Düşündüren ödül

Belediye otobüs şoförlüğü zordur.
Sıkışan trafik, durakta bekleyen yolcuların sinirli bakışları, otobüse bindiğinde homurdanmaları hatta laf çakmaları yeterlidir.
Ne sinir bırakır, ne kafa huzuru.
Sabahın alaca karanlığından, akşama kadar aynı hatta aynı tabloyla günler, haftalar, yıllarca direksiyon sallamak herkesin harcı değildir.
Bunun için belediye otobüs şoförlerine psikolojik destek şarttır.
Bazen bir sırt sıvazlanması...
Bir kuru teşekkür de güç kaynağıdır.
* * *
* * *
İzmir’de trafik haftası nedeniyle “Yılın belediye otobüs şoförü” seçildi.
Yücel Sarıtepe.
48 yaşındaki Sarıtepe’nin yüzüne bakıldığında kişiliği yansıyor.
Kilosundan ötürü tonton, gözleri sevecen bakışlı.
15 yıldır ESHOT’ta çalışıyor.
Son bir yılda 60 bin kilometre yol yapmış.(Ki normaldir)
Hiç kazaya karışmamış.
Bu nedenle ödüle layık görülmüş.
Tören yapılmış, plaket sunulmuş, resmi çekilip, gazetelere haber diye gönderilmiş.
Güzel hareket.
Çalışana moral açısından gerekli.
* * *
Geçmişte çalışma hayatında hiç kaza yapmayan “yılın belediye şoförü” seçilirdi.
Örnek 2008 yılında.
16 yıllık kurum şoförü Selahattin Doğan, iki bin şoför arasından seçilmiş ve bu kadar zor koşullara rağmen hiç kaza yapmadığı ilan edilmişti.
Doğan da, yılın şoförü seçildiğinde Sarıtepe gibi, “İşimi severek yapıyorum” demişti.
* * *
Dolayısıyla dikkat çeken nokta; meslek hayatı boyunca hiç kaza yapmayan şoför yerine yıl içinde kaza yapmayanlar artık “Yılın şoförü” seçiliyor.
Akla geliyor ki...
Artan zorluklar trafik kazalarını yaratıyor.
Küçük-büyük de olsa şoförlerimiz bir kazaya karışıyor.
Bir yılda kaza yapmayan şoföre ödül verilmesi bu nedenle midir?
* * *
Sözü noktalayalım.
Ödüle layık olay aslında düşündürücüdür.
Bir yılda kaza yapmayan şoföre ödül veriliyorsa...
Gelecek yıl belki de altı ayda kaza yapmayan şoföre ödül vermeye iner.
Hiç kaza yaşanmaması, yolcuların rahat olması, tüm şoförlerin ödül alması için çalışana sadece bir şey yeter.
İçtenlikle yöneltilen bir soru:
“Halin, vaktin nedir?”