Altınordu ve gerçekler

Altınordu geçen sezon ki kadrosundan Berke, Barış, Mirkan, Uğur Aslan, Kerim Avcı ve Erdoğan Yeşilyurt’un ayrılması elbette ciddi bir güç kaybına neden olmuştur. Giden oyuncuların yerine birçok transfer yapıldı. Ancak yeniden bir takım oluşturmak bir süre ve uyum gerektiriyor.

Altınordu’da giden yetenekli oyuncuların yerlerinin doldurulamadığını evinde kaybettiği Gençlerbirliği maçında gördük. Bu maçta Altınordu’yu teknik açıdan inceleyecek olursak :

- Altınordu birinci yarıda heyecan, coşku ve oyunu kazanma arzusu açısından rakibini hiç zorlayamadı. Hücuma çıkarken kaptırılan toplar yine büyük problemdi.

- Hüseyin hoca maçı kazanmak adına hücumda yeni transferler Sefa Yılmaz ve Serdar Deliktaş’a görev vererek hücum aksiyonlarını arttırmayı planladı. Ancak her iki oyuncu da hazır olmadığı için önce rakip defansa baskı uygulayamadı. Gençlerbirliği geriden Mert Çetin ve Claro rahat oyun kurdular.

- Defansta pozisyon hataları ve çıkarken kaptırılan toplar sorun yarattı. Birinci golde duran toptan Bekir’in uzun stoperler arasından kafayla attığı gol yerleşim hatasıydı.

- Orta sahada oyuncuların birbirleriyle olan mevki ve tarz uyumları çok önemlidir. Birinci yarıda orta alanda oynayan Berkay, Atakan ve Oğulcan üçlüsü başarısızdılar. İkinci yarıda oyuna giren Deniz ve Muhammet oyunun kontrolünün Altınordu’ya geçmesinde önemli rol oynadılar. Bu yarıda Altınordu topa daha çok sahip oldu. Beraberlik golünü de attı, baskıyı arttırdı. Gençlerbirliği Altınordu’nun hızını kesmeyi planladı. Bu düşünce doğrultusunda Selçuk ve Nadir’i oyuna aldı. Nadir de oyuna girdikten bir dakika sonra golü attı.

- Modern futbolda hızlı oynamak başarıyı getirir. Altınordu şuan bunu başaramıyor. Bilhassa birinci yarıda da takım halinde konsantrasyon konusunda sıkıntılar yaşadı.

- Altınordu yıllardır Hüseyin Eroğlu ile proje ve sistem takımı olduğunu çok çalışarak Türk futboluna ispatladı. Onların en büyük silahı çalışmak ve çalışmak. Çok yetenekli oyuncuları giden ve yerlerine yeni trasnferler yapan Altınordu’nun bugünkü durumuna karamsar olarak değil pozitif yönden bakmayı uygun görüyorum. Doğru futbol elbette takım oyunundan geçer. Bunun için de sabır gerekir. İnançlı ve asla yenilgiyi kabul etmeyen oyun anlayışına sahip Altınordu takımının en kısa sürede oluşacağına inancım tamdır.