Alp değil “Hz. Zekeriya” lazım “MHK çıkmazına”!

16 Temmuz 2019

Futbol hayatı boyunca hakemleri sadece ete kemiğe bürünmüş kural kitapları olarak görmüş, onlarla itaat veya itirazdan başka ilişkisi olmamış Zekeriya Alp’in yedi yıl önce MHK başkanı unvanı alması, belki hakem camiasını şoke etmişti ama herkesin onayladığı bir “mecburiyetti” aslında...  <#comment><#comment>
Çünkü, çığırından çıkmış hakemleri ancak Zekeriya Alp gibi bir proje toparlayabilirdi. Futbolun gayrı resmi akademik kariyerinde “profesör” hak edilmişliğine çoktan sahip olması bir yana; dürüsttü, adildi, temizdi. Saygı duyulan biriydi. 
Hakem camiasına uzaklığı hem avantajıydı, hem dezavantajı. 
İki sene dayanıp istifa ettikten beş sene sonra aynı koltuğa ikinci oturuşunda, kişiliğinden kaynaklanan avantajları değişmedi Alp’in... Üstüne üstlük en büyük dezavantajı olan “zirvesindeki çaylak” pozisyonundan çok uzak bugün. 
Eskisiyle, yenisiyle, korkağıyla psikopatıyla camianın alayını tanıdığı gibi, kişiliğinin ham maddesi “adaleti” gramıyla tartabilecek VAR sistemine de sahip artık.
Bunca “hoca” koltuğunun altında kural kitapçığı ile sütun/stüdyo işgal ederken Zekeriya Alp’in yine/yeniden MHK başkanı olması ne ayıptır ne günah! 
Tabelasında “hakem camiası” yazan ve ana okulundan pavyona, müzeden batakhaneye, tiyatrodan Çiftlikbank şubesine kadar bir dizi eksantrik mekanın iç içe girdiği sapkınlı/ çapkınlı/ korkaklı/ megalomanlı mahalleden, mazisi temiz ve sağlam birini bulmanın -imkansız olmasa da- güçlüğü apaçık ortaya çıkmış durumda çünkü. 

Yazının devamı...