EĞLENMEYi BiLiYOR MUYUZ?

10 Kasım 2016

Yeni bir haftanın açılışını estetik bir soruyla başlatmak istiyorum.

Sizce gece hayatında boy gösteren bizler eğlenmeyi ne kadar biliyoruz? Birkaç durum analiziyle yazımıza start verelim.

Anahtarın var mı?

Birçok şehir, birçok ülke, birçok restoran ve gece kulübü gezerek ‘eğlence’ kelimesini analiz etmeye çalışıyoruz. Kesinlikle eğitim seviyesiyle dengeli olduğuna inandığım eğlence kültürü ülkemizde maalesef ki alt seviyeler düzeyinde. İşte örnek; İstanbul’un en lüks semtlerinden olan Bebek’te bu aralar konuşulan bir trend dedikodusu var. “Senin anahtarın var mı?” sorusuyla başlayan bu dedikodu, konsept olarak tutmayacağına inandığım bir mekana yönlendiriyor bizi. Ev konseptinde iç mimarisi yapılmış, üyelerine anahtar verilerek girişi sağlanan VIP bir yatırım. Ülkemizin eğlence anlayışı basit: Arkadaşımın arkadaşı konuşuyorsa, benim kesinlikle gitmem gerek!

Başka yere gitmem!

Müdavimcilik, kavrayamadığımız bir başka eğlence durumu olarak tespitlerim arasında. Hemen bir örnek vererek açıklayalım. Önce Emirgan’da sonra da Levent’te bulunan başarılı bir şubeleşme çalışması var. Eğer mekanların sahibi olan kişiyi tanımasam sizlere Çağatay Ulusoy diyebilirim. Magazin basının görüntü alamadığı, uzak kalmak zorunda kaldığı bu mekanları tercih eden Çağatay Ulusoy’un bazen gününün tamamını bu restoran ve gece kulübünde geçirdiğini biliyorum. İşte toplumumuzdaki eğlence müdavimciliği de aynı şekilde yansımakta.

Her gece ortalama 14 -15 mekanı ziyaret eden ben, bazen mekan müşterileriyle işletme çalışanlarını karıştırabiliyorum. Çünkü maalesef ki mekanlara eğlenmek için değil, gelen giden yeni yüzleri gözlemek ve ‘Ben buranın en sağlam müşterisiyim’ imajı vermek için gidiyoruz.

Yazının devamı...

YUNAN GREVi BiZi VURDU

13 Ekim 2016

Komşudaki ekonomik kriz süreci 2016 yılının son günlerine gelmemize rağmen hâlâ devam ediyor. Öyle ki, bu durumun etkileri bizi bile etkiliyor. Peki nasıl mı? Karaköy’ün amiral gemisi Colonie, geçtiğimiz perşembe gecesi yeni sezona Yunan DJ Vassili Tsilichiristos’u sahneye çıkararak ‘Merhaba’ diyecekti. Ancak işler yolunda gitmedi. Ünlü DJ, Yunanistan’daki Hava Trafik Kontrol Merkezi’ndeki grev sebebiyle kendi ülkesinden çıkış yapamadı. Açılış gecesindeki etkinlik mecburen 29 Ekim Cumartesi gününe ertelendi.

TERS KÖŞE KALİTE

Göz önünde bulunan ve terimsel olarak ‘lokasyon’ avantajı olan mekanların dışında bu hafta sizi İstanbul’da ters köşe kalmış bir mekanla buluşturacağım.

Bahsettiğim şık restoran Maçka Residences altındaki Alancha! Yaklaşık 20 gün önce ünlü iş adamı Tuna Ozaner’e devir olan mekan baştan aşağıya kabuk değiştirdi. İzmir Çeşme’de de geçtiğimiz yazı başarılı şekilde geçiren mekanın İstanbul’daki yeri gerçekten görülmeye değer.

İki katlı ve bir diğer kata asasör eşliğinde çıkabileceğiniz restoran aynı anda 250 kişiyi misafir edebiliyor.

Müşterilerin adeta şıklık yarışına girdiği Alancha, dünya mutfağı lezzetlerini menüsünde bulunduruyor. Tuna Ozaner’in sanat, siyaset ve cemiyet hayatındaki dostlarını ağırladığı Alancha’da bugüne kadar birçok ünlü isim mekanın lezzetlerini tatma şansı buldu. Anadolu Mutfağı’nın önemli lezzetlerinin farklı sunumlarla da menüde yer aldığının altını çizmek gerek. Önümüzdeki cumadan itibaren DJ performanslarının da başlayacağı mekanda, rezervasyonların dolu olduğunu duyduğumda çok şaşırdım!

VESTEL’DEN ÖNEMLİ DESTEK

Yazının devamı...

ARKADAŞ TAVSİYESİYLE ŞEHİR TURU

6 Ekim 2016

Yepyeni bir ‘Gece Hayatı’ haftasından herkese merhaba. Yavaş yavaş havaların soğuduğu ve kış sezonunun dominant hale geldiği İstanbul’da bir değişiklik yapıp, tamamen kulaktan kulağa ün salmış gece mekanlarını siz değerli okurlarımız için gezdim. Hazırsanız, arkanıza bir güzel yaslanın ve şehrin gizli kalmış kalite kokan mekanlarını beraber gezelim!

BALIKÇILARIN ATASI

Medya ve planlama sektöründe uzun yıllardır deneyim sahibi olan, kurumsal iletişimde bugüne kadar sayısız iş yemeğine katılan dostum Pelin Dinç’in önerisiyle ilk durağım Yeşilköy’deki Hasan Balıkçılar oldu. Bilen bilir, hikaye kokan mekanlar listemde her zaman ilk sırayı alır. Bu mekan, İstanbul’un ilk kurulan balık restoranı olmasıyla dikkat çekiyor. 1965 yılında küçük bir taka balıkçısı olarak kurulan mekan, kalitesi ve sektördeki atılımıyla dönemin en ünlü balıkçısı olarak biliniyor.

Mekanı kuran Hasan Bey’in müşterileri arasında dönemin en ünlü siyasetçileri, sanatçıları ve iş adamları bulunuyor. Ancak Hasan Bey’in hayatını kaybetmesiyle, aile fertleri dükkanı iyi şekilde yönetemedikleri gibi, elden çıkarmayı uygun görüyor. Mekanın yeni sahibi Evren Tetik, bir gün misafir olarak geldiği mekanın lezzetlerine bayılınca, yaklaşık bir milyon dolarlık yatırımla 2015 yılında buranın patronu oluyor. Mekan jumbo karides, balık tava ve kalamar salatasıyla Yeşilköy’ün en hit restoranı. Özellikle akşam saatlerinde, yaklaşık 200 kişilik mekanda yer bulma şansınız minimal seviyelerde.

GELECEK VAAT EDEN PARTİCİLER

Yıllarca Beşiktaş Spor Kulübü’nün basın sözcülüğünü yapan Mete Düren’in yeğeni Mehmet Düren, geçtiğimiz hafta aradı. “Yeni bir atılıma girdik. Muhakkak gelip bu etkinlikleri görmen gerek. Çok iyi parti organizasyonları yapacağız” dedi. Perşembe akşamı ilk partilerini görmek için Akaretler’deki Vogue Restaurant’a gittim. Daha önce Çeşme’de Momo, Bebek’te Lucca’nın DJ kabininde gördüğüm genç yetenek Cafer Palamut’la birlikte ‘Cuma öncesi partileri’ konsepti adında VIP davetler organize ettiklerine şahit oldum. Kimler yoktu ki partide? Ünlü iş adamları ve siyasetçilerin, gelecekte gazete ve televizyonlarda boy gösterecek genç nesil fertleri bir arada eğleniyordu. Henüz 20’li yaşında VIP
partiler düzenlemek, gelecek için önemli.

Yazının devamı...

KALİTE Mİ RAHATLIK MI?

29 Eylül 2016

Bu haftaki yazımıza bir soruyla başlayıp, verebileceğiniz cevaplara göre akışı biçimlendireceğim. Yoğun geçen temponuzdan fırsat bulup kafa dağıtmak istiyorsunuz, eğlenmeye gitmek için üzerinizde şık bir takım ya da rahat edebileceğiniz tişört ve pantolon mu olur? İhtimallerine göre kolları sıvayıp, şehrin en hit mekanlarını sizler için derledim...

Rahat ol eğleneceğiz

Kimsenin kimseye karışmadığı, eğlenirken aile yuvasında hissedeceğiniz Asmalımescit’teki Zilly Pera, listemin üçüncü sırasında. Ataberk Oral, Zafer Köseoğlu ve Berk Sunal’ın DJ kabini başında gösterdikleri performans, zaman diliminde neredeyse bir üniversite jenerasyonu okullarını bitirdi. Takım elbiselisi, türbanlısı ya da rahat kıyafetler seçen tüm gençler bir arada eğlenebiliyor bu mekanda. Umarım sonradan bölgede açılıp, vizyonlarında noksan olan mekanlara da bir örnek olur bu tutum.

Arnavutköy’deki Alexandra, listemde ikinci sırada yerini alıyor. Mahalle kültürünün, kaliteli eğlenceyle buluştuğu bu mekanda güvenlik bile yok. Herkes o kadar rahat ve huzurlu ki, yanınızdaki insanların o mekana sadece eğlenmek için geldiğini doğal olarak anlayabiliyorsunuz. Kokteylleriyle kalitenin üst segmentine ulaşan mekanda üst düzey müzikle de karşı karşıya kalacaksınız.

Ve açıldığı ilk günden beri şehrin popüler mekanı olan Harbiye Klein listemde ilk sırada... Geçtiğimiz cuma yeni sezon için kapılarını açan mekanda, yerlisi yabancısı herkes ‘kafasına’ göre eğleniyor. Kendi stillerini kendi belirleyen misafirlerin gerçekten ‘casual’ seçimleri insanı rahat ettiriyor. Yaklaşık bin kişinin aynı anda eğlendiği mekanın tek sıkıntısı, aşırı güvenlikle boğulması. VIP davetli olarak mekana giden benim bile, üst üste iki kez kapıda çevrilip, daha sonra yanlış anlaşılma oldu denerek içeri alınmam ‘gereksiz’ güvenlik sistemini ortaya koymakta.

Dikkat ‘kalite’ var

Gelelim şehrin hem yemek hem de kıyafet seçiminde kalite kokan mekanlarına. Listemin üçüncü sırasını Turgay Yıldız’ın Karaköy Mitte’si ve Bebek Lokal’i paylaşıyor. Özellikle son döneme damga vuran Bebek Lokal, Okan Yıldız gibi genç bir işletme müdürüyle iyi yolda ilerliyor. Hem cebinizin hem de kıyafet seçiminizin ‘kalite’ olması gereken bu mekanlar, kış sezonuna tam anlamıyla geçtiğimiz hafta “Merhaba” dedi.

Listemin ikinci sırasında Zorlu Center’daki Le Baron var. Son yılların dikkat çeken mekanın müşterileri arasında Türkiye’nin en zengin aileleri listesinde zirveyi zorlayan iş

Yazının devamı...

İSTANBUL’DAN NE BEKLİYORUZ?

14 Eylül 2016

Bayramla başlayan kış sezonu, stres ve üzüntüyle geçen zor günlerden arınmak isteyen eğlence severlere ilaç gibi geldi. Yazlık mekanların İstanbul’a yavaş yavaş dönmesiyle şehirdeki gece hayatı da hız kazanmaya başladı. Öyle ki ünlü isimler de gecelerde boy göstererek mekanlara gizli gizli destek çıkmaya çalışıyor. Peki bu sezonun kabuk değiştirecek semtleri nereler?

BEBEK REKABETİ

Karaköy Mitte ile rüştünü ispatlayan Turgay Yıldız’ın, Bebek’te açtığı yeni mekanı ‘Bebek Lokal’ sezona bomba gibi girdi. Küçük Bebek’te denize sıfır konumuyla dikkat çeken mekan, rakipleri Chilai, Lucca ve Happily Ever After’la olan rekabette şimdiden söz sahibi oldu diyebiliriz. Bu bölgenin müşteri kitlesi eğlence hayatının lejyonerlerinden oluşuyor. Eğer kısa sürede ‘Bebek Lokal’ markası kitle bazında kalitesini ispatlarsa, uzun yıllar yazılarımıza konuk olarak görebiliriz Turgay Yıldız’ın bu mekanını.

KARAKÖY DÜŞÜŞTE

Kısa sürede astronomik rakamlarla açılan kafe ve barlarla popüler hale gelen Karaköy, önümüzdeki kış sezonunu iyi geçirmeyecek gibi görünüyor. Mekan kalitelerinin hizmet ve anlayışlarını 20 yıl önceye çekmesi, ciddi anlamda kötü sinyaller vermeye başladı.

Özellikle geçtiğimiz yaz sezonunu bomboş geçiren mekanların ettiği zararlar, kalite ve eğlence anlayışlarını düşürmelerinde büyük etken oldu.

YÜKSELEN DEĞER: YENİKÖY

Mahalle kültürünün hemen hemen her sektörde yatırım yapacaklar için belirleyici bir ön araştırma şartı olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle dünyanın en hit yeme - içme ve eğlence sektörü yatırımları, her zaman lokal ve mahalle anlayışı sayesinde markalarını zirveye çıkarmayı başarmıştır. Türkiye’den örnek vermek gerekirse Etiler Nusr - Et, Bebek Lucca, Emirgan La Boom, Arnavutköy’deki Arnavutköy Balıkçısı aklıma bir çırpıda gelenler...

Yazının devamı...