bal gibi biliyor ki birçok insan askerliği nasıl ertelerim hesabı yapıyor bu ülkede. Ve buna rağmen bunun yazılması yasak ve çok ayıp. Evlilik öncesi cinsel ilişki meselesi de böyle. Birçok insanın işlediği bir "günah" olmasına rağmen o kadar sıkı bir tabucu ülke ki burası nice üniversite mezunu genç kadın evlenmeden önce jinekoloğa gidip kızlık zarı diktirebiliyor mesela. Tabular karşısında öyle devasa bir zavallılık işte. En beteri de ensesttir bu tabuların. Herkesin konuştuğu, fısıldaştığı, birçok evde çocukların tecavüze uğradığı bilinmesine rağmen gizli kalabilen bir mevzu bu da...Nasıl olabiliyor? Sosyologlar tartışmalılar. Nasıl olur da olur? Herkesin konuştuğu bir konu nasıl olur da konuşulmadan durur? Çünkü çoğu zaman kendimi oturma odasında, misafirlerin yanında aniden gerçekleri söylemeye başlayan, herkesi utandıran ve sözlerinin üzeri gergin, kısık gülüşmelerle örtülmeye çalışılan çocuklara benzetiyorum. Ki o çocukların söyledikleri her zaman gerçektir. Oturma odasındaki tek sağlıklı karakter muhtemelen o münasebetsiz veletlerdir! ecetem@hotmail.com Taze tutulan dokunulmazlar