"En akıllı yatırım çağdaş Türk ressamına"

"En akıllı yatırım çağdaş Türk ressamına"

Zehra GÜNGÖR


Antikacı Raffi Portakal, tablonun bir yatırım aracı olarak düşünülmesi gerektiğini, özellikle şu anda pahalı olmayan çağdaş Türk ressamlarının tablolarının önümüzdeki 10 yıl içerisinde çok daha değer kazanabileceğini söylüyor

ANTİKA mevsimi giderek yaklaşıyor. Son zamanlarda gerek antika, gerekse tablolar birer yatırım aracı olarak görülüyor. Antika ve tablonun gerek Türkiye'de, gerekse yurtdışındaki serüvenini, dededen antikacı olan Raffi Portakal'la konuştuk. Portakal Sanatevi'nin de sahibi olan Raffi Portakal yatırımcılara bazı ipuçları da verdi.
Antika bir yatırım aracı mı?
-
Eğer doğru fiyata alırsanız, gelecekte de hisse senetleri gibi talebi artacaksa, muazzam bir yatırım aracı. Bugün az beğenilen şeyleri ucuza alıp, 10 sene sonra onlar çok beğenilir hale gelirse, o zaman karı, kat be kat artar. Bu bir avantgarde dünya görüşü. 1970'lerin başlarında tek başına mağaza açtığımda, yakın çevreme yalvarıyordum, "Türk tabloları alın" diye. Türk tabloları o zaman 300 - 500 dolara, Nazmi Ziya'lar, Hoca Ali Rıza'lar bin dolara satılıyordu. Bugün moda olan bu tablolar 60 bin dolarlara kadar geldi.
Bu artık optimum nokta mı?
-
Ömer Uluç, Mehmet Güleryüz gibi çağdaş ressamlarımızın tabloları bugün 10 - 15 bin dolar ediyor. Türk resminin kilometre taşları olan Çallı'lar, Şevket Dağ'lar, Süleyman Seyid'ler ve diğerlerinin fiyatları halen 40 - 50 bin dolar civarında. Bir de bunların uç noktası var, Osman Hamdi Bey gibi. Üç dört tablosu bir milyon dolar civarında satıldı. Böyle bakınca da bir uçurum görüyorsunuz. Bakıyorsunuz, çağdaş ressamlarımızın tabloları 10 - 15 bin dolar civarında. Bütün bunların doğmasına sebep olan ressamların fiyatları çok düşük.
Terslik nerede?
-
Terslik iki yerde. Birincisi, Osman Hamdi gereğinden çok pahalı. İkincisi, Çallılar çok ucuz. Yeni başlayanlar için söyleyeyim bunlar halen çok ucuz.
Yatırım yapılmasını bekleyen, ucuz başka neler var?
-
Hatlar var. Bütün eski Türkçe yazının en iyi örnekleri Osmanlı'da bulunuyor. Osmanlı hattının önü çok açık.
Müzayedelere katılan müşteriler aldıkları objeleri ya da tabloları gerçekten bir yatırım aracı olarak mı düşünüyorlar, yoksa bunların değerlerine vakıf oldukları için mi alıyorlar?
-
"Ben bunu alayım, yarın satayım" diyen insan elbette var. Anlayarak olmasa bile severek alanlar, "komşumda, çevremde, iş çevremde var, bende niye olmasın" deyip de alanlar da var. Ama Türkiye'nin buna ihtiyacı da var.
Nasıl ihtiyacı var?
-
Eserlerin kaybolmaması, ziyan zebil olmaması açısından bir alıcı kitlesine ihtiyacı var. Bu alıcılar yanlış ve pahalı şeyler alabilirler, ama hiç olmazsa aldıklarını koruyorlar.
Yatırım aracı olarak düşünürsek, tablo mu, antika mı daha gerçekçi?
-
Tablonun güvenilir olduğunu düşünüyorum. Tablonun önünde daha çok yol var. Değerinin zaman içerisinde üç dört misli artması içten bile değil. Güvenilir bir yatırım, ama çok da spekülatif. Antikaların hepsini aynı yere koymak mümkün değil. Gümüşleri, tombakları, Beykoz'ları, Tophane'leri ayırmak lazım. Tombaklar doyma noktasında. Gümüşler, Tophane'ler her zaman ileriye gidebilir. Yine de tabloların alacağı yol kadar önlerinde yol yok. Yakın zamana kadar Batı'da yapılan müzayedelerde, Osmanlı gümüşleri, bilinmeyen marka diye çok ucuz fiyata satılıyordu. Geçen yıl Sotheby's, sadece Türk antikalarının satıldığı müzayede yaptı.
Satın alanlar kim? Batılılar mı, yoksa Türkiye'den uçağa atlayıp oraya gidenler mi?
-
Büyük çoğunluğu Türkiyeli Türkler.
Aynı eserin Türkiye'deki fiyatı daha mı yüksek?
-
Osmanlı sanat eserleriyle ilgili en pahalı fiyatlar Türkiye'de. Taş yerinde ağırdır. Fiyatlar giderek oturdu. Ama halen bazı insanlar dışardan almayı ayrı bir statü belirtisi olarak gördüklerinden bazı eserler oralarda ederinden çok daha fazlaya satılabiliyor.
Satın alanlar daha çok kimler?
-
Bunlar bankacılar ve işadamları. Batı'da buna ek olarak bir de sigorta şirketleri var. Bizde henüz sigorta şirketleri almıyor.
Türkiye'de satılan eserlerin yurtdışına çıkartılamaması ya da yurtdışından Türkiye'deki müzayedelere teklif verilememesi doğru mu?
-
İki türlü düşünmek gerekir. Kanun zoruyla birşeyin engellenemeyeceğini biliyoruz. Bugün en pahalı satışlar Türkiye'de. Bunların yurtdışına kaçması imkansız demiyorum, ama imkansıza yaklaştı. İkincisi, herkes dışardan alıp yurda getiriyor. Ben halen dışarda kalmış Türk eserlerinin yurda dönmesinden yanayım.
Antika ve tablo toplayan işadamlarına ne tavsiye ediyorsunuz. Aldıkları değerleri sadece kendilerinin göreceği biçimde evlerine mi yığsınlar, yoksa daha geniş kitlelerin de görebileceği şekilde özel müzeler mi oluştursunlar?
-
Batı'da insanlar para kazandıktan sonra ölümsüzlüğü yakalamak için giderek müzelere hediye etmeye başladılar. Türk insanı da bunu öğrenecek. Bu eserlerin tanıtılması için kitapların da yapılması, müzeler olması lazım. Bu müzelerin yaşaması, kurumsallaşması lazım.
Fotoğraf:Bahadır BEYARSLAN


ABD Başkanı Trump: Türkiye'ye tüm yaptırımların kaldırılmasını emrettimABD Başkanı Donald Trump, Türkiye'nin operasyonu bağlamında getirilen yaptırımların kaldırılması için talimat verdiğini açıkladı. Öte yandan ABD Hazine Bakanlığı, 14 Ekim'de Türkiye'ye getirilen yaptırımların resmen kaldırıldığını açıkladı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber