Yeryüzü isyanı Bombay'da çıktı

100 bin insan sokaklarda





Ayakkabısı bile olmayan bir kadın dünyayı değiştirebilir mi? Arjantin'den, Brezilya'dan, Avrupa'dan, Singapur ve Endonezya'dan, Filipinler ve Meksika'dan, "antiBush" Amerika'dan ve Bangladeş'ten, velhasıl yedi düvelden insanlar...
Ayağında "donu bile olmayanlar", bu "donsuz" insanlar mı değiştirecek dünyayı? Belki de onlar Fransız Devrimi'ni yapanların torunları, belki de onlar yeni "sanskülotlar"! Ya da belki de...
"Öteki" dünyanın, adları olmayan, sayılarla ifade edilip geçilen insanları, bu yıl Dünya Sosyal Forumu (DSF) için Bombay'a geldiler. Geçen yıl onlar için Brezilya'ya gitmiştik, bu yıl da buraya geldik mecburen!
Açılış günü, dans, müzik renk delisi Hintliler, Forum'a damgalarını vurmuşlar. Uçak bulamadığım için ikinci gününde yetişebildiğim DSF'nin haberlerini Indian Times'ın manşetinden okuyorum, hijyenik otelimin hijyenik odasında! Ama bir de dışarı çıkıp, Forum'un düzenlendiği dev komplekse doğru, inanılmayacak kadar küçük bir taksiyle yola çıkınca...
Böyle bir fakirliği, böyle bir pisliği, böyle bir yokluğu Türkiyeli biri hayal edemez. Başka türlü bir şey. Geceleri yüzlerce insanın kaldırımlarda uyuduğunu düşünün. Bir de bu "hiçbir şeysiz" uykulara çokuluslu şirketlerin neonlu reklamlarının ışıklarının vurduğunu...
İnsana "Burada isyan çıkmazsa hiçbir yerde çıkmaz" dedirtecek kadar inanılmaz bir çelişkiler merkezi Bombay. Bu yüzden, geçen forumlara oranla daha gerçek insanlar var burada.
Ezilmeyi kitaplardan okuyanlar değil, hakikaten dibine kadar yaşayanlar...

Her ne kadar Dünya Sosyal Forumu'nun ilkelerine ters olsa da Hindistan Komünist Partisi üstendi bu yılki organizasyonu. 100 bin insan katılıyor foruma bu yıl. Yüzde 60'ı Hindistan'dan. Bu yılki "ünlü muhalifler" arasında Mc Donald's'a savaş açan Fransız çiftçi Jose Bove, Le Monde Diplomatique'in editörü ve Forum'un örgütleyicilerinden Bernard Cassen, güzelliği ile dillere destan muhalif Hint asıllı yazar Arundhati Roy, Nobel Barış Ödülü'nü kazanarak İran'ı karıştıran Avukat Şirin Ebadi var. Mısırlı muhalif yazar Samir Amin de burada. Forum'da bu yıl kadınlar ve Hintliler hâkim. Bu yüzden olağanüstü bir moda festivalini andırıyor ortalık.
Hâkim konu ise elbette Bush'un başlattığı sonsuz savaş. Bu yüzden bu yılki en önemli slogan, ki bunu bütün şehirde görüyorsunuz, şöyle:
"Hiçbir bayrak masum insanların kanını örtecek kadar büyük değildir!"

Forum'un bu yıl Hindistan'da düzenlenmesi, "Acaba bu yeni bir Hippi gezisi mi?" şeklinde endişelere yol açmıştı.
Yani Avrupalılar gelip ideolojik mastürbasyon yapıp acaba Forum'u "muhalefet turizmine" mi çevireceklerdi? Şimdilik Hintlilerin çoğunluğundan dolayı böyle bir görüntü yok. Sonsuz sayıdaki toplantı son derece ciddi bir biçimde, sıcak ve nemli havaya rağmen sürüyor. Ciddi toplantılar içeride tabii, dışarıda hayal edilemeyecek bir şenlik havası.
Antiemperyalist bir sirk mi desem, antikapitalist bir festival mi desem, öyle manyak bir durum.
Peki bu, "Gayri ciddi muhalifler toplanıp kendi aralarında eğleniyorlar işte. Yok bir numara!" diyenleri haklı mı çıkarıyor? Bana sorarsanız hayır. Zira burada, çay üretiminin alternatif olarak nasıl yapılabileceğinden, savaşa karşı uluslararası bir koalisyonun nasıl kurulabileceğine kadar birçok karar alınıyor.
Geçen yıl bütün dünya sokaklarını dolduran savaş karşıtı gösteriler nasıl Brezilya'da, Forum'da kararlaştırıldıysa, burada da gelecek yılın "sokak gündemi" belirleniyor.
Yani "donsuzlar" sokaklara nasıl döküleceklerini, yeryüzünün nasıl olması gerektiğini burada konuşuyor. Tıpkı Davos'taki Dünya Ekonomi Zirvesi'ndeki gibi.
Tek bir farkla buradakiler kendileri için, insanlığın iyiliği için konuşuyor!
Velhasıl yeryüzü muhalefetinin kalbi bugün Bombay'da atıyor. Atmak ki ne atmak!