Fedai Ünal

Fedai Ünal

fedonunal@gmail.com

Tüm Yazıları

Bilenler bilir, öyle mükellef kahvaltı sofraları aramam ben. Malum kamp insanıyım. Bi domates, üç beş zeytin, peynir, iyi bir de zeytinyağı varsa benden keyiflisi olmaz. Günün en önemli öğünü kahvaltı, biliyorum. Ama ne yapayım, böyleyim işte. Bir de son dönemde o kadar çok kahvaltıcı ve kahvaltı modeli türedi ki, biraz samimiyetini kaybetti sanki kahvaltı.

Fakat bu algımı zorlayan, kahvaltı işini, kahvaltılıkları gönülden hazırlayan yerler de yok değil. İşte size bir örnek: Kuşadası Andız Köy Sofrası.

Haberin Devamı

Önceki hafta bir çekim vesilesiyle gittim bu güzel mekâna. 1999 yılında şehir hayatından sıkılıp eski sessiz, sakin ve doğal yaşamını geri almak isteyen Mehmet Topan ve eşi, Kuşadası yakınlarında bakir bir zeytinlik satın almışlar.

Andız Köy Sofrası’nda her şey bahçeden...

Keşkek ve mantı süper

Aynı yıl içinde karı koca başlamışlar çalışmaya. Önce çeşit çeşit ağaçlar dikmişler bahçelerine. Tarım yapmaya başlamışlar. Biber, domates, patlıcan, kabak ve daha bi sürü sebze yetiştirmişler.

Önceleri küçük bi kulübeymiş neredeyse yaptıkları mekân. Burası hem işyerleri hem de evleri olmuş. Zamanla ağaçlar büyümüş, sonra da yer biraz daha genişlemiş. Değişiklik sadece mekânda olmuş. En başta nasıl başladılarsa bugün de reçellerini, biberlerini, pekmezlerini, zeytinlerini kendileri yapıyorlar. Kendi sofralarına koymadıklarını misafirlerine sunmuyorlar ve bundan da ödün vermiyorlar. Narenciye reçellerine bayıldığımı söylemeliyim. Yumurtaları, kendi tavuklarının.

İzmir otobanından Selçuk’a geldiğinizde Kuşadası istikametine değil, Ortaklar yönüne doğru gidin. Kirazlı girişi tren müzesinden sağa doğru döndüğünüzde yol sizi Andız Köy Sofrası’na kadar götürecek. Kahvaltı gerçekten harika. Ama siz hangi saatte giderseniz gidin bence keşkek, mantı ve kuru biber yoğurtlamasını ısrarla isteyin. Eğer hoş bir akşam yemeği ise isteğiniz, bu güzel yerde yöresel otlar, mezeler, et ve balık da var. Kahvaltı konusundaki fikrimi değiştirmeme sebep olan Andız Köy Sofrası’na teşekkür ediyorum.

Tel: 0536 612 74 45

25 yıllık ekşi maya ile yapılan ekmek!

Haberin Devamı

31 Aralık’ta, geçen yılın son günü akşam eve geldiğimde çok hoş bir hediyeyle karşılaştım. Uşak’tan Maya Doğal Ürünler isimli bir İnstagram takipçim, ekmek göndermiş. Açıkçası şaşırdım. İçinden çıkan notu görünce şaşkınlığım bir kat daha arttı.

Hep söylerim, hikâyesi olan, geçmişi olan şeyler güzeldir. Bu güzel ekmeğin de şahane bir hikâyesi var. Daha notun başında gözlerim yuvalarından fırladı. Şöyle diyor notta: “Lezzetli ve sağlıklı ekmekler üretebilmek için, yıllanmış, güçlü ve kesinlikle hazır maya karışmamış, BİZE AİLEMİZDEN KALAN 25 yıllık ekşi mayamız var.” Bildiğiniz miras yani maya! Onunla yapıyorlar ekmeklerini. Arayıp sordum kendilerine, nasıl sakladıklarını. Üç farklı yerde saklıyorlarmış. Neden üç yer diye sorunca, “Bakteriler canlı ve çok hassaslar, Allah korusun ölebilirler” yanıtını verdi. Cevabı o kadar samimiydi ki, yaptıkları ekmeğin doğallığı ve lezzeti de buradan geliyor bence.

Ekmeklerini sadece Uşak yöresi unlarından yapıyorlarmış, fırın çamuru ve eski tuğlalarla yapılmış bir fırında pişirip sunuyorlarmış müşterilerine. Dayanıklılık ve lezzetine gelince... Bi kere son derece lezzetli, doyurucu ekmekler. Bekleyince oluşan sertliği sizi aldatmasın. Sakın bayatladı diye düşünmeyin, çok az ısıtın, bakın mutfağınız nasıl şahane bir kokuyla dolacak. Nerden mi biliyorum? Bitmesin diye azar azar yiyorum ekmekleri. Maya Doğal Ürünler’i kutluyorum. Ve diyorum ki, “Amman mayanıza sahip çıkın, sonsuza kadar yaşatın ki, bizler de şahane ekmekler yiyebilelim...”

Haberin Devamı

Tel: 0533 673 76 82

Kuşadası’nda ‘çarşaflı tost’ denediniz mi?

İşini seven, yaratıcı insanlara hayranım arkadaş! Kuşadası gezimizin ikinci durağı bir tostçu. Yıllar önce tatmıştım bu değişik tost-sandviç arası atıştırmalığı.

Adı ‘çarşaflı’. Tostun yaratıcısı Tuğrul Demir. Mekânın adı da Tuki.

Andız Köy Sofrası’nda her şey bahçeden...

Sevgili dostlar, bu güzel yemeği ve markayı yaratan dostumuz Tuğrul Bey, çarşaflı tostu öyle güzel düşünmüş ki, ben gördüğümde şaşırdım. Bi kere tost; görüntüsüyle, tadıyla enfes. Ne yapmış? Birincisi, özel hazırladığı tost ekmeğinin içine 3- 4 alternatifli bir iç hazırlamış. Siz istediğinizi seçiyorsunuz. Sosisli, karışık (salam-sucuk), sade sucuklu, veya yumurtalı karışık. Bunların üzerine eklediği garnitürlerden sonra, ızgarada erittiği peyniri tıpkı bir çarşaf gibi yerleştiriyor tostun üzerine. Ve çarşaflınız hazır.

Bitmedi!

Masanıza servis edilirken, kartondan özel yaptırdığı yarım daire kesilmiş bir kutunun üzerinde, tıpkı bir heykel gibi sunuluyor çarşaflınız. Aynı özen servis kutularında da mevcut.

“Ee ne var bunda?” demeyin. Tuğrul Bey bunların hepsini 1989 düşünmüş, planlamış ve uygulamış. Markalaşmayı henüz üç beş yıldır keşfetmeye başladığımızı düşünürsek, kendisi şahane bi iş yapmış. Markasının adı Tuki. Lakabıymış, öyle sesleniyorlarmış kendisine. Marka adı bile cuk oturmuş. Eğer Kuşadası’na giderseniz deneyin derim...
Tel: 0256 612 34 44